Türk futbolu tarihinin en yetenekli, en dinamik ve en potansiyelli jenerasyonlarından birine tanıklık ediyoruz. Real Madrid’de dünya devlerine ders veren Arda Güler’imiz, Juventus’ta fırtınalar estiren Kenan Yıldız’ımız, Inter’in orkestra şefi Hakan Çalhanoğlu’muz, Premier Lig ve Avrupa arenasının gözdesi oyuncularımız var. Her biri kendi kulübünde fark yaratan, Avrupa’nın dev sahnelerinde parıldayan bu kadro, ne yazık ki A Milli Takım forması altında bir türlü o beklenen coşkulu ve akılcı oyunu sahaya yansıtamıyor.
Sebebi ise son derece açık ve net: Vincenzo Montella yetersizliği.
"A Ligi Deneyim Yeri" Değil, A Milli Takım Deney Sahası Hiç Değil!
Son dönemde alınan başarısız sonuçların ve sahada izlediğimiz ruhtan uzak futbolun ardından Montella’nın yaptığı açıklamalar, bardağı taşıran son damla oldu. "A Ligi bir ayrıcalıktır, burada deneyim kazanıyoruz" mantığıyla bu formaya ve milletin beklentisine yaklaşan bir teknik adamın, Türk futbolunun genetiğini ve ruhunu kavrayamadığı ayyuka çıkmıştır. Bizim nesillerdir "Biz bitti demeden bitmez" diyerek sahaya yansıttığımız o milli tutku ve vizyon, İtalyan hocanın gözünde adeta bir "staj" veya "deney" alanına dönüştürülmüş durumda.
Saha kenarında kulaklarını eleştirilere tıkayan, mağlubiyetleri ve etkisiz oyunu kanıksayan bir mantalite ile bu altın jenerasyonun geleceği heba ediliyor. Arda’nın vizyonunu, Kenan’ın patlayıcı gücünü, Hakan’ın oyun aklını sahadaki taktik karmaşaya kurban eden Montella; bu takımın potansiyeline liderlik etmek bir yana, bu potansiyelin önündeki en büyük engel haline gelmiştir.
Tazminatı Ne Kadarsa Ödensin, Yollar Derhal Ayrılmalı
Kamuoyunda ve futbol çevrelerinde konuşulan "tazminat" konusu hiçbir şekilde bu jenerasyonun harcanmasına gerekçe olamaz. Kululislerde konuşulan 3 aylık maaş karşılığı (yaklaşık 550 bin Euro) tazminat maddesi de gösteriyor ki; TFF için bu rakam, Milli Takım’ın geleceğinden ve kaybettirdiği zamandan asla daha değerli değildir. Türk futbolunun kaderi, üç-beş yüz bin Euroluk tazminat hesaplarına mahkûm edilemez. Şayet radikal bir karar alınacaksa, o karar salı gününü beklemeden bugün alınmalı ve Montella’nın tazminatı ödenerek yollar derhal ayrılmalıdır.
Bu Takımın İlacı Bizim Toprağımızın Aklı ve Ruhudur
A Milli Takım forması, kulüp takımlarından farklı bir ruh ve aidiyet gerektirir. Bizim futbolcularımızın dilinden anlayacak, onlarla aynı duygu dünyasını paylaşacak, taktiksel disiplini milli coşkuyla harmanlayacak isim bir Türk teknik direktördür.
Biz Fatih Terim’lerin, Mustafa Denizli’lerin, Şenol Güneş’lerin Türk futbolcusuna kazandırdığı o özgüvenle destanlar yazdık. Yabancı bir teknik adamın mesafeli, pragmatik ve "deneyim kazanıyoruz" mantığı bu topraklara uymaz. Bu jenerasyon, ancak ve ancak Türk futbolunun dinamiklerini bilen, futbolcusuna dokunmayı başaran, bayrak sevgisini ve milli formanın ağırlığını soyunma odasında hissettirebilen yerli bir hocayla hak ettiği zirveye ulaşabilir.
"Altay ve Okan Tercihleri Zihniyeti Açıkça Özetliyor"
Saha içi taktiksel kararsızlıklardan çok daha vahimi ise kadro tercihlerindeki objektiflikten uzak mantalitedir. 4 sezondur Samsunspor kalesini büyük bir başarı ve istikrarla koruyan Okan Kocuk’u adeta zoraki kadroya dahil eden; Uğurcan Çakır’ın cezalı duruma düştüğü maçta ise aylardır kulübede bekleyen, maç ritmini tamamen kaybetmiş Altay Bayındır’ı sahaya süren bir zihniyetten zaten daha fazlasını beklemek hayalperestlik olur. Performansa, forma adaletine ve oyuncunun hazır oluşuna bakmaksızın yapılan bu tercihler, Montella’nın Türk futbolunun gerçeklerinden ve ligimizdeki performanstan ne kadar kopuk olduğunun en somut kanıtıdır.
Türkiye Futbol Federasyonu Yönetimi kararsızlığı bir kenara bırakmalıdır. Geleceğimizi ipotek altına alan, yetenekli oyuncularımızın enerjisini sömüren ve forma adaletini yok sayan bu sisteme derhal son verilmelidir. Montella dönemi kapatılmalı, bu altın jenerasyonun direksiyonu vakit kaybetmeden yerli ve milli bir akla teslim edilmelidir.
Aksi takdirde, göz göre göre heba edilen sadece maçlar değil, Türk futbolunun belki de yakaladığı en parlak nesil olacaktır.










