TEMA İl Temsilcisi Ömer Faruk Sönmez Mevcut durumu değerlendirerek, Anayasa ile garanti altına alınan Sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşam hakkı için gerekli olan düzenlemelere dikkat çekti.
Sönme yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere kullandı,
"Mevcut durum değerlendirildiğinde;
6360 sayılı Kanun gereği, yerel seçimlerden sonra 14 ilde büyükşehir belediyesi kurulacağı biliniyor. Bu illerdeki köy ve belde belediyelerinin mahalleye dönüştürülecek olması, kırsal alanlardaki kentleşmenin önünü açıyor.
Türkiyede nüfusun %91,3ü il ve ilçe merkezlerinde yaşıyor. Kentlilerin gıda ihtiyaçlarının yakın bölgelerden karşılanması, yerelleşmenin yanı sıra nakliye kaynaklı karbon ayak izinin azaltılması açısından da giderek daha çok önem kazanıyor.
Türkiye genelinde toplanan belediye atıklarının %43,5i insan sağlığını tehdit eden çöplüklere dökülüyor.
Yanlış atık yönetimi kuraklık sorunuyla birlikte su varlığını da tehdit ediyor.
Atık suların %24ü arıtma işlemine tabi tutulmadan, deniz, göl, akarsu vb. alıcı ortamlara deşarj ediliyor.
Su şebeke kayıplarının %40-45 arasında olduğu tahmin ediliyor. Elektrik şebekesindeki kayıplar ise %14,6 olarak hesaplandı.
Türkiyede insan kaynaklı iklim değişikliğine bağlı olarak sadece büyük kentlerimizde meydana gelen sel hasarları, verimli üst toprak kaybının yanı sıra, depremlerin neden olduğu maddi kayıplara yaklaşıyor.
Türkiye nüfusunun önemli bir kısmının yaşadığı İstanbulda kişi başına düşen yeşil alanın, mevzuatın altında olduğu görülüyor.
TEMA Vakfının yayınladığı bildiriye göre ideal bir yerel yönetimin üzerinde durması ve iyileştirmesi gereken düzenlemeler şöyle sıralanıyor:
Tarım arazilerinin, doğal ve kültürel kimliklerin, yeşil alanların korunması, doğru atık yönetiminin sağlanması, sürdürülebilir ulaşımın ve kentsel alt yapının geliştirilmesi, kentlerin sağlıklı gelişmesi, iklim değişikliğine uyum sağlayan modellerin uygulanması, ekolojik okuryazar belediyelerin oluşturulması ve paydaşların karar süreçlerine aktif katılımının sağlanması"