Kayhan mesajında şu ifadelere yer verdi,
"Milletleri millet yapan ne taşıdığı kandır ne de yaşadığı mekandır. Milletleri millet yapan sinesinde muhafaza ettiği Hakka ve Hakikate olan sarsılmaz imanıdır. Bugün Nevruz Bayramı, ne sadece Orta Asyaya ne de sadece Mezopotamyaya aittir. Menşei nedir, ne değildir tartışması artık önemini yitirmiştir. Nevruz, kökleriyle bağları koparılan, küçük kavimlere bölünerek, küçük hesaplara boğdurulan, dili, ırkı ya da mezhebi bahanesiyle ötekileştirilen tüm mazlum milletlerin aslında aynı kökün farklı dalları olduğunun, aynı hamurdan yoğrulduğunun en açık nişanesidir.
Nevruz toprağa düşen cemre misali kanlarımıza düşen diriliş ateşidir, uyanış ateşidir. Sadece petrolü, enerjisi sömürülmeyen; kanı, canı, şahsiyeti de sömürülen bu sahipsiz mazlum coğrafyanın yeniden dirilişidir, tabiatın yeniden dirildiği gibi. Var olduğu günden beri bulunduğu bölgede söz sahibi olan, Hakkın hatırını her şeyden alî tutan, mazlumun hamisi zalimin korkusu olan asil milletimiz AK Parti iktidarından itibaren Mukaddes Sancağı düştüğü yerden kaldırmış, ümidini kaybetmiş, kimsesiz İslam âleminin yeniden gür sesi olmuştur. Yeni Türkiyenin mimarı Partimiz, Ayrıştırma değil Birleştirme, Küstürme değil Barıştırma eksenli politikasıyla sözde Medeniyet havarilerinin kurduğu oyunları bozmuş, kardeşin kardeşi vurmasına dur diyerek vatan sevgisinin hamaset nutukları atmak olmadığını göstermiştir. Artık Ankaranın yüreği, yalnız Hakkaride, Edirnede atmıyor; Saraybosnada, Doğu Türkistanda, Kudüste, Gazze'de, Kerkükte atıyor ve sedası tüm dünyayı ayağa kaldırmaya yetiyor.Bir elime Ayı bir elime güneşi verseniz yine de davamdan dönmem diyen Sevgili Peygamberimizin ahlakını benimseyen AK Parti kadroları kurulan bütün kirli tezgahlara, çıkartılmaya çalışılan bütün olumsuzluklara, içerdeki ve dışarıdaki baskılara, manipülasyonlara rağmen Haklı davasından dönmeyecektir. "Ya bu coğrafya hep beraber gülecek ya da yok olup gidecektir." hakikatini anlatmaya devam ederek birliğe, dirliğe omuz omuza, el ele yürüyecektir. Biz inanıyoruz ki, Hakkın karşısında Batıl hükümsüzdür!
Üstad Necip Fazılın dediği gibi:
Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş gün batmış Ebed bizimdir!
