Samsunda M.Ö 3000 yıllarını işaret eden aletler, kilden yapılmış kaplar, el baltaları, İlk Tunç Çağı, Helenistik Dönem, Roma, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait eserlerin sergilendiği Samsun Arkeoloji ve Etnografya Müzesinde, en ilgi çeken eserlerin başında 5 bin yıl önce yaşamış insanlara ait kafatasları geliyor. Kafataslarını ilginç yapan özellikleri ise ameliyat izlerinin bulunması.
1940 yılında Samsun Dürdartepe kazıları esnasında keşfedilen, Bafra ilçesi İkiztepe köyü sınırları içerisinde kalan İkiztepe yükseltileri, ilk olarak 1974 yılında Türk Tarih Kurumu adına İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyelerinden merhum Prof.Dr. Bahadır Alkımın başkanlığındaki heyet tarafından kazılmaya başlandı. Alkımın 1981 yılında vefatından sonra Prof.Dr. Önder Bilgi başkanlığındaki heyet tarafından yürütülen tepe kazılarında, 600 civarında mezar ortaya çıkarken; iskeletler üzerinde yapılan antropolojik çalışmalarda, kafatasında görülen boşlukların bilinçli ameliyatlar sonucunda meydana geldiği tespit edildi. Tespitin ışığında Anadolunun en eski trepanasyonlarının İkiztepede yaygın olarak gerçekleştirilmiş olduğu ortaya çıktı. İkiztepenin Geç Kalkolitik Çağda ilk yerleşim yeri olarak kullanıldığı tespit edilirken, İlk Tunç Çağı boyunca da yerleşimin kesintisiz olarak devam ettiği ve Orta Tunç Çağının 3. evresinde, yani Orta Anadoluda Eski Hitit Devletinin kuruluşuna kadar sürdüğü ortaya çıkartıldı. 1 tanesi Bafra Müzesinde, 3 tanesi de Samsun Arkeoloji ve Etnografya Müzesinde sergilenen kafatasları, müzede en ilgi toplayan insan kalıntıları arasında yer alıyor.

Kafatasları hakkında bilgi veren Samsun Müze Müdürlüğü Arkeologu Mustafa Kolağasıoğlu, Samsun Müzesi'nde sergilenen ameliyat geçirmiş, yani trepanasyonlu kafatasları Samsunun Bafra ilçesindeki İkiztepe köründe yer alan İkiztepe höyüğünden elde edilmiştir. Kazıları İstanbul Üniversitesinden Prof.Dr. Önder Bilgi tarafından yapılmıştır. Bunlar, 5 bin senelik kafataslarına müdahale edilmiş yani ameliyat geçirmiş kafatası örnekleridir. İlk Tunç Çağı'na aittir. M.Ö. 3000 yılına ait örneklerdir. Bu kafataslarındaki incelemelerde, travma nedeniyle gerçekleştiği sanılan ameliyatlarda, beyine bir müdahale olup olmadığı konusunda bir tereddüt vardır. Bu ameliyatlar iki amaçla gerçekleşmiş olabilir. Birinci amaç travmayı gidermeye yönelik bir kafatası ameliyatıdır. İkinci amaç ise kötü ruhları kafatasından çıkartmaya yönelik bir müdahale olduğu söylenebilir. Fakat ilk sebep daha mantıklıdır. Çünkü İkiztepe topluluğu savaşçı bir topluluktur. Dolayısıyla kafatasına bir müdahale olmuş olabilir ve bunu gidermeye yönelik de bir trepanasyon yapıldığı söylenebilir. Trepanasyon çok eski dönemlerden beri kullanılan bir tekniktir. Bunlar neolitik ve mezolitik dönemden beri bilimsel açıdan gerçekleştiğini söyleyebiliriz. Birey bu kafatası ameliyatını geçirdikten sonra belirli bir süre yaşamıştır. Çünkü kemikte iyileşme süreci görülmektedir dedi.