Osman Çetinkaya yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi,
"Geçtiğimiz dönem yapılan 4. Olağan İl Kongresinde kurucu Genel Başkanımız, bugünkü Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğanın ve Ankara Genel Merkez Teşkilat Başkanlığının uzun süre yaptığı araştırma ve Anketler neticesinde, Ak Parti Samsun İl Başkanlığına layık görülerek atandım.
Daha sonra yine yapılan teşkilat anketleri ve kamuoyu yoklamaları sonucunda hem AK Parti ailesinin ve Kurucu Genel Başkanımız, bugünkü Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğanın yeniden görev almam doğrultusundaki talimatlarıyla 4. olağan il kongresinde aday oldum.
Genel Merkez tarafından tek aday gösterilmeme ve genel merkezin talimatlarına rağmen, bu gün AK Parti İl Başkanlığı makamında bulunan Fuat Köktaş, Genel Merkezin kendisine Aday mısın sorusuna Hayır cevabı vermesine rağmen, kongreye az bir süre kala, Genel Merkezi de yanıltarak aday olmuş, gerek delegeler ve gerekse AK Parti teşkilatları üzerinde Genel Merkezin Adayı Osman Çetinkaya değildir algısı oluşturarak bütün teşkilatın kafasında soru işaretleri oluşmasına sebep olmuştur..
HERKES HADDİNİ BİLECEK!
Şimdi bazılarını Genel Merkeze muhalif olmakla suçlayan Köktaşın nasıl bir çelişki içinde olduğunu sizlerin takdirine bırakıyorum. Köktaş, Herkes haddini bilecek ve herkes aklını başına toplayacak derken ne demek istiyor; zamanında kendisi haddini bildi mi ve aklını başına aldı mı ki, şimdi bunları söyleyebilme cesaretini kendinde bulabiliyor? 2006 yılında yapılan il kongresinden sonra siyaset sahnesinden kaybolan Köktaş ve ekibinin 2009 yerel seçimlerinde, 12 Eylül 2010 Anayasa oylamasında ve 2011 genel seçimlerinde nerede görev yaptığı ve hangi sahalarda Ak Parti için çalıştıkları merak konusudur..
AİNESİ İŞTİR KİŞİNİN LAFA BAKILMAZ!
Öncelikli olarak şunu belirtmek isterim ki, Genel Merkeze rağmen aday olan bir il başkanının önce kendisinin genel merkeze hesap vermeden kimseden hesap sormaya hakkı yoktur. AK Parti Atakum İlçe Kongresinde ortaya çıkan alternatif listesinin partinin kurucuları ve parti tabanı tarafından tepki olarak son gecede çıkmasına rağmen; almış olduğu yüzde 45 oyun ne manaya geldiğini oturup düşünülmelidir. Şunun da bilinmesi gerekir ki, 17 Aralık süreciyle birlikte Türkiyenin gündemini önemli ölçüde meşgul eden konularla birlikte; yerel seçimler ve akabinde cumhurbaşkanlığı seçimleri nedeniyle kendisi AK Parti İl Başkanlığı görevinden siyasi boşluk oluşmasın diye alınmamıştır.
Bu sebeplerden dolayı kendisine müdahale edilmemiş olmasına rağmen, yeniden il başkan adaylığı yolunu açamadığı için paniğe kapılarak, gerek belediye başkanlarına ve gerekse teşkilatlara siyasi ahlaka uygun olmayacak davranışlar sergilemektedir. Büyük AK Parti ailesi içerisinde herhangi bir göreve aday olacak olanlar bilmelidir ki, bu büyük partinin hafızası da o kadar büyük ve güçlüdür. Partiye ve Ülkeye yapılan yanlışları asla unutmaz ve affetmez; Sadece hesap sormak için uygun zamanı ve zemini bekler. Bazı ilçelerde kongreye aday olan listelerin gerek o ilçelerdeki parti tabanı ve gerekse belediye başkanlarıyla istişare süreçleri atlanarak, yeniden oluşacak ilçe yönetimleri ve il delegeleri keyfi bir ben yaptım oldu anlayışıyla oluşturulduğunu bizzat gözlemlediğimi de belirtmek isterim.
Belediye başkanlarını ve AK Parti teşkilat tabanını devre dışı bırakan bir zihniyetin kendi kurulu tezgahlarına bir halel gelme ihtimali karşısında aslan kesilmesinin, siyasi olarak açıklanacak bir mantığı yoktur. Bu durum olsa olsa siyaseti kendi emelleri doğrultusunda sıçrama tahtası olarak görenlere yakışan bir davranıştır. Mevcut başkan, İl Danışma Toplarının, kendisinden önce görev alan il başkanlarına farklı suçlamalarda bulunarak kendi yanlışlarını örtpas etme zemini olmadığını şimdiye kadar öğrenmiş olmalıydı. İl Danışma Toplantılarının asıl gayesinin muhalefeti eleştirmek, AK Partinin icraatlarını anlatmak, Milletvekilleri, belediye başkanları ve parti teşkilatlarını bir araya getirerek genel problemlere çözüm aramak olduğunu da kendisine ben hatırlatmak isterim..
AK Partinin Samsun 5. Olağan ilçe Kongrelerinin tamamına katılarak aday olduğumu, ilçe başkanları parti tabanı ve belediye başkanlarıyla yaptığım istişareler neticesinde bunun da gerekli olduğu kanaatine vardığımı belirtmek istiyorum. Son olarak, kongre kazanmak telaşı olmadığını söyleyen bugünkü il başkanının bütün ilçelerde bütün listelere neden müdahale ettiğini nasıl izah edeceğini de merak ediyor ve soruyorum; Recep Tayyip Erdoğan Sevgisinden ve emanete sahip çıkma düşüncesinden bahsedenlerin geçmişinde kocaman bir şaibenin olmaması gerekmiyor mu?"