
Birtakım sapkın akımların aile ve gençlik üzerinde ciddi tehditler oluşturduğunu ifade eden Karaaslan, “Terör nasıl milli ve manevi varlığımız önünde bir tehditse bu sapkın akımlar da aynı şekilde milli ve manevi varlığımız için tehdittir. Aile müessesesinin altını oymak, çocuklarımızı ve gençlerimizi bu tuzakların pençesine itmek için son dönemde kampanyaların hız kazandığını görüyoruz. Çocuklarımızı, evlatlarımızı, ailemizi koruyacağız. Bunun için Türkiye Yüzyılı vizyonumuzda aileye önemli bir yer ayırdık. Gençlerimizi ve aileyi destekleyecek adımları bugüne kadar nasıl kararlılıkla attıysak yeni dönemde de bu çabalarımıza devam edeceğiz. Türkiye Yüzyılı kadınların ve ailenin yüzyılı olacak.” dedi.
Cumhuriyetin Kuruluşu’na giden yolda ilk adımın atıldığı Samsun’un kadınlarının Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğine kast eden her türlü girişim karşısında dimdik durduğunu ve bunlara geçit vermediğini söyleyen Karaaslan, “Samsun 1919’da Milli Mücadele’de atılan ilk adımla Cumhuriyetimizin Kuruluşu’na giden yolda tarihi bir görev üstlenmişti. İstiklal mücadelemizin başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’e dil uzatanlara, bizi biz yapan değerlerimizi ayaklar altına almaya çalışanlara, bu ülkenin kazanımlarını heba etme çabasında olanlara kadınların ve Samsun’un esaslı bir ders vereceğine inanıyorum.” değerlendirmesinde bulundu.