Son zamanlarda okullarda yaşanan şiddet olayları, hepimizi derinden endişelendirmektedir. Özellikle bu tür davranışların çocuklar tarafından sergilenmesi, “Bu noktaya nasıl geliniyor?” sorusunu akıllara getirmektedir.
Unutulmamalıdır ki hiçbir çocuk bir anda bu noktaya gelmez. Çocuklar yaşadıkları duygusal zorlukları çoğu zaman davranışlarıyla ifade ederler. Bu nedenle ailelerin erken dönemde bazı sinyalleri fark etmesi oldukça önemlidir.
Peki bu sinyaller neler olabilir?
Çocukta içe kapanma, arkadaş ilişkilerinden uzaklaşma ve yalnız kalma isteği dikkat edilmesi gereken ilk durumlardandır. Bunun yanında yoğun öfke patlamaları, küçük olaylara aşırı tepki verme ya da sürekli huzursuz olma da önemli göstergeler arasındadır.
Bazı çocuklar ise yaşadıkları sıkıntıları farklı şekillerde ifade edebilir. Şiddet içerikli oyunlara aşırı yönelme, zarar verme davranışlarını normalleştirme ya da empati kurmakta zorlanma budurumlardan bazılarıdır. Elbette her şiddet oyunu oynayan çocuk risk altında değildir; burada önemli olan davranışın sıklığı ve çocuğun duygusal durumuyla birlikte değerlendirilmesidir.
Ailelerin en çok gözden kaçırdığı noktalardan biri de çocukla kurulan iletişimdir. Çocuk kendini ifade edemediğinde, anlaşılmadığını düşündüğünde ya da sürekli eleştirildiğinde duygularını sağlıklı şekilde dışa vuramaz. Bu da zamanla birikmiş öfke ve hayal kırıklığına dönüşebilir. Bu nedenle çocuklarla her gün kısa da olsa kaliteli zaman geçirmek, onların duygularını anlamanın en etkili yollarından biridir.
Bu noktada ailelere düşen en önemli görev, çocuklarıyla yargılamadan, sakin ve açık bir iletişim kurmaktır. Çocuğun anlattıkları küçümsenmemeli, duyguları ciddiye alınmalıdır. “Bunda üzülecek ne var?” gibi ifadeler yerine “Bu seni üzmüş olmalı” gibi anlayış gösteren cümleler tercih edilmelidir
Ayrıca çocukların medya içerikleri, arkadaş çevresi ve günlük yaşantıları yakından takip
edilmelidir. Ancak bu takip kontrol etmekten çok rehberlik etmek şeklinde olmalıdır.
Eğer çocukta bu tür davranışlar uzun süre devam ediyorsa, okuldaki rehberlik öğretmeninden ya da bir uzmandan destek alınması oldukça önemlidir. Erken dönemde alınan destek, daha büyük sorunların önüne geçilmesini sağlayabilir.
Unutulmamalıdır ki erken fark edilen her sorun, doğru yaklaşımla çözülebilir. Çocuklar bize her zaman bir şekilde mesaj verirler; önemli olan bu mesajları zamanında fark edebilmektir.
Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Okul Öncesi Öğretmenliği Anabilim Dalı, “Topluma Hizmet Uygulamaları” dersi kapsamında Dr. Öğr. Üyesi Gülçin Bilgener rehberliğinde hazırlanmıştır.
Kaynakça
* Cüceloğlu, D. (2016). İnsan ve Davranışı. Remzi Kitabevi.
* Yavuzer, H. (2017). Çocuk Psikolojisi. Remzi Kitabevi.










