7 Haziran'da yapılacak olan Genel seçimlerde Samsun'u Ankara'da temsil etmek için Milliyetçi Hareket Partisi'nden (MHP) aday adayı olduğunu açıklayan Erdem Şenocak, "Niyeti İyi olanın akıbeti hayır olur diyerek bu yola çıktık. Bugüne kadar olan birikimlerimizi yine siyaset alanında Samsun'a hizmet etmek için kullanmak istiyoruz. Bu konuda teşkilatların yoğun baskısına duyarsız kalamadım. Teşkilatlarımla omuz omuza Samsun'da Milliyetçi Hareket Partisi'ni birinci parti yapmak için gayret göstereceğiz. Burada önemli olan olan patimizin başarısıdır. Allah bize nasip ederse Samsun'u en iyi şekilde temsil etmek istiyorum. Ben hayatım boyunca hizmet için çalıştım. Menfaat peşinde koşmadım. Bu yüzden alnımız açık bir şekilde her gittiğimizde yerde kabul görüyoruz. İnşallah hep birlikte 7 Haziran seçimlerinde iyi sonuçlar alacağız" diye konuştu.
"ÖĞRETMENLİK MESLEĞİMDEN MAHRUM BIRAKILDIM"
Şenocak, kendisini şu şekilde anlattı; "Ankaradaki öğrencilik yıllarımda 1976-1980 yılları arasında merhum Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte Ülkü Ocakları Genel Merkezinde görev yapıp merhum Galip Erdem ile birlikte Hukuk Bürosunda zor durumda olan ülküdaşlarıma Allahın izin verdiği ölçülerde yardımcı olmaya gayret ettim. 1980 yılında tutuklandım. Ülküdaşlarımın da benimle aynı kaderi paylaşmasını isteyen bugün sıradan bir er olan o zamanın generali Kenan Evrenin görevlendirmiş olduğu askerler tarafından ülküdaşlarıma ihanet etmeyeceğime kanaat getirilinceye kadar 1 ay işkence gördüm. MHP davasında Başbuğ Alparslan Türkeş ile birlikte yargılandım, Başbuğ salona girdiğinde İstiklal Marşı okuduğumuz için ihtilal mahkemesi tarafından tenkit edilip cezaevinde işkenceye maruz bırakıldık. 5 yıl 8 ay işlemediğim halde suçlandığım suçlardan dolayı tutuklu yargılandıktan sonra suçsuz bulunarak beraat ettim. O yıllara dair tek üzüntüm, haksız yere yattığım bu hapis yüzünden çok istediğim öğretmenlik mesleğinden mahrum bırakılmamdır."
"TOPLUM ÇALIŞMAK İLE AYAKTA KALIR"
Parti içerisinde yer aldığı görevler hakkında da açıklamalarda bulunan Şenocak; "1992 yılında Başbuğ Alparslan Türkeşin arzusuyla Merkez Yürütme Kurulu üyesi olarak partime hizmet ettim. Başbuğumuzun vefatının ardından 1997 yılında saygıdeğer liderimiz Dr. Devlet Bahçeli liderliğinde partimin genel merkezinde Genel Muhasip Yardımcılığında, Divan Kurulunda, Merkez Yürütme Kurulunda ve Merkez Disiplin Kurulunda partime hizmet ettim. Merkez Disiplin Kurulunda 18 yıldır aralıksız sürdürmekte olduğum görevime de 21.03.2015 tarihinde yapılan kurultay ile tekrardan seçildim. Hayata bakış açım, Farabinin Toplum sevgi ile kaynaşır, adalet ile yaşar, dürüst çalışmak ile ayakta kalır sözü etrafında şekillenmiş olup siyasete bakışım ise Kendini milletine hizmet etmeye adayan siyasetçiye Devlet Adamı denir şiarı ile bütünleşmiştir" diyerek devam etti.