Şaylısoy, "Farklılıklarımız zenginlik olarak kullanılmadı ve gerektiği kadar yararlanılmadı" diyerek, "Yıllarca birlikte yaşayanlar birbirlerine düşürüldü. Niçin çatıştıkları ve kavga ettiklerinin farkına bile varamadılar. Kolayca provokasyonlara alet oldular" ifadelerini kullandı.
Ülkede huzurlu bir hayat sürmenin yolunun farklılıklara tahammül ve birlikte yaşayabilmekten geçtiğini de anlatan Şaylısoy, “Bu gerçeği gördüğümüz zaman birbirimiz her fırsatta ötekileştirmeden, herkesi kendi şartları içerisinde değerlendirmemiz gerekiyor. Batıda sistemler çökerken bile işgal ve sömürüye devam ediyorlar. Bunların insanlığa saadet getirme diye bir dertleri yok. Varsa yoksa kendileri. Dünyada mevcut olan tüm zenginliklerin, üretilen ne varsa bunların sadece mutlu bir azınlığın olduğunu düşünüyorlar. Kendisine bile hayrı olmayan bu hastalıklı düşüncenin insanlığa faydalı olması mümkün mü? Bu yüzden de insanlığın mutluluğu ve yeni bir dünya için üretim yapmamız gerekir” diye konuştu.