Türkiye Kamu-Sen Samsun İl Temsilciliğinin Öğretmenevi önünde yaptığı eylemde Acının Başkenti Soma yazan pankart açıldı. Eylemde basın açıklamasından önce saygı duruşunda bulunuldu, ardından da maden ocağı faciasında hayatlarını kaybedenler için dua okundu.
Ardından bir basın açıklaması yapan Türkiye Kamu-Sen Samsun İl Temsilcisi Mustafa Çakır, şu ifadelere yer verdi,
"Manisanın Soma ilçesinde maden ocağında yaşanan facia milletimizin yüreklerini dağlamış, 76 milyon vatandaşımızın gözü kulağı oradan gelecek iyi haberlere çevrilmiştir. Türkiye Kamu-Sen olarak faciada şehit olan işçilerimize Allahtan rahmet, milletimize başsağlığı diliyor, ölü ve yaralı sayısının daha fazla artmamasını temenni ediyoruz.
Yaşanan acının tarifi yoktur. Yüzlerce eve ateş düşmüş, babasız kalan çocuklar, çocuksuz kalan ana ve babaların, dul kalan eşlerin feryatları yüreklerimizi dağlamakta, tüm Türkiye Somadaki faciaya ağlamaktadır. Her gün ülkemizin çeşitli yerlerinde onlarca çalışanımız iş kazası nedeniyle hayatlarını kaybederken alabildiğine artan taşeronlaşma, iş güvenliği ile ilgili gerekli tedbirlerin alınmadığı, minimum maliyet maksimum kar anlayışı nedeniyle insan hayatının hiçe sayıldığı, yitip giden canların Güzel öldüler gibi ifadelerle hafife alındığı acımasız bir bakışı doğurmaktadır.
Bu üzücü olay için Somaya giden Sayın Yetkililerin ve özellikle Sayın Başbakanın açıklamaları kazazedelerin ailelerini ve tüm milletimizi derinden yaralamıştır. Zira Sayın Başbakan bu olayı sıradan bir olay gibi anlatıyor ve madencilik sektöründe bunlar olağan şeylerdir. 1862 yılında İngilterede 204 kişi,Japonyada 1904 yılında 687 kişi hayatını kaybetti diyor. İnsaf Sayın Başbakan. Hani hedef 2023 Lider Ülke idi.Hani yeni Türkiye idi. l00 -150yıl öncelerini emsal gösteriyorsunuz.Cumhuriyet tarihinin en büyük Maden Kazasıyla ve ihmaliyle karşı karşıyayız. Lütfen bunu hafife almayın. Olaya yaklaşım tarzınız bizleri rahatsız etti.Yaralar süratle sarılmalı ve ihmali olanlar en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Türkiye Kamu-Sen olarak bu olayın takipçisi olacağız.
2002 yılında 10 bin civarında olan taşeron işçi sayısı bugün toplamda 2 milyon 500 bine yaklaşmıştır. Düşük maliyetli, düşük ücretli, iş güvencesi olmayan, sendikaya üye olduğunda işten çıkarılacağı kesin olan, gerekli asgari iş güvenliği tedbirlerinden dahi yoksun bırakılan taşeron işçilerimizin yaşadığı dram Somada bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte maden ocağında çocuk yaşta işçilerimizin de çalıştırıldığını öğrenmek, denetimlerin etkin ve yetişkin personel eliyle yapılmadığı ülkemizde, çalışma hayatının ne boyutlarda olduğunu ortaya koyması açısından önemli bir göstergedir.
Yapılan araştırmalar gerekli tedbirler alınması durumunda iş kazalarının yüzde 98inin, meslek hastalıklarının ise tamamının önlenebilir olduğunu ortaya koymaktadır. Dolayısıyla nedeni ne olursa olsun bugün Somada yaşadığımız facia acı bir ihmalin sonucunda gerçekleşmiştir. Evine ekmek götürmek için yerin yüzlerce metre altında çalışan, emeğinden başka sermayesi olmayan evlatlarımızın yüzde 98 oranında önlenebilecek kazalara kurban gitmesi acımızı bir kat daha artırmaktadır.
Bugün çalışanı ve çalışan için yapılan yatırımları, ücretleri, sosyal hakları maliyet artırıcı unsur olarak gören anlayış kamu vicdanında sorgulanmak zorundadır. Bugün sendika üyesi olduğu için çalışanını işten çıkaran işveren yaptığı yanlışı görmek zorundadır. Bugün ülkemizdeki yetkililer çalışan hiç kimsenin kaderinin ölmek olmadığını, asli görevlerinin ise bu milleti yaşatmak olduğunu anlamak zorundadır. Çalışanlarımızın yüzlerindeki kömür karası kaderlerine bulaştırılmamalıdır. Bilinmelidir ki, kar da, teknolojik ilerleme de, gelişme de, insan için insanlar daha rahat yaşasın diye var. İnsanın olmadığı, insan hayatının yılsonu bilançolarındaki artı bakiyelerden daha değersiz olduğu bir dünyada bütün değerler anlamını yitirmektedir.
Bugün aramızdan yüzlerce işçimiz daha yüreklerimizi dağlayarak ayrıldılar. Alın terinin, helal kazancın, namusun ve çelikleşmiş iradenin sembolü olarak hafızalarımızdaki yerlerini aldılar. Allah bizlere bir daha böyle bir acı yaşatmasın. Emeğin en yüce değer olduğu gerçeğini idrak edip insan için yapılacak yatırımlarla hayatı güzelleştireceğimiz, taşeronlaşmanın, çocuk işçiliğinin, emek sömürüsünün, iş kazalarının son bulduğu bir ülke temennimizi bir kez daha yineliyoruz. Faciada hayatını kaybedenlere yüce Allahtan rahmet, yaralananlara geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, tüm Türk milletine baş sağlığı diliyoruz"