Canik'te 30 Mart yerel seçimlerinin süreci, proje ve seçim vaatlerinden daha çok AK Partili Belediye Başkanı Osman Genç'e basın yoluyla yapılan saldırılarla tarihe geçti. Karalama kampanyasının hemen her gün yapıldığı Canik'te, illegal korsan yayınlar bile dağıtıldı, Cumhuriyet Savcılığı devreye girdi. Başkan Genç, bu karalama yayınlarının gerçekmiş gibi kamuoyuna yayın yapması üzerine Canik SKM açılışında yaptığı konuşmada, gazetelere manşet olacak açıklamalarda bulundu. Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, AK Parti İl Başkanı Fuat Köktaş ve Bakan Çağatay Kılıç ile diğer AK Partili adayların da bulunduğu mitingde 'ihanet' iddiasını ortaya koydu. Hakkında karalama kampanyası yapıldığını öne süren Genç, "Bu ihanetin AK Parti içinde de uzantıları var" diyerek, yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
ANKETLERDE 'YARIŞ HİÇ OLMADI'
Seçim sürecince, hem ihanet iddialarıyla uğraşan Başkan Osman Genç, sahada ise oldukça rahattı. Seçimi kaybetme korkusu gibi endişenin olmadığını söyleyen Genç, "Hepsi yaygaraydı. Sokaktaki vatandaş bizi gördüğünde sevgi gösterisini gösteriyordu. Ama misafir adaylar seçimi aldık, gitti, bitti diyordu. Ama anketler farklı söylüyordu. Bir yarış yoktu. Rekor çıkacak mı, çıkmayacak mı onu tartışıyorduk. Sandıktan çıkan sonuç ihanete, yaygaracılara ders oldu. Canik geçilmezdi ve seçmen hepsine dersini verdi. Sandıkta boğuldular" dedi.
30 Mart yerel seçim sürecini anlatan Başkan Osman Genç, seçime ilişkin detayları anlattı ve Canikli'ye bir kez daha teşekkür etti. İşte yerel seçimler ve Genç'in o zorlu günlere ilişkin açıklamaları..
Seçimi kazanmanızın sırrı sizce nedir?..
Seçimi kazanmanın sırrı yok. Her şey çok açık. Canik'te yaşayan vatandaşlarımız neler yaptığımızı gördü, ilçemize neler kazandırdığımızı biliyorlar. Canik Samsun'un değişen ve gelişen yüzüdür. İki dönem yaptığımız hizmetler ortada. Ne dediysek gerçekleştirmişiz. Daha önce de iddia sahipleri vardı ama yine kazanamadılar. Bu Canik'te olur. Misafir adaylar gelir, konuşurlar ve giderler. Canikli onlara dersini verir ve gönderir. Aslında bu seçim bir karnedir. Vatandaşın güven oyudur. Ben üç dönemdir bu karneyi en iyi şekilde alıyorum..

Hiç seçimi kaybeder miyim diye bir kaygınız oldu mu?.. Mümkün mü?..
Biz zaten hiç bir dönem seçilmeme kaygısı yaşamadık. Canik'te insanlar geleceğe umutla bakıyorlar. Biz bunu biliyorduk, konuştuğumuz her kişinin bize gösterdiği yakınlığın farkındaydık.. Yani bir sır değildi aslında. Ama başarımızın sırrı var elbette. Bu başarı yaptığımız hizmetlerin vatandaşın lehine olması ve vatandaşla istişare yaparak sonuçlandırmamızdandır. Ekip çalışmasını sadece Canik'te görebilirsiniz. Canik'te tüm birimler her projede katkı sahibidir. Biz çalışmalarımızı sevgi temelleri üzerine oturttuk. Özellikle teşkilatım çok iyi çalıştı. İlçe yönetiminden SKM sorumlularına, kadın kollarından gençlik kollarına kadar. Çok sayıda bize gönül verenler, gönüllü çalışanlar oldu. Biz de sabah namazı başlayan çalışmalar, gece saat 02.00'dye kadar devam ediyordu.
Canik'te seçmenin beklentileri nelerdi.. Diğer adayların projeleri var mıydı?..
Canik büyüdükçe, ilçe geliştikçe vatandaşların beklentileri de artıyor. Belki bu sorun olabilir. Çünkü kendimle yarışıyorum. AK Belediyecilik hizmetlerine örnek gösterilecek bir ilçe varsa o da Canik'tir. Canik artık turizmiyle, kentsel dönüşümleriyle, alışveriş merkezleriyle, gelişmesiyle, Samsun'un arka bahçesinden çıkıp, ön bahçesi haline gelmesiyle bir değişim yaşıyor. Üniversitesiyle, eğitimle de ön plana çıktı. Diğer adayların tek politikası vardı. Beni karalamak. Kötülemek. Ya siz iş yapan bir belediye başkanına yüklenirseniz, bu halk size prim verir mi?.. Projeleri bile yoktu. Sadece konuştular. Gezdiler, birilerini arkalarına aldılar asılsız yayınlarla vatandaşı kandırmaya çalıştılar. Sonu ne oldu. Geldikleri gibi gittiler..
Seçimde çok söz ettiniz.. 'İhanet var dediniz'... Neden yaptılar böyle bir şey..
Benim varlığım birilerini rahatsız ediyor. Bunu herkes biliyor. O ihaneti kimlerin yaptığını, kimlerin yaptırdığını. AK Parti içinde de o ihanete sahip çıkanlar var, bizzat yönetenler de. Seçim otobüsünün üzerinden haykırdım Canikliler'e.. Gazeteler dağıtıyorlar, sahte dergiler bastırıp dağıtıyorlar. Karalama yapıyorlar. O ihanetçilerle hukuk savaşımız sürüyor. Siyasi mücadelem de sürecek. Seçim sürecinde bakanımıza ve il başkanına bile ilettim. Ya bu ihanete son verin, ya da ben olayı Başbakan'a taşırım dedim. Genel Merkezin bile bilgisi olmuş. O ihanetçiler, hainlik çalışmalarına halen devam ediyorlar. Canik'teki muhalefet partilerinin adayları da buna alet oldular. Ama sonuç ne oldu? Canikli derslerini verdi. İhanetçiler kaybetti, Canik kazandı. Yalanları gerçekmiş gibi halka sundular. Seçimin son günlerinde bir dergi dağıtıldı. Derginin sahibi kopya ve sahtekarlık yapmışlar diye davacı oldu. Ben de davacıyım. O işin failleri aslında belli ama yasal olarak da bulunması gerekiyor. Savcılık da işin peşini bırakmıyor ben de bırakmam.
Neyse, o süreç devam edecek anlaşılan.. Peki seçimi kazandığınız bir an oldu mu..? Bu iş bitti dediğiniz an..
Özellikle MHP'nin adayıyla ilgili 'yok seçimi aldı gidiyor gibi' söylentiler çıkınca, ben de şaşırdım. Sokakta benim gördüğüm tersi bir durum mu var diye. Bir anket yaptırdım ki; iddialar boş, yani yaygara. Sokağa çıktığımda herkes sevgi gösterisi yapıyordu. Öyle ki bir ev toplantısına gittiğimizde bile miting havasında geçiyordu. Eşim ile birlikte karanfil dağıtmaya çıktığımızda o insanların bizlere balkonlardan seslenmesini, sevgi gösterilerinde bulunmasını görünce, bu iş bitti dedim. Ama muhalefet adayının güçlü olduğu öne sürülen bölgelere gittiğimde beklediğim ilgiyi görünce, bir bardak suda fırtına koparıldığını anladım. Hele ki mitinglerimizde kalabalık, zaten 'bu iş bitti' dedirtiyordu. Biz seçim boyunca çok rahattık. Sadece Canikliye daha fazla hizmet nasıl veririm onun planlarını yapıyordum. En az yüzde 20 fark atacağımızı önceden gördük. Yani Canik'te her gün her an 'bu iş bitmiş' denilecek bir ortam vardı. Onu göremeyenler, yaygaraya devam etti.
29 Mart gecesi uyuyabildiniz mi?..
Tabii ki bizde dediğim gibi 02.00'den önce eve çekilme yoktu. Eşim ve çocuklarım da alıştı bu halimize. Ben normalde de sürekli proje ürettiğimden mesai uygulamam yoktur. Daha çok mesai sonrası çalışıyorum. O nedenle ekibimiz çok yoruluyor diyebilirim. 29 Mart gecesi son toplantılarımızı, değerlendirmelerimizi yaptık, sonra eve gittim. Hiç uyku sorunu çekmedim. Zaten bizi seçim çalışmamız, kazanmaktan daha çok, seçmenimle bir kez daha kucaklaşmaktı. Her zaman olduğu gibi dua ettim. Allah'ım bizi utandırma, Canikli'ye verdiğimiz sözlerimizi tutmayı nasip et dedim. Sabah da erken kalktım, ailemle kahvaltı yaptım ve sonra da oyumu kullanmaya gittim. Sandık başına gittiğimde gördüğüm sevgi gösterisi her şeyi ortaya koyuyordu. Sonra bir kaç sandık daha dolaştım. Her yerde durum aynıydı. Canik'te sandıklar açılmadan sonuç belliydi zaten.. Onu muhalefetin adayları da anlamış olmalı. Çok sesleri çıkmadı ve görülmediler.
30 Mart'ta ilk sandıklar açıldığında ne düşündünüz?..
Hemen ilk sandık sonuçları gelmeye başladı. Ezici bir çoğunluk vardı. Canikli tercihini hemen hemen tüm sandıklarda bizden yana yaptı, ihanete prim vermedi. İhanet içinde olanları ve onarın yandaşlarını sandığa gömdü. Beklentileri farklıydı ama burasının Canik olduğunu unuttular. Canik geçilmez, bunu öğrenmeleri için 'sandığı görmeleri gerekiyormuş'. Canikli sandıktan çıkan sonuçla, AK Parti içinde de uzantıları olan ihanetçilere bir ders daha verdi. Onlara dedi ki; işinize bakın. Biz Canik'in geleceğini düşünüyoruz. Tüm teşkilatımız, tüm üyelerimiz ve AK Parti'ye gönül vermiş, partili partisiz bize destek veren herkese gönülden teşekkür ettim. Daha büyük rekor bekliyordum aslıda ama bu kadar karalama kampanyası yapılmasına rağmen çok iyi bir sonuçla seçimi kazandık. Canik tarihinde görmediği bir ihanet kampanyasına sahne oldu.
Kazandığınızın netleşmesi sonrası ilk ne düşündünüz?
Açık söyleyeyim, ben zaten kazanacağımdan emindim ve hiç kuşkum yoktu. Ancak, sandıktan çıkması, zaferin ilan edilmesi ayrı bir şey elbette. O sırada Canikli'nin yeniden bana yetki vermesi nedeniyle içimden herkese teşekkür ettim. Canikli'ye ne söz verdiysem tuttum. Bundan böyle de öyle olacak. Canikli biliyor ki, başkanları olarak her zaman onları geleceğe daha güvenli bir şekilde adım atmaları için mücadele verdim. Sonra da zaten halkımla bir araya geldim ve muhteşem bir mitingle, hep birlikte zaferimizi kutladık. Canik'te tek bir yarış vardır, o da AK Belediyeciliğin tüm katmanlarını vatandaşa gösterebilmek. Örnek bir ilçe olup, diğer belediye başkanlarına 'bunlar yapılabiliyor' diyebilmek. Canik'in yeni vizyonu Samsun'un bütününü etkileyen projeler olacaktır. Canik'teki örnek projeleri herkes izleyecek.
Mihriban KOÇAKER/ Halk Gazetesi
http://www.hedefhalk.com/ihanetciler-yine-derslerini-aldi-601935h.htm