Yeni bir bebeğin aileye katılması çoğu zaman sevinçle karşılanır. Ancak bu durum, özellikle okul öncesi dönemdeki çocuklar için her zaman kolay olmayabilir. Önceden tüm ilgi üzerindeyken artık bu ilgiyi paylaşmak zorunda kalan çocuklar; ağlama, öfke, içine kapanma ya da kardeşine zarar verme gibi davranışlar gösterebilir. Bu durum birçok aileyi endişelendirse de aslında oldukça yaygındır.
Çocukluk gelişim rehberlerine göre, küçük yaşlardaki çocukların anne ve babalarının sevgisini paylaşmayı henüz tam olarak anlayamaz. Bu nedenle yeni gelen kardeşi bir "rakip" gibi görebilir. Bu da kıskançlık duygusunu ortaya çıkarır. Yani kardeş kıskançlığı, çocuğun "kötü" olduğu anlamına gelmiyor, duygularını yönetmeyi henüz öğrenemediğine işaret ediyor.
Uzmanlara göre önemli olan bu duyguyu bastırmak değil, anlamaktır. Robert J. MacKenzie'nin Çocuğunuza Sınır Koyma kitabında da vurgulandığı gibi, çocukların duygularını kabul etmek, onların sağlıklı gelişimi için çok önemlidir. "Kardeşini kıskanma" demek yerine "Bazen böyle hissetmen normal" demek, çocuğun kendini daha güvende hissetmesini sağlar.
Peki bu süreçte neler yapabilir?
Öncelikle büyük çocuğa özel zaman ayırmak çok önemlidir. Gün içinde kısa da olsa sadece ona ait bir zaman dilimini oluşturmak, çocuğun kendini değerli hissetmesini sağlar. Örneğin birlikte oyun oynamak, kitap okumak ya da sohbet etmek bu bağı güçlendirir.
Bir diğer önemli nokta, çocuğu sürece dahil etmektir. Kardeşiyle ilgili küçük görevler verilmesi (bezlemek, oyun seçmek gibi) kendisinin dışlanmış hissetmesini engeller. Ancak bu görevler zorlayıcı olmamalı, çocuğun isteğine ve becerisine göre verilmelidir.
Ailelerin sık sık yaptığı hatalardan biri de çocukları karşılaştırmaktır. "Kardeşin daha uslu" ya da "Sen artık abla/abi oldun" gibi cümleler, çocukların üzerinde baskı oluşturur ve kıskançlığı artırabilir. Bunun yerine her çocuğun farklı olduğu kabul edilmelidir.
Ayrıca, çocuğun olumsuz davranışlarına hemen kızmak yerine, altında yatan duyguyu anlamak gerekir. Örneğin kardeşine vurduğunda sadece cezalandırmak yerine "Galiba şu an çok kızdın" demek, duygusunu ifade etmesine yardımcı olur.
Unutulmamalıdır ki bu süreç zamanla değişir. Çocuklar, ailelerinin sevgisinin azalmadığını fark ettikçe daha sakin davranmaya başlar. Sabırlı ve anlayışlı bir yaklaşım, bu sürecin daha sağlıklı atlatılmasını sağlar.
Sonuç olarak kardeş kıskançlığı, birçok ailenin yaşadığı doğal bir durumdur. Önemli olan bu duyguyu yok etmeye çalışmak değil, doğru yöne yönlendirmektir. Sevgi, sabır ve doğru iletişimle çocuklar zamanla kardeşlerini kabul eder ve aralarında güçlü bir bağ oluşur. Ebeveynler mükemmel olmak zorunda değildir; önemli olan çocuğunu anlamaya çalışmak ve ona güvenli bir ortam sunmaktır.
Kaynakça
MacKenzie, RJ'ye Sınır Koyma. Yakamoz Yayınları.
Yavuzer, H. Çocuk Psikolojisi. Remzi Kitabevi.
Cüceloğlu, D. Geliştiren Anne-Baba. Remzi Kitabevi.
Güneş, A. Çocuk Eğitiminde Doğru Bilinen Yanlışlar. Timaş Yayınları.
Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Okul Öncesi Öğretmenliği Anabilim Dalı, "Topluma Hizmet Uygulamaları" dersi kapsamında Dr. Öğr. Üyesi Gülçin Bilgener rehberliğinde hazırlanmıştır.









