Bugün Resmî Gazete’de yayımlanan bir yönetmelik değişikliği, belki çoğu kişinin dikkatini çekmedi. Ancak o satırların arasında, binlerce engelli bireyin ve ailesinin hayatını doğrudan etkileyecek, hatta sarsacak düzenlemeler var.
Evde Bakım Yardımı Yönetmeliği değiştirildi. Değiştirildi ama kimin için? Engelli bireylerin lehine mi, yoksa onları sosyal destekten adım adım uzaklaştıran bir anlayışın ürünü mü?
Samsun Engelliler Federasyonu (SAMEF) olarak sahada gördüğümüz tablo şu: Evde bakım yardımı, artık bir sosyal hak olmaktan çıkarılıp, sürekli ispat edilmesi gereken bir “şüpheli destek” hâline getiriliyor.
Yeni düzenlemelerle birlikte, engelli bireyin bakıma muhtaçlığı daha önce olduğu gibi somut kriterlerle değil, büyük ölçüde “heyet kanaatine” bağlanıyor. “Günlük yaşamın olağan işlerini büyük ölçüde yapabilme” gibi ucu açık ifadeler, yardımların keyfî biçimde kesilmesinin önünü açıyor.
Oysa engellilik sabit bir çizgi değildir; bugün yapılabilen bir iş, yarın yapılamayabilir. Yönetmelik bu gerçeği yok sayıyor.
Bir diğer kritik başlık gelir hesabı. Araç, kira, mal varlığı üzerinden yapılan yeni hesaplamalar, kağıt üzerinde “zengin”, gerçekte ise yoksul olan binlerce haneyi yardım dışı bırakacak.
Gelir üretmeyen bir ev ya da yıllar önce alınmış bir araç, sanki düzenli kazanç sağlıyormuş gibi hanenin sırtına yükleniyor. Sosyal yardım, ihtiyacı olana ulaşmak yerine, matematik oyunlarına kurban ediliyor.
Daha da düşündürücü olan, engelli bireylerin birbirine destek olduğu aile yapısının cezalandırılması. Engelli bir birey, başka bir engelli bireyin bakımını üstlenemez deniliyor. Dayanışmanın, zorunluluğun, hayatın içinden gelen çözümlerin yönetmelik maddeleriyle yok sayıldığı bir noktadayız.
Kontrol ve rehberlik incelemeleri sonucunda yardımın kesilmesi, üstelik geriye dönük faizli tahsilat tehdidiyle birlikte, engelli ailelerini sürekli bir korku iklimine mahkûm ediyor. İnsanlar artık “Nasıl daha iyi yaşarız?” değil, “Acaba yardımım kesilir mi?” diye düşünerek hayatlarını sürdürüyor.
Evde bakım yardımı bir lütuf değildir. Bu yardım, sosyal devletin engelli bireylere karşı anayasal sorumluluğudur. Engelliliği maliyet kalemi olarak gören her düzenleme, insan onurunu zedeleyen bir düzenlemedir.
Samsun Engelliler Federasyonu olarak açıkça söylüyoruz: Bu yönetmelik değişikliği engelli bireyleri güçlendirmiyor, zayıflatıyor. Hak temelli sosyal politikalar yerine, denetim ve eleme odaklı bir anlayış tercih ediliyor.
Bu köşeden bir çağrıda bulunmak istiyorum:
Engelli bireyler istatistik değildir. Aileleriyle birlikte bir yaşam mücadelesi veriyorlar. Evde bakım yardımı, kâğıt üzerindeki maddelerle değil, hayatın gerçekleriyle yeniden ele alınmalıdır.
Aksi hâlde bugün sessiz kalan toplum, yarın daha büyük bir sosyal adaletsizlikle yüzleşmek zorunda kalacaktır.
Hasan Tahsin Yazıcı
Uzman Psikolojik Danışman
Samsun Engelliler Federasyonu (SAMEF) Basın Sözcüsü
Engelli Hakları Aktivisti










