Sanayi alanları, şehirlerin üretken geçmişini temsil eder. Ancak zamanla bu bölgeler, çoğunlukla şehrin içinde kalan yorgun parçalara dönüşür. Bu bağlamda sanayi alanlarının dönüşümleri ve yeniden şehirle entegrasyonu büyük önem taşımaktadır.
Samsun'un kalbinde yer alan Gülsan Sanayi Sitesi, işte böyle bir eşiğin tam ortasında duruyor: geçmişle geleceğin, üretimle yaşamın, betonla yeşilin arasında... Geçtiğimiz günlerde bölgede planlanan kentsel dönüşüm projesi detayları büyükşehir belediyesi tarafından paylaşıldı. Bugün, Gülsan dönüşümü Samsun’un geleceğini yeniden şekillendirme fırsatıdır.
Ve bu fırsatı değerlendirirken, dünyadaki başarılı örneklerden ilham almak akılcı bir yoldur.
Hamburg’un HafenCity’si, Samsun’un Mert Irmağı’na Ne Söyler?
Almanya’nın Hamburg kentindeki HafenCity Projesi, eski sanayi limanının modern bir kentsel yaşam merkezine dönüştürülmesini konu alır. Irmak kıyısı boyunca yürüyüş yolları, konutlar, ofisler, kültür merkezleri ve yeşil alanlar yer alır. Bu alanlar, su taşkınlarına dayanıklı, ekolojik dengeye saygılı ve sosyal etkileşimi teşvik eden biçimde tasarlanmıştır.
Peki biz neden Mert Irmağı kıyısında, yeşille iç içe, suyla bütünleşik, halkın gündelik yaşamına değer katacak bir Gülsan hayal etmeyelim?
“Sanayi Esnafı Ne Olacak?” Sorusunun Cevabı Zaanstad’da
Hollanda’nın Zaanstad kentinde, eski sanayi yapıları restore edilerek kültür-sanat, zanaat ve girişimcilik alanlarına dönüştürüldü. Mevcut esnaf sürece dahil edildi, yeni ekonominin aktörleri haline geldi. Bu dönüşüm sadece fiziksel değil; aynı zamanda sosyal ve ekonomik bir dönüşümdü. Samsun’da da Gülsan esnafı bu sürecin bir paydaşı olarak dönüşüm süresince varolmalıdır. Onlara yeni nesil iş alanları, tasarım atölyeleri, esnaf müzesi gibi işlevlerle üreten ve yaşayan bir alan yaratılabilir.
Mert Irmağı: Estetik, Ekoloji ve Etkileşim Koridoru
Gülsan’ın coğrafi konumu bir lütuf: Mert Irmağı gibi doğal bir aksa yaslanıyor. Bu fırsatı, Beton yerine ekolojik parklar, duvar yerine yeşil yürüyüş yolları, karmaşık trafik yerine yaya dostu sosyal alanlar olarak değerlendirmek mümkündür. Gülsan dönüşümü; Samsun’un “nefes alan”, çocukların oyun oynadığı, yaşlıların gölgede oturduğu, gençlerin bisiklet sürdüğü bir yaşam koridoruna evrilebilir. Ayrıca unutulmaması gereken bir diğer önemli konu da, bu bölgenin sık sık sel riskiyle karşı karşıya olmasıdır. Mert Irmağı’nın taşkın potansiyeli ve iklim krizinin etkileri göz önüne alındığında, kentsel dönüşüm projeleri bu riski minimize edecek altyapı çözümleriyle desteklenmelidir. Aksi takdirde fiziksel dönüşüm kadar hayati olan “iklim direnci” göz ardı edilmiş olur.
Son Söz
Gülsan’ın kaderi, Samsun’un kent vizyonunun aynasıdır. Neden Samsun’dan da ülkemize ve dünyaya örnek bir proje çıkmasın? Unutulmamalıdır ki; kentsel dönüşüm sadece yıkıp yeniden inşa etmek demek değildir. Bütüncül bir yaklaşım esas alınarak; tüm paydaşların katkılarıyla, iklim krizi ve akıllı şehir kriterleri dikkate alınarak, doğaya uyumlu, insan odaklı, yollarıyla, altyapısıyla bir bölgeyi yeniden düşünmektir. Yeni gelişecek konut ve ticari alanlarıyla nüfusu artacak bölgenin trafiği ve tüm şehir planlaması…. Hatta sosyolojik, kültürel ve ekonomi boyutları ile ele alınmalıdır. Özellikle afet riski olan bir bölgede bu süreçte bu riski minimuma indirmek elzemdir. Gerçek bir dönüşüm projesi tüm bunları kapsamalıdır. Ancak o zaman faydalı bir dönüşümden bahsedebiliriz.
Duygu Bircan Alaçamlı | Yüksek Mühendis – Kentsel Dönüşüm Uzmanı- Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı Samsun İl Temsilcisi
kesinlikle aklın yolu bir..su hayattır vizyonuyla şehirlerin akarsuları o şehrin hayat kaynağı neden olmasın..