Jandarma astsubayı Artvinli bir babanın Diyarbakır görevi sırasında doğan ve ilkokula kadar Kürtçe konuşan kızı AK Parti Samsun Milletvekili Tülay Bakır Kürtlerle Karadenizlilerin düşmanmış gibi gösterilmesine tepkili. Bir hekim olarak etnik farklılıkların kültürel zenginlik olduğuna inandığını söyleyen Bakır, Derinizde biraz melanin pigmenti fazla olur, koyu renkli olursunuz. Allah aşkınıza bunun ne önemi var. İnsanın önce insan olarak değerli olması lazım. Şu ülkede hepimiz bir ortak kaderi paylaşıyoruz. Bizden faydalanmak isteyenler var. Bunu iyi görmemiz lazım diyor. Bakır, çocukluğunun Diyarbakırını, barış sürecini ve projelerini Hürriyete anlattı.
ÖĞRENDİĞİM İLK DİL KÜRTÇEYDİ
Baba memleketim Artvin Arhavi ama Diyarbakır Kulp doğumluyum. Rahmetli babam 22 yıl Diyarbakırda kaldı. Ben 8-9 yaşlarındayken, 1955te ayrıldık. O gün, bugünkü güneydoğu değildi. Ayrışma diyebileceğimiz bir hadise de yoktu, terör de. Çok bolluk, bereketlik ve sıcak vardı. Diyarbakırın baharını hep nergis çiçekleri, gelincikleri ve karpuzlarıyla hatırlıyorum. 3-4 yaşlarındaydım. Dicle Nehrinin kenarında karpuzun üzerine oturduğum zaman ayağım yere değmezdi. Öğrendiğim ilk dil Kürtçeydi. Çünkü ailede de, sokakta da, karakolda da hep o konuşulur, hiçbir sıkıntı olmazdı. Türkçeyi ilkokulda öğrendim. Sonra bir anda her şey değişti. Diyarbakıra 1987de gittiğimde olağanüstü hal bölge valisine doğduğum Kulpa gitmek istiyorum
dediğimde Güvenliğinizi sağlayamam dedi. O beni çok üzmüştür. O tarihten sonra gidemedim. Milletvekili olduktan sonra Samsunda 10 civarında şehit cenazesine gittim. Bunun ne kadar üzücü olacağını düşünebilirsiniz. Ama orada hiçbir şekilde şehidin birinci derece yakınları da dahil olmak üzere bana bölge halkından bir şikayet gelmedi. Tek söyledikleri Şu PKKya son verin, bu kavga bitsin. Şehitler artmasın, anneler ağlamasın oldu. Bir gün ağızlarından Kürttür, Diyarbakırdır ya da Hakkaridir lafı duymadım. Şu an belli şeylerde hassasiyetin arttığı bir dönem ama biz bir bütünüz ya! Hele bir hekim olarak etnik farklılıkların
kültürel zenginlik olduğuna inanıyorum.
ARTIK KENDİ MARKA DEĞERLERİMİZ OLMALI
Barışın, huzurun olmadığı bir ülkede ilerleme hep engellenir. Bizim özellikle bilimsel olarak hızlı ilerlemeye ihtiyacımız var. Artık kendi marka değerlerimiz, çok büyük bilimsel buluşlarımız olmalı, bunlardan patent alarak büyük paralar kazanmamız, çocuklarımıza iyi bir gelecek hazırlamamız lazım. Silaha yatacak, güvenlik için harcanacak paraların insanların sağlığına, huzuruna, mutluluğuna, geleceğine harcanması lazım.. 1968 kuşağını da yaşayan bir üniversite öğrencisiyim. O zaman çektiklerimizi de 1980 öncesini de biliyorum. Bir yerde kavga varsa oradan birileri faydalanıyordur. Bu bilimsel bir kural gibi. Bilim insanıyım, belli bir yaştayım, geçmişle bugünü iyi kıyaslayabiliyorum. Yarın ne olacak diye geçirdiğimiz günler bitti.
GÜNEYDOĞU KARADENİZ
AK Parti Samsun Milletvekili Tülay Bakır son dönemde Samsunlu kadınların istihdamıyla uğraşıyor. Güler Sabancı ile de görüşen Bakır, 17 bin kadını iş sahibi yapmayı hedefliyor. İlk etapta 300 kadınla kayın veya kavak ağacı üzerinde mantar yetiştirmeye başlanacak. Eskiden Osmanlı sarayının balının Ladikten gittiğini söyleyen Bakır, Samsun balını da marka yapmaya çalıştıklarını ifade etti.
Uluslararası üniversiteler kurulmalı
Güneydoğu'da ve Karadenizde komşu ülkelerin de içinde olacağı uluslararası üniversiteler kurulabilir. Mesela Gaziantep veya Urfada Irak, Suriye, İran, Yemen, Arabistan ve Körfez ülkelerinin içinde olduğu, Samsunda ise Türki Cumhuriyetler, Kafkasya, Rusya ve Orta Asyadan 15 ülkenin içinde olacağı üniversiteler
Güneydoğudaki üniversitede Arapça, Çince ve İngilizce, Samsundakinde Türkçe, Rusça, İngilizce hatta bir üye ülkenin dili öğretilmeli. Üye ülkelerin hocaları da ders vermeli. Böylece hem o ülkelere açılım sağlanır, hem de kültürü, alışkanlıkları öğrenilir. Bu söylediklerime yönetim de olumlu bakıyor.
Şehriban OĞHAN/HÜRRİYET