AK Parti 25. Dönem Samsun Milletvekili Aday Adayı Seyit Ahmet Kayhan, 12 Martı İstiklal Marşının Kabulü ve Mehmet Akif Ersoyu Anma Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
Kayhan mesajında şu ifadelere yer verdi,
"Bildiğimiz gibi Mayıs 2007den beri İstiklal Marşının kabul edildiği tarih olan 12 Martı İstiklal Marşının Kabulü ve Mehmet Akif Ersoyu Anma Günü olarak kutluyoruz. Bizler istiyoruz ki, Geleceğimizin teminatı olan genç nesiller bugünlere hangi zorlukları aşarak geldiğimizi bilsin. Anadolu insanının o destansı mücadelesini her daim hatırlasın. Gençler Asımın Nesli özlemiyle yaşamış Büyük Şairi tanısın ve yaşadığı hayatı kendilerine örnek alsın.
İstiklal Marşını kabul edildiği dönemin şartlarına da değinen Seyit Ahmet Kayhan sözlerine şöyle devam etti:
Yunan ordularının Anadolu içlerine kadar yayıldığı, Sevr Antlaşmasının imzalandığı, cephelerden çeşitli haberlerin geldiği, Millî Mücadelenin ve meclisin en heyecanlı aylarının yaşandığı bir sırada İstiklâl Harbi'nin milli bir ruh içerisinde kazanılması imkânını sağlamak amacıyla gündeme gelen İstiklâl Marşı için Maarif Vekaleti (Milli Eğitim Bakanlığı), 1921'de bir yarışma düzenlemiş, söz konusu yarışmaya toplam 724 şiir katılmıştır. Kazanana para ödülü konduğu için önce yarışmaya katılmak istemeyen Burdur Milletvekili Mehmet Âkif Ersoy, Maarif Vekili Hamdullah Suphi'nin bu şartın Âkif Bey için kaldırılabileceğini ifade etmesi üzerine Mehmed Âkif Tâceddin Dergâhında bir süreden beri üzerinde çalışmakta olduğu eserini tamamlar ve Maarif Vekâletine gönderir. Bu arada İstiklâl Marşı, Kahraman Ordumuza ithafıyla ilk defa Sebîlürreşâd Dergisinde 17 Şubat1921de yayımlanır.
Yapılan elemeler sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 12 Mart 1921 tarihli oturumunda, Mehmet Âkif'in yazdığı İstiklal Marşı coşkulu alkışlarla kabul edilmiştir. Mecliste İstiklâl Marşı'nı okuyan ilk kişi dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver olmuştur.
Milli Mücadelenin en çetin günlerinde yazılan İstiklâl Marşı, Mehmed Âkifin de aynı duyguları yoğun olarak yaşadığı günlerinin mahsulü olmuştur. Onunla ilgili hâtıralarda şairin, Tâceddin Dergâhındaki odasında zaman zaman vecd ve istiğrak haline geldiği ifade edilmektedir. Mehmed Âkif o günlerin aziz anısına binaen İstiklâl Marşını Safahatına almamış, O benim değil milletimindir diyerek büyük bir kadirşinaslık örneği göstermiş ve son günlerinde hasta yatağında, Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın diyerek de ne büyük felaketlerin eşiğinden döndüğümüzü bir kere daha bizlere hatırlatmıştır. Evet, şimdi Milli Şairimizin Safahatında zikrettiği Asımın Nesli için çalışma zamanı, şimdi Yeni Türkiye için çalışma zamanı