Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, Hürriyet Gazetesi'ne röportaj verdi. Röportajda Bakan Kılıç'a Türk sporu hakkında merak edilenler ve siyaset sonrası yaşamı soruldu.
İşte o röportaj,
SAĞLIKLI YAŞAM
Sporu gündelik yaşama sokacağız
2020 Olimpiyatları motivasyonu da hem tesisleşme hem yerel yönetimlerin spora daha fazla yatırım yapması, hem de insanlarımızı sporu gündelik yaşamın bir parçası gibi görmesi konusunda motive edecek. Mesela eşofmanla sokağa çıkmak toplumda hâlâ ayıp sayılıyor. Ciddi ve resmi alanları ayırıp bunun dışında rahat bir hayat yaşamamız lazım. Türkiyedeki tüm spor tesislerini tek bir envanterde toplayıp randevu sistemine dahil edeceğiz. Çocuğunuzu yüzme havuzuna mı götürmek istiyorsunuz, internetten istediğiniz tesis için randevu alacaksınız. Çocuğunuz elindeki kartla salona girecek. Herhangi bir tesis görevlisi 17.00den sonra kapalıyız diyemeyecek. Bir yıl içinde sisteme tam geçiş yapmış oluruz.
DOĞUDA SPOR
Bazı uluslararası yarışları bölgeye kaydırabiliriz
Terörün çözüm süreci Cumhuriyet tarihinin en büyük gençlik projesi. Okullarına daha rahat gidecekler, öğretmenleri dağa kaçırılmayacak. Spor yapmak isterlerse de önlerinin açık olduğunu görecekler. Bölgede sporu daha fazla tabana yayabilmek için milli takımların bölgedeki müsabakalara daha fazla katılmasını arzu ediyoruz. Birçok şehirde tesis inşaatları sürüyor. Örneğin Erzurum Avrupanın en büyük kış sporları merkezi. Uluslararası bazı müsabakaları da bölgeye kaydırabiliriz.
OLİMPİYATLAR
İslam ülkesi olmamız dezavantaj olmamalı
IOCnin anketlerine göre halkın olimpiyatı isteme düzeyi İstanbulda yüzde 83, Tokyoda yüzde 81, Madridde yüzde 70. Halkın bu desteği, siyasi ve ekonomik istikrar, nüfusun yarıdan fazlasının 30 yaşın altında olması ve lisanslı sporcu potansiyeli, olimpiyat tesislerini kısa sürede inşa edebilecek dünyanın iki numarası müteahhitlik sektörü İstanbulun avantajları. Müslüman bir ülke olmamız da dezavantaj gibi görülmemeli. Bir Japon yetkilinin Müslüman olmamıza dair bazı sözleri oldu. Biz rakip kentlerle ilgili olumsuz tek cümle etmedik. IOCnin de bu yönde etik ilkeleri var. Açıklamayı haksız ve dayanaksız olarak değerlendiriyorum.
GÜVENLİK
Kulüpler taraftar gruplarıyla araya mesafe koymalı
Siyaset kurumu tribün olaylarının son bulması konusunda tarihin en kararlı dönemini ortaya koyuyor. Çıkarılan kanun Avrupanın en serti. Avrupa stadyumlarında da benzer hadiseler yaşanıyor. Bununla mücadele edip etmediğiniz, siyasi kararlılığınızın olup olmadığı önemli. Spor olaylarına özel bir polis grubu oluşturmak Türkiyede mümkün değil. Özellikle büyükşehirlerde, kritik müsabakaların oynandığı şehirlerde il emniyet müdür yardımcılarından en az biri spor olaylarına, taraftar gruplarına ve kulüplere çok yakın ihtisaslaşmış bir isim olmalı. Fakat kulüplerin de olay çıkaran taraftar gruplarıyla aralarına mesafe koyması, gerektiğinde
yaptırım uygulayabilmesi lazım.
FİNANSMAN
Özel sektörü de işin içine dahil ettik
Bugüne kadar spor devlet eliyle yapıldı, finansmanını da sadece devlet sağladı. Oysa şimdi özel sektörü işe dahil ediyoruz. Turkcellle futbol dışı branşlardaki en büyük sponsorluk anlaşmasını imzaladık. Yüzme ve atletizme 28 milyon liralık sponsorluk desteği geliyor. Örneğin yüzmede 100ün üzerinde olimpiyat madalyası dağıtılıyor. Sadece bu dala odaklansak bile Türkiye dünyada ilk 10 arasına girebilir. Her ilde olimpik veya yarı olimpik bir yüzme havuzunun inşaatını başlatıyoruz. Michael Phelpsin antrenörü Bob Bowmanı da Yüzme Milli Takımının başdanışmanı yaptık.
ÇOCUKLAR
12 milyon öğrenciye genel yetenek testi
Türkiyede 3 milyon 800 bin lisanslı sporcu var, yarıya yakını aktif. Son 10 yılda 11 kat artış var ama henüz yeterli sayıya ulaşamadık. Gelecek eylülden itibaren anaokulundan başlayarak 12 milyon öğrenciyi sporda genel yetenek testinden geçireceğiz. Her öğrencinin koşu ve atlama yeteneği ile boy, kilo, kan değerleri, kas ve kemik yapısı kayıt altına alınacak. Böylece o gencin hangi düzeyde spor yapabileceği büyük ölçüde ortaya çıkmış olacak. İki yıl içinde bu tarama bitecek ve sonunda elit sporcu adayı 4-5 bin genç ortaya çıkacak ve olimpiyatlara hazırlanacak.
DOPİNG
Sporcularımızı yıpratmayalım
Doping küresel bir sorun. Türkiye bu konuda en özenli ülkelerden biri. Aslı Çakır Alptekin olayında henüz ispat edilmiş bir şey yok. Biz olimpiyat dönüşü sporcularımızın ödülünü müsabakalar sonrası alınan numune raporlarına göre verdik. Bu konuda gerek Aslı, gerek kulübü, gerekse federasyonu mücadelesine devam etmekte. O nedenle kendi sporcumuzu yıpratma konusunda Türk kamuoyu olarak çok hevesli davranmamamız lazım. Halterde yaşanan birtakım sorunlar var. Bir sporcu kafilesinde aynı yasaklı maddenin aynı miktarlarda
çıkmasını çok masum bir olay olarak değerlendirmiyorum. Genel Müdürlüğün araştırmaları sürüyor.
Siyaset sonrasına dair bir geçim kaygım yok
Siyasetin bittiği günden sonrasına yönelik bir geçim kaygım yok. Bir sefer başlayan açısından siyaset bitmez denir ama niye bitmesin? Siyaset bizim için bir yaşam tarzı olmadı. 43 yaşında üçüncü dönemini dolduracak biri olarak, Ömrümün kalanını kitap okuyarak geçireceğim desem çok gerçekçi olmaz. Ben ve eşim avukatız. Henüz bir planlama yapmadık ama birlikte Ankarada avukatlık yapmayı düşünebiliriz. Ailem çok eski yıllardan beri inşaat sektöründe.
Kaynak: Hürriyethttp://www.hurriyet.com.tr/pazar/23207527.asp