Açılış konuşmasını yapan Topluluk Danışmanı Prof. Dr. Kenan Erzurumlu, Değişen ve gelişen bir dünyada hedef coğrafya konumunda, her gün yeni bir dünyanın zemini olmak durumundayız. Dünyadaki güç dengelerinin değişimine şahit olmaktayız. Kırım bizim ata yurdumuzdur. Şimdi ise Kırım azınlık durumuna geldi. Ülkemizin böyle kritik bölgelerde gerekli reaksiyonları gösterememesi en büyük üzüntümüzdür dedi.
Kırımın Dünü Bugünü ve Yarını başlıklı sunumunda konuşan Prof. Dr. Haydar Çakmak, Karadeniz çanağında azımsanamayacak bir Türk halkı vardır. Kırıma baktığımızda ise Türkiyenin tarihte Kırımla fazla ilgilenmemiş olduğunu görmekteyiz. Bunun nedeni tabi ki Kırımın çok güçlü bir devletin himayesinde olmasıdır. Keşke Kırımı geç keşfetmeseydik dedi.
Kırım niçin bu kadar önemli?
Kırımın gerek toprak olarak gerekse stratejik olarak çok önemli bir konuma sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Haydar Çakmak, Sivastopol bölgesinde özellikle denizin sığ oluşu nedeniyle liman yapılamamakta. Büyük gemilerin askeri manevraları kısıtlıdır. Ayrıca Rusya bu bölgede bir etnik temizlik yapmıştır. Türkleri Orta Asyaya sürerek Rus nüfuzunu bu bölgelere yerleştirmişlerdir. Bu bölgenin bizim için önemi ise soydaşlarımızın bulunması ve komşumuz olmasıdır. Türkiye oradaki soydaşlarımızın hak ve hukuklarını sonuna kadar savunmalı ve takip etmelidir şeklinde konuştu.

Kırım Türklerinin gözleri yaşlıdır
Putinin Kırım Rus toprağıdır ifadesini duymaktan üzüntü duyduğunu belirten Prof. Dr. Cemalettin Taşkıran, Kırım Türkleri her zaman zulüm çekmişlerdir. Kırım Türlerinin gözleri yaşlıdırlar ve Rusya ile baş başa kalmışlardır. Savaşalım demiyorum ama yapacağımız şeyler olmalı. Tarih bize gösteriyor ki bu coğrafyada güçlü olmak isteyen devletler her zaman şu 3 bölgeyle ilgilenmiştir; birincisi Kafkasya, ikincisi Kırım, üçüncüsü ise Tuna havzası, yani Balkanlardır. 430dan beri Kırımda Türkler bulunmaktadırlar. Kırıma bir müddet Hazarya denildiğini de biliyoruz. Kırım 300 yıllık Osmanlı coğrafyasıdır. Kırım Osmanlı için çok önemliydi. Kırım 1783den beri neredeyse Rusyanın bir eyaleti haline gelmiştir. Kırım Rusyaya geçince Ruslar kendi kültürlerini dayatmaya başladılar dedi.
Dilde, fikirde, işte birlik olmalıyız
Stalinin dünyanın tanıdığı en büyük cani olduğunu ve milyonlarca Türkü katledip sürdüğünü belirten Prof. Dr. Cemalettin Taşkıran, 1944de 15 dakikalık bir müddet verilerek tren istasyonlarında toplanan Kırım Türkleri çok farklı yerlere sürgün ettirildiler. Sürgün edilen Kırım Türkü sayısı 500 bin civarındadır. Bugün 300 bine yakın Türk bulunmaktadır. Boşalan yerlere ise Ruslar yerleştirilmiştir. Kırımlılar Türkiye demezler, ak topraklar derler. Türkiyeyi o kadar çok severler. Rus donanması Karadenizde etkili olamaz o yüzden Kırımdan asla vazgeçmezler.
Öğretim üyeleri ve öğrencilerin katıldığı konferans soru cevap bölümünün ardından Prof. Dr. Kenan Erzurumlunun konuşmacılara plaket takdimiyle sona erdi. Kongre Kültür Merkezinin girişinde Kırımla ilgili fotoğraflar da sergilendi.
