Samsunspor, kendi sahasında Beşiktaş’ı 2-1 mağlup ederken sadece üç puan almadı… Aynı zamanda önemli bir mesaj verdi: “Ben bu ligin figüranı değilim.”
Samsun Yeni 19 Mayıs Stadyumu’nda oynanan mücadelede kırmızı-beyazlılar, oyunun büyük bölümünde kontrolü elinde tutarak galibiyeti ne kadar hak ettiğini gösterdi. İlk yarıda dengeli bir oyun vardı. İki takım da temkinliydi, risk almak istemedi. Ancak ikinci yarıyla birlikte sahada bambaşka bir Samsunspor izledik.
Özellikle 50. dakikada Holse’nin attığı gol, sadece skorun değil, oyunun da kırılma anıydı. O dakikadan sonra Samsunspor özgüvenini tamamen sahaya yansıttı. Ardından Coulibaly’nin golü geldi… Beşiktaş’ın 89. dakikada penaltıdan bulduğu gol ise sadece skoru belirledi. Çünkü sahadaki oyun çoktan kazananını ilan etmişti.
Bundan iki hafta öncesini hatırlayın…
Başta kulüp başkanı Yüksel Yıldırım olmak üzere teknik heyet, futbolcular ve yönetim ciddi şekilde eleştiriliyordu. Hatta bazı kesimler için tablo oldukça karamsardı. Ancak futbol böyle bir oyun. Dün eleştirilenler, bugün alkışlanır.
Samsunspor son iki haftadır sahada başka bir kimlikle oynuyor. Oyunu kontrol eden, yön veren ve ne yaptığını bilen bir takım görüntüsü var. Bunun en önemli sebeplerinden biri de sakatlıktan dönen oyuncuların katkısı.
Emre Kılınç, Coulibaly, Souza ve Šatka gibi isimlerin takıma yeniden dahil olmasıyla Samsunspor adeta kabuk değiştirdi.
Dün akşam sahada öyle bir oyun vardı ki, “Beşiktaş’a top oynatmadı” desek abartmış olmayız.
Şunu artık net söylemek gerekiyor:
Samsunspor, inişleri çıkışları olan bir takım olabilir. Ama bu ligde her zaman belirleyici bir aktördür.
Bu şehir, bu taraftar ve bu kadro; doğru parçalar bir araya geldiğinde neler yapabileceğini bir kez daha gösterdi. Eğer bu oyun istikrar kazanır ve üzerine doğru transferler eklenirse, Samsunspor’un gelecek sezon çok daha farklı hedefleri konuşması kimseyi şaşırtmamalı.
Dün gece sadece bir galibiyet alınmadı.
Dün gece Samsunspor, yeniden kendini hatırlattı.










