Enerji Bir-Sen Yeşilırmak Şube Başkanı Selahattin Öztürk, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi,
"ESM Samsun Şube Başkanlığının Kadın Mühendise Şiddet başlıklı basın açıklaması ve bu yönde çıkan haberler üzerine Enerji Bir-Sen sendikamızca açıklama gereği duyulmuştur.
Yıllardan beri Samsun DSİdeki yapılanma dolayısıyla idareyi elinde tutarak her türlü takdir haklarını kendi görüşleri istikametinde kullananlar, her mevki ve her yetkiyi yanlızca kendilerine hak görenler, yenilenen değişimlere ve hızlı aktif çalışma temposuna ayak uyduramayanlar, gün yüzüne çıkmış bir başkaldırı içerisindedir.
Yukarıda KESK Dönem Sözcüsü ve ESM Samsun Şube Başkanı Müşfik Veysel Erdoğanın Kadın Mühendise Şiddet konusu; DSİ 71. Şube Müdürlüğünde mesai saatleri içerisinde çok sayıda görgü tanığının bulunduğu bir ortamda gerçekleşen bir amir-memur görüşmesinden ibarettir.
Olayın gerçekleşme şekli şöyledir;
-DSİ 71.Şube Müdürlüğü görevini yapan M.D. aynı kurumda mühendis olarak görev yapan S.Ö.yeteknik bir konuda görev vermiş,
-S.Ö. bu göreve itiraz ederek gitmeyeceğini, başka önceliklerinin olduğunu iletmiş,
-M.D. ilgili kişiye verilen görevin Bölge Müdürlüğünden gelen bir talimat olduğunu ve heyelan nedeniyle tehlike oluşturduğu için aciliyet arzettiğini belirtmiş,
-S.Ö. ise verilen görevi yapmayacağı ve rapor alacağını belirtmiştir.
-Görüşmenin hemen akabinde, S.Ö. maruz kaldığını iddia ettiği şiddetle alakalı rapor almamış, aksine bel fıtığı teşhisiyle ayakta 30 gün rapor almıştır.
S.Ö.nün sadece 2013 yılı 7 ay içerisinde toplam 86 gün izin ve rapor alması dikkate değer bir ayrıntıdır. Sendikamız, kadına şiddetin her çeşidinin karşısında olup aksine kadına pozitif ayrımcılığı sözde değil hayatın her alanında sonuna
kadar savunucusu ve takipçisidir.
Ancak; söz konusu olayda Kadına Şiddet ve Mobbing tanımına girecek hiçbir söz ya da hareketin yaşanmadığı ve tamamen kurgudan ibaret olduğu gerçeği, görüşmenin mesai saatleri içerisinde ve çok sayıda görgü tanığı nezaretinde gerçekleşmesi nedeniyle adli ve idari tahkikatta ortaya çıkacaktır.
Bu ülke hukuk devletidir. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda amir-memur ilişkisi ve aradaki haklarının neler olduğu
belirtilmiştir. Buna rağmen verilen göreve tamamen keyfi olarak itiraz etmenin hukuktaki karşılığı meydana çıkacaktır.
Burada asıl dikkat edilmesi gereken; Devlet memurları kanunu disiplin hükümlerinde Verilen görev ve emirleri kasten yapmamak tanımına giren ve disiplin soruşturması gerektirenancak Şube Müdürü M.D. tarafınca kamu hizmetinin tamamlanabilmesi amacıyla tolere edilen ve her işyerinde olabilecek bir amir-memur görüşmesinin,neden Kadına Şiddet şeklinde işlendiğidir.
Olayın arka planında atama hazımsızlığı ve idareye açıkca cephe alma vardır.
DSİ 71.Şube Müdürlüğünü daha önce yürüten arkadaşımızın emekli olduğu için gerekli makam olurlarıyla M.D. şube müdürlüğü görevine getirilmiştir. Daha önceleri olduğu gibi, kendilerinden müsaade alınmadan yapılan bu atamadan KESK yönetimi ve DSİ 71. Şube Müdürlüğü bazı çalışanları rahatsız olup Şube Müdürü M.D.yi tanımama ve yok sayma yolunu izlemişlerdir.
-Göreve başladığında tanışma toplantılarında uzatılan eli geri çevrilen,
-Kamu hizmetinin yürütülmesi adına verdiği talimatları reddedilen ya dakasten geciktirilen,
-Sistemin ellerinde olduğu ve gerektiğinde çalışmaz hale getirebileceklerini açıkça her ortamda söyleyen personele sabır gösteren M.D. son olarak bu karalama ile karşı karşıya bırakılmıştır.
Bu durum aylardır devam eden bir linç kampanyasının gün yüzüne çıkmış halidir.
Sendikacılık anlamında ülkemizdeki memurlara ve hatta mevcut üyelerine hak temini noktasında hiçbir şey veremeyenbu
sendikanınyetki ve etkileriazaldıkça, memurlar nezdinde irtifa kaybetmeye devam etmekte, dolayısıyla bu tür olayları fırsata dönüştürme çabaları içerisine girmektedirler.
Sendikamız Enerji Bir-Sen hangi sendika üyesi olursa olsun memurlarımızla ilgili bu tür karalama kampanyaları ve linç girişimlerinin karşısında olacaktır"