Eğitim-Sen Samsun Şube Eğitim Sekreteri Birsel Koca, sendika binasında sendika üyeleri ile birlikte yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi,
"17 Nisan 1940 yılında kurulan Köy Enstitüleri, eğitimin adım adım hayatın gerçeklerinden uzaklaştırıldığı, piyasalaştırıldığı ve muhafazakarlaştırıldığı günümüzde daha fazla anılmayı hak etmektedir. 170 Nisan Köy Enstitülerinin kuruluş yıldönümü dolayısıyla, Köy Enstitülerinin kurucuları Hasan Ali Yücel, İsmail Hakkı Tonguç ve bu eğitim kurumlarına emek vermiş eğitimcileri saygıyla anıyoruz. Köy Enstitüleri, kuruluş yasasına göre köy öğretmeni ve köye yarayan çeşitli meslek sahiplerini yetiştirmek amacını taşımaktaydı. Özellikle köy aydınlanması açısından önemli hizmetler vermiş olan bu okullar hem bir dönemin aydın kuşaklarının yetiştirilmesine kapı aralamış hem de öğretmen yetiştirme sistemi açısından bir model olmuştur.

Bugün Türkiyede yerleştirilen pratikten kopuk, dogmatikleşmiş eğitim anlayışının karşısında Köy Enstitüleri deneyimi bir bakıma yaşamla bilgi arasında bir köprü oluşturmuş ve yaşayarak öğrenme pratiklerinin geliştirilmesi adına önemli katkılar sunmuştur. Ayrıca aralarında Fakir Baykurt, Talip Apaydın, Emin Özdemir, Adnan Binyazar gibi çok sayıda edebiyat ve sanat insanının yetişmesini sağlamıştır. Üretimle iç içe gelişen bu öğrenme sürecinin getirdiği aydınlanmanın, kırsaldaki geleneksel egemenlik ilişkilerinin devam etmesini isteyen kesimlerde yarattığı rahatsızlıkla Köy Enstitülerinin kapatılmasıyla öğretmen yetiştirme sisteminde önemli bir deneyim ve birikim kaybedilmiştir.
Köy Enstitülerinden günümüze bakıldığında, gerek öğretmen yetiştirme gerekse de eğitimin içeriği açısından durumun içler acısı olduğu görülebilmektedir. Öğretmen yetiştirmede tam bir keşmekeş yaşanmaktadır. Önce YÖK ve Milli Eğitim Bakanlığı arasındaki koordinasyonsuzluk, öğretmen yetiştirme ile ihtiyaçlar arasında dengesizlik yaşanmasına yol açtı. Ardından öğretmen atamalarında tam bir kıyım süreci başladı. Eğitim fakültelerini başarıyla tamamlayarak mezun olmaya hak kazanan öğretmenlerin atamaları yapılmadı, genç öğretmenler KPSSye tabi tutulmaya başladılar. Ardından istihdam politikalarındaki esnekleştirme ve güvencesizleştirme doğrultusunda, kadrolu öğretmen atamaları her geçen gün azaltılarak yerine sözleşmeli, ücretli öğretmenlik gibi daha güvencesiz ve esnek statüler oluşturuldu. Bugün gelinen aşamada, okullarda güvencesiz, sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik yaygınlaştırılmaktadır. Ataması yapılmayan 350 bin öğretmen ise işsizdir. Dahası, ülkenin Başbakanı, her üniversite mezununun, mezun olduğu alanda iş bulmak gibi bir beklentisinin olmaması gerektiğini, önceki Milli Eğitim Bakanı ise eğitim fakültesi mezunlarının da kendilerine başka işler aramaya başlamalarını dile getirmektedir. Köy Enstitülerinin 74. kuruluş yıldönümünde, eğitim sistemimiz alt üst edilirken öğretmen yetiştirme konusunda da gelinen nokta budur.
Eğitim Sen olarak Köy Enstitülerinin kuruluşunun 74. yılında bu eğitim kurumlarının kuruluş amacını ve mantığını sahipleniyor ve aydınlanma ateşini taşıyan, demokratik öğretmen hareketinin ülkemizde gelişmesine büyük katkılar sunan tüm Köy Enstitülü eğitim emekçilerine şükranlarımızı bir kez daha iletiyoruz"