CHP İl Başkanı Mehmet Atalay yönetim kurulu üyeleriyle birlikte arti binasında yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi,
"Öncelikle açıklamalarının tümüne bakıldığında maalesef, tıpkı Sayın Başbakan gibi, AKPnin Sayın İl Başkanının hala bu ülkede neler olup bittiğini kavrayamadığını görüyoruz. Önemli düşünürler, uluslararası saygın medya kuruluşları, geçmişte AKP iktidarına büyük destek veren köşe yazarları ve hatta Sayın Cumhurbaşkanı dahil bazı AKP yöneticileri bile halkın demokratik taleplerini dile getirmesini meşru ve haklı görüp, halka karşı girişilen orantısız şiddet nedeniyle iktidarın uygulamalarını açık ya da örtülü bir biçimde eleştirirken Sayın İl Başkanının kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu açıklamalarının hiç kimseyi ikna edemeyeceği açıktır. Söz konusu olaylardan on sekiz gün sonra yapılan bu açıklamalar ancak bir korkunun ve paniğin sonucunda yapılmış olabilir ama korkunun ecele faydası yoktur.

CHP kimden ve nereden gelirse gelsin her türlü şiddetin ve terörün karşısındadır. Tarihi boyunca CHP şiddet içeren hiçbir eylemin içinde olmamıştır. Tam aksine geçmişte ve günümüzde şiddete maruz kalan, yaralanan ve ölenler bizzat CHPlilerdir. Olayları yatıştırmak adına araya giren, halkı korumaya çalışan ve kimliklerini açıkladıkları halde üzerlerine biber gazı sıkılan, yüzlerine kaskla vurulup burnu kırılan milletvekilleri CHP milletvekilleridir. Geçtiğimiz gün saldırıya uğrayan il binası da CHP İstanbul İl Başkanlığı binasıdır. Üstelik AKP binalarının aksine CHP binalarını polis de korumamaktadır.
1 Haziran olaylarında AKP İlçe binasına provokatif bir saldırı girişimi olmuşsa eğer bu türden bir provokasyonu önlemek de, üç beş provokatörü kitlenin içinden ayırmak da güvenlik ve istihbarat bakımından iktidarın sorumluluğundadır. Ama o olaylarda bırakın CHP İlçe Başkanı ya da Gençlik Kolları İl Başkanını tek bir CHP üyesi bile böyle bir davranış içerisinde olmamıştır, olmazlar da. Söz konusu örgüt yöneticilerimiz orada arkasında kimlerin olduğunu az çok tahmin ettiğimiz provokasyonu engellemişlerdir. Aynı şey Atakum Belediye Başkanımız için de geçerlidir. Bizim belediye başkanımızı herkes tanır, nasıl bir insan olduğunu herkes bilir. Bu anlamda AKP, buradan, bu iftiralar üzerinden ne Atakumda ne de başka bir yerde hiçbir siyasi nema elde edemez.
Gerçekler yalanlarla, iftiralarla karartılamaz. Ancak bu iddiaları ortaya atanlar, devletin güvenlik güçleri ve istihbarat örgütleri emirlerindeyken ve tüm kamera görüntüleri ellerinin altındayken bu iddialarını kanıtlayamazlarsa müfteri olarak anılacaklardır.
Son günlerde tüm ülkeye yayılan ve Gezi Parkı direnişleri olarak anılan süreci CHP başlatmamıştır. Bu olanlar son dönemde yaşamının her alanına müdahale edilen ve artık adeta nefes alamaz hale gelen halkın AKP iktidarına karşı tepkisi ve itirazıdır. Bu anlamda tüm bu olayların başlamasının ve olayların bu hale gelmesinin tüm sorumlusu da uyguladığı şiddet politikaları nedeniyle AKP iktidarıdır. Halk olanı biteni, uygulanan şiddeti, zulmü görmektedir. CHP ise sadece ve sadece halk zulüm görmesin, ezilmesin diye halkın yanındadır ve bundan sonra da yanında olacaktır.
AKPnin Sayın İl Başkanı benim iktidar partisi il başkanı olmaya çalışmak istediğimi iddia ediyor. Ben CHP İl Başkanıyım ve bu benim yaşamımın en onurlu görevidir. Bu şehrin kamuoyu beni en az Sayın AKP İl Başkanı kadar bilir ve tanır. Sayın AKP İl Başkanı CHPyi kendi partisiyle karıştırmış olabilir. CHPde iktidar partisi il başkanı olmak il başkanına herhangi bir getiri sağlamaz. CHPde iktidar partisinin il başkanı olmak için göreve gelinmez, partiyi iktidara taşımak için il başkanı olunur. CHP İl Başkanı olmak bir gönül işidir, başlı başına bir onurdur. CHPde görevler, almakla ilgili değil, vermekle ilgilidir. Hep almayı düşünenler, görevlerini kullanarak rant peşinde koşanlar, siyaseti ticaret için yapanlar, kısacası mücahitken müteahhit olanlar CHPde il başkanı olamazlar.
Açıktır ki CHP olarak nasıl siyaset yapacağımızı, nelerden ve kimlerden yana olacağımızı, kimlerle yürüyeceğimizi kimseden öğrenecek, kimseye soracak değiliz. Bizim safımız, nelerden ve kimlerden yana olduğumuz bellidir. Biz üniter devletten, ulus devletten, laik, demokratik, sosyal hukuk devletinden yanayız. Biz işçilerden, memurlardan, emeklilerden, esnaftan, öğrencilerden, kısacası bu iktidarın üzerinden silindir gibi geçtiği yoksul halk kitlelerinden yanayız. Halkın yanındayız.
AKPnin Sayın İl Başkanı tıpkı lideri Sayın Başbakan gibi aynı hatayı yapıyor. Kendilerini desteklemeyenleri, eleştirenleri, itiraz edenleri kendilerinden saymıyor, ötekileştiriyor, küçümsüyor. Üstelik ben Sayın İl Başkanının küçümsediği o insanları arkama alıp yürümüyorum, onlarla birlikte yürüyorum. Bu kentin demokratik kitle örgütleriyle, bu ülkenin mutlu ve aydınlık geleceğinden başka hiçbir kaygısı ve talebi olmayan, para, pul, ihale, yağma, talan peşinde koşmayan, cana, mala kastı olmayan, o güzel, aydın ve onurlu insanlarla birlikte yürüyorum. Sadece CHP İl Başkanı olarak değil, bu ülkenin yurtsever, sorumlu ve demokrat bir yurttaşı olarak, yasaların bana tanıdığı demokratik haklar çerçevesinde yürüyorum ve bundan onur duyuyorum, gurur duyuyorum. Tıpkı ülkenin her yerinde yürüyen ve onları destekleyen milyonlarca yurttaşım, kardeşim gibi.
Uzunca bir dönemdir iktidara gelememiş olmasına karşın bu ülkenin doksan yıllık geçmişinde CHP vardır ve ebediyen var olacaktır. Bu nedenle CHPnin Samsunda, iktidarda ya da muhalefette olsun, benden sonra da çok değerli il başkanları olacaktır. Ama aynı durum başka siyasi partiler ve il başkanları için geçerli olmayabilir. Bu ülkede kendisini dev aynasında gören birçok dönem partisinin tabelaları bile kalmamıştır, isimleri tarihin çöp sepetindedir.
CHP bu ülkeye sandığı getiren partidir ve yalnızca sandığa inanır. Hesaplaşmayı da sandıkta yapar ve yapacaktır. Geçtiğimiz günlerde yaptığım açıklamaların tümüyle arkasında duruyorum. AKP oy kaybetmektedir, güç kaybetmektedir. İlk sandıkta gideceklerdir. Bu yadsınamaz bir gerçektir ve bu gerçeği kendileri de görmektedirler. Bütün bu şiddetin, baskının, tehditlerin, panik ve korkunun arkasında yatan işte bu akıbeti görmeleridir"