Bazen bir düzenleme, yalnızca bir işlem kolaylığı değildir. Bazen bir düzenleme, yıllardır görünmeyen bir emeğin fark edilmesidir.
Sağlık Bakanlığı’nın Nisan 2026 başında hayata geçirdiği yeni uygulama tam olarak böyle bir adım. ÇÖZGER (Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu) sahibi çocukların annelerine, MHRS üzerinden randevu alımında “öncelikli grup” hakkı tanınması; küçük gibi görünen ama etkisi büyük bir düzenleme. Çünkü bu düzenleme, sadece bir randevu meselesi değil. Bu düzenleme, annelerin hayatına dokunan bir kolaylık.
Türkiye genelinde yaklaşık 433 bin özel gereksinimli çocuğun annesi, artık MHRS üzerinden randevu alırken yaşlılar, engelliler, riskli gebeler ve kanser hastalarıyla aynı öncelikli haklara sahip olacak. Bu sayede anneler, normal randevu kapasitesinin dışında tanımlanan özel kontenjanlar üzerinden daha hızlı şekilde randevu oluşturabilecek.
Sistem de oldukça sade işliyor. Çocuğunun ÇÖZGER raporu Sağlık Bakanlığı sisteminde kayıtlı olan anneler, MHRS’ye giriş yaptığında otomatik olarak “öncelikli” olarak tanımlanıyor. Randevu alırken sistem bu durumu algılıyor ve uygun saatleri buna göre sunuyor. Hastaneye gidildiğinde ise polikliniklerde öncelikli sıradan hizmet alınabiliyor.
Peki bu neden önemli?
Çünkü özel gereksinimli bir çocuğun bakım süreci, dışarıdan göründüğünden çok daha yoğun, çok daha yorucu ve çoğu zaman kesintisiz bir emek gerektiriyor. Bu yükün büyük kısmını da anneler taşıyor. Gün, çocuğun ihtiyaçlarına göre planlanıyor. Sağlık, eğitim, terapi, günlük bakım… Bu yoğunluk içinde annelerin kendi sağlıklarını ikinci plana atması ise oldukça yaygın bir durum. İşte bu noktada bu düzenleme devreye giriyor.
Annelerin kendi sağlık kontrollerini aksatmaması, uzun bekleme süreleri nedeniyle çocuklarından ayrı kalmak zorunda kalmaması ve sürecin daha yönetilebilir hâle gelmesi için önemli bir kolaylık sağlıyor.
Bu uygulama aynı zamanda önemli bir mesaj da veriyor: Bakım emeği görülüyor. Uzun yıllardır engellilik alanında en çok dile getirilen konulardan biri, ailelerin —özellikle de annelerin— görünmeyen emeğiydi. Bu tür düzenlemeler, yalnızca bir hizmet iyileştirmesi değil; aynı zamanda bu emeğin tanındığını gösteren önemli adımlar.
Elbette bu tür uygulamaların sahada nasıl işlediği, ne kadar yaygın ve etkin kullanıldığı da önemli. Sistemde önceliğin görünmemesi gibi durumlarda, ÇÖZGER raporunun güncelliği ve e-Nabız kayıtlarının kontrol edilmesi gerekiyor. Ancak bu tür teknik detaylar, uygulamanın değerini gölgelemiyor.
Bu adım, aynı zamanda daha büyük bir dönüşümün de parçası olabilir. Çünkü engellilik alanında gerçek iyileşme, yalnızca bireye değil; ailenin tamamına dokunan politikalarla mümkün olur.
Sonuç olarak bu düzenleme şunu gösteriyor:
Doğru yerde atılan küçük bir adım, bir annenin hayatında büyük bir fark yaratabilir.
Ve bazen bir randevu, sadece bir randevu değildir.
Biraz nefes almak, biraz kolaylaşmak ve biraz da “yalnız değilsiniz” demektir.
Uzman Psikolojik Danışman Hasan Tahsin YAZICI
Engelli Hakları Aktivisti-Samsun Engelliler Federasyonu (SAMEF) Basın Sözcüsü










