Engelli bireylerin en büyük mücadelelerinden biri, sahip oldukları hakları kullanabilmek için sürekli kendilerini anlatmak, taleplerini tekrarlamak ve kurumlar arasında çözüm aramak zorunda kalmalarıdır. Bir engelli bireyin hayatında bazen en yorucu şey, engelinden kaynaklanan güçlükler değildir. Asıl yorgunluk, herkes için sıradan kabul edilen bir hizmete ulaşabilmek amacıyla defalarca kapı çalmak zorunda kalmaktır.
Bir kamu binasına girebilmek, hastanede işlemlerini yaptırabilmek, çocuğunun eğitim hakkından yararlanmasını sağlamak ya da kendisine tanınmış bir hakkı kullanmak… Bunlar aslında uzun mücadeleler gerektirmemesi gereken, günlük yaşamın olağan parçalarıdır. Ne var ki engelli bireyler ve aileleri için durum her zaman böyle olmuyor.
Bazen basit bir işlem için birden fazla kuruma başvurmak gerekiyor. Bir dilekçe veriliyor, ardından başka bir birime yönlendiriliyorsunuz. Günler geçiyor, cevap bekliyorsunuz. Gelen cevap sorunu çözmediğinde yeniden başvuruyorsunuz. Üstelik her defasında yaşadığınız güçlüğü, ihtiyacınızı ve neden çözüm beklediğinizi baştan anlatmak zorunda kalıyorsunuz.
Bir süre sonra insan, hakkını kullanmaya çalışmaktan çok, o hakkın neden kendisine tanınması gerektiğini açıklamakla uğraştığını hissediyor.
Engelli çocuğu bulunan aileler açısından da benzer bir tablo söz konusu. Çocuğunun eğitimi, sağlık hizmetleri veya sosyal destekleri için sürekli kurumlarla görüşmek zorunda kalan anne babaların yaşadığı yorgunluğu yalnızca fiziksel bir yorgunluk olarak değerlendiremeyiz. İşin bir de zaman kaybı, ekonomik yük ve duygusal yıpranma boyutu var.
Burada önemli bir ayrımı yapmak gerekiyor. Her başvurunun olumlu sonuçlanması elbette mümkün değildir. Kamu kurumlarının uymak zorunda olduğu mevzuat ve idari süreçler vardır. Ancak bir talebin karşılanamaması başka, vatandaşın ne yapacağını bilemeden kurumlar arasında dolaştırılması başka bir meseledir.
İnsanlar her zaman istedikleri cevabı alamayabilir. Fakat anlaşılır bir açıklama, makul bir süre ve başvurabilecekleri doğru bir muhatap bulmayı beklemek en doğal haklarıdır.
Aslında engelli bireylerin taleplerinin önemli bir kısmı ayrıcalık istemekle ilgili değildir. Bir başkasının yardımına ihtiyaç duymadan kamu binasına girebilmek, kendisine uygun bir hizmet alabilmek veya mevcut bir hakkını gereksiz bürokratik engellerle karşılaşmadan kullanabilmek istemektedirler.
Düşünün, tekerlekli sandalye kullanan bir birey, kamu binasının girişindeki erişilebilirlik sorununu bildirmek için aylarca uğraşıyorsa burada yalnızca fiziksel bir engelden söz edemeyiz. Aynı zamanda çözüm üretmesi gereken sistemin işleyişini de sorgulamamız gerekir.
Elbette görevini duyarlılıkla yapan, vatandaşın sorununu sahiplenen ve çözüm üretmek için çaba gösteren çok sayıda kamu çalışanı da var. Onların emeğini görmezden gelmek haksızlık olur. İhtiyacımız olan, bu duyarlılığın kişisel iyi niyetle sınırlı kalmaması, bütün kurumlarda yerleşik bir hizmet anlayışına dönüşmesidir.
Kamu hizmetlerinin başarısını yalnızca yapılan işlem sayısıyla değil, vatandaşın o hizmete ne kadar kolay ulaşabildiğiyle de değerlendirmeliyiz. Özellikle engelli bireyler ve aileleri açısından başvuru süreçlerinin sadeleştirilmesi, kurumlar arasında koordinasyon sağlanması ve sorunların ilk başvuruda çözülebilmesi büyük önem taşıyor.
Bir toplumun engelli hakları konusundaki gelişmişliğini gösteren ölçütlerden biri de insanların haklarını kullanabilmek için ne kadar mücadele etmek zorunda kaldığıdır.
Artık şu soruyu kendimize sormamız gerekiyor: Bir engelli birey, zaten sahip olduğu bir hakkı kullanabilmek için neden bu kadar yorulmak zorunda?
Çünkü hak aramak elbette değerlidir. Ancak insanların bütün enerjisini hak aramaya harcamak zorunda kalmadığı bir düzen kurmak çok daha değerlidir.
Engelli bireylerin hayatını kolaylaştırmak istiyorsak, önce haklarını kullanırken yaşadıkları yorgunluğu azaltmalıyız. Bir hakkın gerçek değeri, ona ulaşmanın ne kadar zor olduğuyla değil, ne kadar kolay kullanılabildiğiyle anlaşılır.
Yazar: Hasan Tahsin Yazıcı
Uzman Psikolojik Danışman /Samsun Engelliler Federasyonu (SAMEF) Basın Sözcüsü / Engelli Hakları Aktivisti










