Samsun’da büyük umutlarla ve reklamlarla organize edilen Kültür Yolu Festivali, ne yazık ki daha başlamadan şehre yabancılaştı. Nasıl mı? Şehrin sesini, soluğunu, derdini ve neşesini her gün sayfalarına taşıyan, bu memleketin yükünü çeken yerel basını yok sayarak!
Açık ve net söylüyorum: Yerel basını tanımayan Kültür Yolu Festivali’ni biz de tanımıyoruz! Tepki olarak da köşemizde, sayfamızda, mecralarımızda bu festivalin hiçbir etkinliğine YER VERMİYORUZ.
"Gaz Alma" Toplantılarıyla Basını Susturamazsınız
Gelen haklı tepkiler üzerine, Samsun Valisi Sayın Orhan Tavlı’nın talimatıyla apar topar bir toplantı organize edildi. Valilik Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü, İl Kültür ve Turizm Müdürü, Basın Enformasyon Bölge Müdürü ve Basın İlan Kurumu Müdürü’nün katılımıyla, yerel ve yaygın basın temsilcileri bir araya getirildi.
Şunu baştan açıkça ortaya koyalım: Toplantıyı yöneten müdürlerimizin hepsi bizim arkadaşımızdır. Bizim meselemiz şahıslarla değil, sergilenen bu kurumsal vizyonsuzlukladır!
O toplantı, adeta basının yükselen tansiyonunu düşürmek, tabiri caizse "gaz gazetecilerin gazını almak" için tasarlanmış bir formaliteden ibaretti. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Toplantıya katılan meslektaşlarımızın tamamına yakını, haklı tepkisini masaya yumruğunu vurarak gösterdi: "Kendilerini tanımayanları, onlar da tanımayacak!"
Bu Şehrin Aynası Yerel Basındır
Bir festival yapıyorsunuz; şehre turizm gelsin, kültür canlansın diyorsunuz ama o festivali bu halka duyuracak, coşkuyu büyütecek en büyük güç olan yerel ve yaygın basını göz ardı ediyorsunuz. Bu neyin kibirliliğidir, neyin akıl tutulmasıdır?
Dışarıdan getirdiğiniz ajanslarla, şehre yabancı ekiplerle Samsun’un ruhunu yakalayabileceğinizi mi sanıyorsunuz? Geçici heveslerle, yerel dinamikleri ezerek yapılan hiçbir iş bu topraklarda kalıcı bağ kuramaz.
Kararım Nettir: Sayfalarımız Bu Ambargoya Kapatılmıştır!
Sedat Öksüzoğlu olarak açıkça ilan ediyorum: Bu festival kapsamında düzenlenecek hiçbir etkinliğe, konsere, sergiye veya söyleşiye köşemde ve yayınlarımda yer vermeyeceğim. Bizleri yok sayan bir organizasyonun reklam aracı olmayı reddediyorum.
Dün o toplantıda mesleğimizin onurunu nasıl savunduysak, bugünden sonra da gereken her platformda sesimizi gür çıkarmaya, basının hakkını aramaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Samsun’un basınını görmezden gelenler, yarın o festival alanlarında kendi seslerinin yankısından başka bir şey duyamadıklarında hatayı nerede yaptıklarını çok iyi anlayacaklar. Tabii iş işten geçmiş olmazsa!










