Samsundaki gözlemlerini köşesine taşıdıTürkiyenin güçlü kadın kalemlerinden Sabah Gazetesi Yazarı Sevilay Yükselir, Pazar günkü gazetesindeki yazısını Samsuna ayırdı. Samsun TSO İl Kadın Girişimciler Kurulunun 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle düzenlediği Bir Kadın Değişir, Dünya Değişir adı altında organize edilen organizasyona konuşmacı olarak katılan Gazeteci-Yazar Sevilay Yükselir, ilk kez geldiği Samsundaki gözlemlerini gazetesindeki köşesine taşıdı.
Olumsuz bir şey duymadım
Samsundaki o yumruk nasıl sükûnete dönüştü? başlıklı yazısına, Samsuna gelmeden önce BDP heyetinin kente yaptığı ziyaretinde kamuoyuna yansıyan haberlerden dolayı kafasında bazı kaygıların olduğunu ve bu yüzden de kente gelirken biraz gergin olduğunu ifade eden Yükselir, ama kente geldiğinde bu kaygılarının tamamen ortadan kalktığını belirtti. 16 saat boyunca kaldığı Samsunda kendilerine aktarılanın aksine, süreçle ilgili en ufak olumsuz cümle duymadığını yazılarına yansıtan Yükselir, aksine konuştuğu herkesin barış için atılan tüm adımları destekleyen ifadeler duyduğunu belirtti.
Samsunlu kadınlara selam olsun
Samsunlulara bayıldım cümlesiyle Samsuna gelmekten duyduğu mutluluğu dile getiren Sevilay Yükselir, yazısını şu cümlelerle tamamladı:
Misafirperver ve dostane karşılandık Samsunlu kadınlarca. İnanılmaz sıcaklık gösterdiler. Ayrılmak istemedik Samsun'dan. Neşe Kavak'la söz verdik en kısa zamanda yine gideceğiz. Gün boyu dostluklarını esirgemeyen 11 Girişimci Kadınlar Grubu'nun Başkanı Gülay Atik'e, Basın ve Halkla ilişkiler Müdürü Şehnaz Dereli'ye, Profesör Yıldız Pekşen'e, onurumuz Salıpazarı Kaymakamı Hatice Bayar Özdemir'e, inci Sarı'ya, o şahane falıyla yüreğimi hoplatan Nimet Abla'ya ve adlarını alamadığım için buraya yazamadığım bütün Samsunlu kadınlara
selam olsun.
İşte Sevilay Yükselirin, Pazar günü Sabah Gazetesinde yayınladığı yazı:
Biliyorum. Bazıları bugün yazdıklarıma yine başka türlü manalar yükleyip, meseleyi yine iktidar yağcılığına bağlayacak ama mühim değil. Çünkü benim için mühim olan iktidara ölümüne düşmanlıklarından barış için önündeki fırsatı bile görmekten aciz adamların ne saçmaladığı değil, bu toprakların barışı için benim ne yaptığımdır. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde başka şehirlerden de davet almama rağmen Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Kadın Girişimcileri Grubu'nun paneline katılmayı kabul ettim. Çünkü, BDP heyetinin kenti ziyaretinde kamuoyuna yansıyan haberlerden dolayı Samsunlunun neden sürecin karşısında olduğunu yerinde
görmek ve anlamak istedim. Yola çıktığımda " Sürece karşı Samsunlu, her daim sürecin yanında olan ve bunu sadece yazılarıyla değil, TV'deki programlarında da açıkça ifade eden beni de ya hoş karşılamazsa " kaygısıyla biraz gergindim ama kente vardıktan sonra o kaygılarımın yersiz olduğunu gördüm. Çünkü Samsunlu bize aktarılanın aksine çözüm sürecinin yanında dimdik duruyor, illa ki itirazı olan vardır aralarında ama dışarıya yansıyan genel görüntü bu! Abarttığımı sanmayın sakın inanın kentte kaldığım 16 saat boyunca hiç
kimseden, süreçle ilgili en ufak olumsuz cümle duymadım. Aksine konuştuğum herkes (ki buna
panelin bir diğer konuşmacısı, eski bakanlardan Cavit Kavak'ın eşi Prof. Doktor Sevilay YÜKSELİRâ Neşe Kavak hocam da şahittir) barış için atılan tüm adımları destekleyen ifadeler kullandılar. Ve " Samsunlular da Sinoplular gibi BDP'lileri istemedi ve linç etmeye kalkıştı " mealinde yapılan tüm haberlerin de kendilerini çok üzdüğünü söylediler. Panel öncesi kahvaltıda buluştuğumuz Ticaret Odası Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, BDP'lilerin kente
geldikleri gün yaşananları anlattı. Diyor ki; " Bir kere Sinop'ta yaşananlarla Samsun'da olanların alakası yok! Evet birileri heyeti protesto etmek istedi ama olaylar büyümeden önlem alındı. Emin olun Samsunlu'nun sağduyusu asla izin vermezdi Sinop'ta yaşananların yaşanmasına! Ama basın öyle bir haberleştirdi, öyle yansıttı ki burada yaşananları Türkiye kamuoyunda oluşan algı da maalesef Samsun'da sürecin karşısında oldu! Oysa değil! " Bu arada Murzioğlu'ndan öğrendim ki 2 sene önce Ahmet Türk'e yumruklu saldırı düzenleyen
ismail Çelik cezaevinden çıkmış. Ve işe bakın, Türk'e yumruğu atan o genç adam BDP'lilerin geldiği gün protesto için toplanan kalabalığı sakinleştirmek için epey çaba sarf etmiş. Panzerin üzerine Türk bayrağı ile çıkıp " Polise taş atmayın ve lütfen dağılın " diyerek olayın büyümesini engellemeye çalışan Çelik'le keşke karşılaşabilseydim. Yumruğu atan adamdan, sükûnet sahibi bir adama dönüşümünü dinlemek isterdim. Hülasa... Bayıldım Samsunlulara. Gerçekten sürecin, çözümün, barışın karşısında olacak tıynette insanlar değiller. Gerçeği kavramış ve o gerçeklikten hareket eden bir insan topluluğu var şehirde. Ne dediğimi daha net anlamanız için yazının bu bölümünü Mimar Özlem Maraş'ın şu tespitiyle bitirmek istiyorum: " Samsun sürecin
karşısında olamaz çünkü bu anlamsız savaşta en çok şehit veren, yüzlerce anasının yüreği yanmış şehirlerin başında gelir. Biz artık vatan borcu için davullarla askere yolladığımız evlatlarımızı tabut içinde geri almak istemiyoruz Sevilay Hanım! O yüzden de akan bu kardeş kanını durdurmak için atılan adımları sonuna kadar destekliyoruz! " MEDENİ, misafirperver ve dostane karşılandık Samsunlu kadınlarca. İnanılmaz sıcaklık gösterdiler. Ayrılmak istemedik Samsun'dan. Neşe Kavak'la söz verdik en kısa zamanda yine gideceğiz. Gün boyu dostluklarını esirgemeyen 11 Girişimci Kadınlar Grubu'nun Başkanı Gülay Atik'e, Basın ve
Halkla ilişkiler Müdürü Şehnaz Dereli'ye, Profesör Yıldız Pekşen'e, onurumuz Salıpazarı Kaymakamı Hatice Bayar Özdemir'e, inci Sarı'ya, o şahane falıyla yüreğimi hoplatan Nimet Abla'ya ve adlarını alamadığım için buraya yazamadığım bütün Samsunlu kadınlara selam olsun.