Doç. Dr. Bekir Şişman şunları söyledi, "21 Mart Nevruz Bayramı; Balkanlardan, Anadoluya, Orta Doğudan Orta Asyaya kadar uzanan bu geniş ve kadim coğrafyada bilinir ve çeşitli pratiklerle kutlanır. Türklerde 21 Mart Ergenekondan çıkışı temsil eder. Bu çıkış, Türkler için tarih sahnesine yeniden çıkışın bir sembolü olmuştur. Ayrıca İranlılarda ve Kürtlerde de birbirine benzer Nevruz hikâyeleri anlatılır. Sizin anlayacağınız her toplum bir Nevruz Miti icat etmiştir. Burada asıl olan her toplumun kendi değerleri ve bağlamı içerisinde baharın gelişini ve tabiatın canlanışını neşe içerisinde kutlamasıdır. Anadolu'da Nevrûz'un İrana, Azerbaycana ve Orta Asya Türk Cumhuriyetlerine göre sönük geçmesinin temel nedeni, Anadolu ve Balkan Türklüğünde baharı karşılama bayramı olarak Nevruzun yerine 6 Mayıs Hıdrellez kutlamalarının ikame edilmiş olmasıdır. Zaman zaman tarihin derinliklerinden gelen bu türden değerlerin, dini motiflerle bezenerek yeni bir görünüme büründürüldüğü muhakkaktır. Bu bağlamda Nevrûz ve Hıdrellez geleneklerinde de bu türden bir değişim elbette söz konusu olmuştur. Ancak değişmeyen tek şey bayramların birleştirici, kaynaştırıcı gücüdür.
2010 yılından bu yana UNESCOnun Manevi Kültür Mirası listesinde yer alan Nevruz, Dünya Nevruz Bayramı olarak da tescillenmiştir. Bize düşen bu bayramı hem bölgesel ortak payda olarak kabul etmek hem de bölgesel kültürün küreselleştirilmesi açısından iyi değerlendirmek olmalıdır. Nevrûz kültürel ve folklorik bir etkinliktir. Onu, siyasi ve etnik bakımdan değerlendirmek yanlıştır. Umulur ki aynı coğrafyada yaşayan, aynı dine inanan, aynı kültürü paylaşan ülkemizin insanları da Nevruzu ortak bir payda, birleştirici güç ve kültürel bir değer olarak görürler. İşte Nevrûz'un stratejik önemi de burada yatmaktadır aslında"