Kamu kurumlarında lojman uygulaması yıllardır var. Amaç; görev yapan personelin barınma ihtiyacını daha uygun koşullarda karşılamak, özellikle zor bölgelerde görev yapanlara kolaylık sağlamaktır. Ancak gelin görün ki, bugün bu uygulama ciddi bir adaletsizliğe dönüşmüş durumda.
Piyasada aynı şartlardaki evlerin kira bedelleri en az 15 – 20 bin TL civarındayken, bazı kurumlarda müdürlere lojmanların 2 bin TL gibi komik rakamlara kiraya verilmesi, kamu vicdanını derinden yaralıyor.
Bu durum sadece “lojman hakkı” ile açıklanamaz. Zira burada mesele hakkın ötesinde kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı meselesidir. Vatandaş ay sonunu zor getirirken, bir kurum yöneticisinin piyasa değerinin onda birine evde oturması hangi vicdana sığar?
Üstelik bu tabloya Mali Müşavir kökenli İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz’ın sessiz kalması, durumu daha da düşündürücü hale getiriyor. Kendisinden beklenti, mali disipline ve adalete öncülük etmesi, kamu kaynaklarının hakkaniyetli kullanılmasını sağlamasıydı. Ancak mevcut durumda bu uygulamaya adeta “göz yumulmuş” izlenimi var.
Lojman kira bedelinin 750 TL’den 2.000 TL’ye çıkarılması ise “elimizden geleni yaptık” demek değildir. Çünkü mesele kira artışı değil, başlangıçta belirlenen kira bedelinin zaten gerçeklikle hiçbir ilgisinin olmamasıdır. Piyasada en az 15-20 bin TL olan bir evin lojmanda 2 bin TL olması kabul edilebilir bir durum değildir.
“Resmi kira artış oranları” gibi gerekçeler bu adaletsizliği örtmeye yetmez. Çünkü mesele kira artış oranı değil, sistemin kökten yanlış kurulmuş olmasıdır.
Öte yandan da bahse konu lojmanlarda oturan müdürlerin kendilerine ait evlerinin olduğu da gelen bilgiler arasında.
Sayın Başkan Kurnaz’a buradan açıkça soruyorum:
Bu uygulamaya neden müdahale etmiyorsunuz?
Kamu vicdanını rahatsız eden bu tabloyu düzeltmek için ne yapmayı düşünüyorsunuz?
Mali müşavir kimliğinizle bu tabloyu nasıl içinize sindiriyorsunuz?
Lojman meselesi artık görmezden gelinemeyecek kadar büyümüştür. Kamu görevlilerine kolaylık sağlamak ayrı, ayrıcalık yaratmak ayrı şeydir. Bugün olan tam anlamıyla ikincisidir.
Kamu kaynaklarının kişisel ayrıcalıklara değil, toplumsal faydaya hizmet etmesi gerekiyor. Başkan Kurnaz’ın bu konuda bir an önce adım atması, hem kamuoyuna hem de vicdanlara karşı bir sorumluluktur.











Değerli kardeşim çok güzel bir konuya parmak basmışsın kesinlikle evi olan müdürün bu kaynaklardan faydalanmaması lazım anladığım kadarıyla da bunda yasal düzenleme yapılması lazım maalesef yapmıyorlar müdürün on tane dahi evi olsa Kirada lojmanda oturuyor bu biraz da vicdan meselesi maalesef bizimkiler de vicdan yok Sedat kardeşim teşekkür ederim