Erdoğan: 25 Mart'ta Ne Çıkacaksa Çıksın SİYASET
Paylaş

Erdoğan: 25 Mart'ta Ne Çıkacaksa Çıksın

Başbakan Erdoğan, tarih yazdığı Yenikapı mitinginde meydan okuyarak, "25 Mart'ta ne çıkaracaksanız çıkarın, ezilip gideceksiniz." dedi.

HABER MERKEZİ İçerik Sağlayıcı Tarih: 23.03.2014 23:11

Ak Parti'nin "Yeniden Milli İrade Mitingi" başlıklı İstanbul mitinginin düzenlendiği Yenikapı Meydanı tamamen doldu. Miting alanında yapılan anonsla katılımcı sayısının 1.5 milyon olduğu duyuruldu. Başbakan Erdoğan ise konuşmasının sonunda alanda 2 milyon kişinin olduğunu söyledi.

"25 MART'TA NE ÇIKARACAKSANIZ ÇIKARIN"

Konuşmasında 25 Mart'ta çıkacağı iddia edilen ses kayıtlarıyla ilgili konuşan Erdoğan, adeta meydan okuyarak, "Şimdi 25 Mart'ta şu çıkacak falan diyorlar. Ne çıkarıyorsanız çıkarın, hangi iftirayı atarsanız atın bu tehditleri, bu şantajların, bu alçaklığınızın altında ezilip gideceksiniz." dedi.

ERDOĞAN, MİLYONLARA SESLENDİ

Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, miting alanında milyonlara seslendi.

"30 MART'TA EN ÖNEMLİ DERSİ PENSİLVANYA'YA VERECEĞİZ"

Erdoğan, İstanbul'daki seçkinler, elitlerin, kendisinin başkan seçileceğine inanmadığını ve her şeyin kontrol altında tutulduğunu, milletin aklını çeldiğini zannettiğini belirterek, "Milletim onlara sandıkta ağır bir ders verdi. Ama şimdi ne diyorum biliyor musunuz? 30 Mart'ta sadece onlara değil, hani bu telefonları dinleyenler var ya, Pensilvanya var ya, en önemli dersi ona vereceğiz, en önemli dersi. Bunların dershanelerine gidenler varsa yavrularımızı lütfen oralardan alın, alın" dedi.

"YA SEN HOCA MISIN SENARİST MİSİN?"

Milli Eğitim Bakanlığı'nın hafta sonlarında takviye kurslarını ücretsiz vereceğini bildiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Yıllarca bunlar bizi sömürdüler ya, sülük gibi sömürdüler. Ama sülük faziletli, sülük zararlı kanı emer. Bunlar bizim helalimizi yediler ya. 'Sadaka' dediler yediler, 'zekat' dediler yediler, 'kurbanlık koyun' dediler yediler, 'adak' dediler yediler. Benim sevgili Peygamberimi, kendi televizyonunda miraçtan indiriyor kamyonete bindiriyor. Bu senaryoları da o onaylıyor biliyor musunuz? Senaryolar onun onayından geçiyor. Ya sen hoca mısın senarist misin? Nesin? Merhum Savaş Ay soruyor; 'Hiç oy kullandınız mı?'. 'Bir kere kullandım' diyor. 'Peki bundan sonra?' 'Hazreti Cebrail parti kursa, ona bile oy vermem' diyor. Ya bizde meleklere iman var. Sen bu lafı nasıl kullanırsın. Hazreti Cebrail'in işi gücü yok da parti mi kuracak ya? Onun yapacağı iş belli zaten. Ama sen bu lafı nasıl söylersin? Bizde bir laf var, 'Teşbih hata kabul etmez' diye. Bu ne demektir biliyor musunuz? Benzetmeyi yaparken doğru yapacaksın. Yanlış benzetme asla olmaz. Bunun yaptığı benzetme rezalet, rezalet.

"İYİ NİYETİMİZİN KURBANI OLDUK"

İyi niyetimizin kurbanı olduk. Başörtülü kızlarımızın, üniversiteye giderken başlarını açmaları noktasında fetva veriyor beyefendi. Niye? Çünkü 28 Şubatçı generaller onu istediler. Ya sen nasıl hocasın be? Ama 28 Şubat öncesinde öyle demiyor, o zaman başka. Akşam başka, sabah başka. 5 ay önce başka, 5 ay sonra başka. 5 ay önce duadan bahsediyor, 5 ay sonra aynı cümlelerle beddualardan bahsediyor. Müslüman, Müslümana beddua eder mi ya? Bırak, insana bile... Çünkü biz bir rahmet peygamberinin varisleriyiz. Asla... Biz gazapla emredilmedik, rahmetle emredildik."
Erdoğan, imam hatiplerin, meslek liselerinin orta kısımlarını kapatanların, üniversiteye başörtülü kızların girişini engelleyenlerin, katsayı engelini koyanların belli olduğunu belirtti. Alandakilere, "Ne oldu kalktı mı? Artık rahatlıkla yavrularımız  4+4+4 ile imam hatiplerin derslerine giriyor mu? Engel var mı? Katsayısı da kalktı mı? İstediği üniversiteye gidiyor mu? Bitmedi. Devlet dairelerinde de çalışabiliyor mu?" sorularını yöneltti. Erdoğan, alandakilerden "Evet" yanıtını aldı.

"EY PENSİLVANYA, DAHA NE İSTİYORDUN!"

Başbakan Erdoğan, "Ey Pensilvanya daha ne istiyordun? Üniversite dedin, sana üniversite verdik. 17 tane üniversiteye sana müsaade verdik. Ne istiyordun ya? Dünyanın değişik yerlerindeki okullarını ziyaret etmemizi istediğinizde, oralara gidip ziyaret ediyor, oralardaki devlet, hükümet başkanlarına biz refere oluyorduk ya. Ne istiyordun sen bizden? Unutmayın, kişi sevdikleriyle beraber haşrolunacaktır. Pensilvanya sen Bahçeli'yle, sen Kılıçdaroğlu'yla haşrolunacaksın. Ama biz de işte biz de bu meydandakilerle haşrolunacağız. Biz vatan, millet, bayrak yolundayız, samimiyetle bunu devam ettiriyoruz" diye konuştu.
İstanbul'a büyükşehir belediye başkanı olduğu 4,5 yıl, hep aynen bugün söylenenlerin, söylendiğini dile getiren Erdoğan, "En sonunda ne oldu? Siirt'te Ziya Gökalp'e ait şiiri okudum, bu şiirden dolayı tuttular, 'Haydi Pınarhisar' dediler. Tabii ne gelir ki elden? 'Kader bu emir' dedik; Çünkü 'kaderin üstünde bir kader var' dedik. Bizim elimiz silahlı değil ki. Biz hizmetkardık, İstanbul'a bunca hizmetler yaptık. Nereden çıktı bu iş? Dediler ki 'Sen, böyle böyle böyle dedin, devletin nizamını bozmaya yönelik konuşma yaptın.' 'Nedir?' dedim. Önüme bu şiiri çıkardılar" diyerek, alandakilerle "Minareler süngü, kubbeler miğfer/ camiler kışlamız, müminler asker" dizelerini okudu.

"MİLLİ İRADENİN DE ÇALINMASINA KARŞI DİMDİK DURUYORUZ"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, faşizan, baskıcı 27 Mayısçı blok ile mücadelelerini sürdürdüklerini belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Türkiye'nin yapısını demokrasi dışı yollarda dizayn etmek isteyenlere karşı fırsat yok. Meydanlarda kin, nefret, öfke ayrımcılık diliyle... Ama bizim kitabımızda o dil yok, kin yok, nefret yok. Gazete sayfalarında, televizyon ekranlarında milleti ve millet iradesini tahkir eden bir dille konuşuyorlar. Benim meselem, milletimin hak meselesidir, benim meselem milletimin hukuk meselesidir. Biz, hukuku çiğnemek isteyenlere karşı dik duruyoruz. Biz, yargı darbesi yapmak isteyenlere karşı dik duruyoruz. Milletin malının çalınmasına karşı 12 yıl dik durduk, milli iradenin de çalınmasına karşı dimdik duruyoruz."

"BİZ NE YAPTIK, ÖDEDİK SIFIRLADIK, ŞU AN BORÇ VAR MI?"

Erdoğan, MHP'nin, iktidarı, IMF'ye 23,5 milyar dolar borçla devrettiğini belirterek, "Biz ne yaptık. Ödedik, sıfırladık. Şu anda borç var mı? Yok. IMF bizden borç istiyor. 5 milyar dolar. 'Tamam' dedik, veririz. Veren el, alan elden üstündür" ifadelerini kullandı. 
"Bunlar 'Milliyetçiyiz' diyorlar ya, bunlar kafatası milliyetçisi. Bunlar öyle vatanını sevmek, milletini sevmek, burayı güçlendirmek, böyle bir şey bunlarda yok. Merkez Bankası bizim milli bankamız değil mi? Merkez Bankası'nın kasasında ne vardı biliyor musunuz? 27,5 milyar dolar" diyen Erdoğan, Merkez Bankası'nın kasasında şu anda 128 milyar dolar olduğunu söyledi.

"EVELALLAH DİMDİK AYAKTAYIZ"

Erdoğan, şöyle devam etti:
"Ah ah... Faiz lobisi çalışıyor, mafya çalışıyor yine çökertemiyorlar. Evelallah dimdik ayaktayız. Allah'ın izniyle, milletimin dualarıyla biz dimdik ayaktayız. İnşallah daha iyi olacak. Bunlar Türkiye'yi farklı zannettiler. Onun için de yanlış yollara başvurdular. Bununla da kalmadık. Benim çiftçi kardeşime, memur, esnaf kardeşime çileler çektirdiler. Çiftçiye, Ziraat Bankası yüzde kaç faizle kredi veriyordu biliyor musunuz? 59. Biz yüzde 5. Esnafa yüzde kaç faizli kredi veriyorlardı biliyor musunuz? Halk Bankası yüzde 47. Biz yüzde 4-5... Aradaki fark benim esnafımın cebinde kalıyor, çiftçimin cebinde kalıyor. Bitmedi. İşçiyi, memuru sömürdüler. 'Zorunlu Tasarruf' adı altında, yıllarca para kestiler. Ne kadar biliyor musunuz? 13,4 katrilyon... Başbakan oldum, önüme getirip bunu koydular. 'İşçiye, memura bu kadar borç var' dediler. 'Bir devlet, işçisine, memuruna borçlu olamaz' dedim. Hemen bunu ödeyeceğiz. Süratle 13,5 katrilyonu ödedik. Bununla da kalmadı,  'Konut Edindirme Yardımı' dediler. Bununla ilgili yine para kestiler. 3,5 katrilyon... Onu da biz ödedik. Ne oldu? 17 katrilyon... Ya MHP, ey CHP, ey DYP eskiden tabii, ta oralardan başlıyor, hepsi inim inim inlettiler, işçiyi de memuru da... Biz aksine... Bizim farkımız bu. Eğitime bakıyorsunuz farkımız bu. Sağlıkta farkımız bu. Adalette, emniyette farkımız bu. Bu ülkede ayrıcalık artık yok. Batı'da ne varsa, Doğu'da da o olacak. Kuzey'de ne varsa, Güney'de de o olacak. Yani, etnik milliyetçiliğe hayır. Bölgesel milliyetçiliğe hayır. Dinsel milliyetçiliğe hayır. Dolayısıyla ben Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi, Gürcüsü, Romanı, Boşnağı, Arnavutu, aklınıza ne gelirse, ülkemdeki 77 milyonu, beni yaradan Allah yarattığı için seviyorum. Onun için ne diyoruz? Tek millet..."

"MİLLİ GÜVENLİĞİMİZE AĞIR BİR SALDIRI DÜZENLEDİLER"

Başbakan Erdoğan, birçok olaylar bahane edilerek yapılan ağır saldırıları vatandaşlarla birlikte atlattıklarını ifade etti. 
17 Aralık'ın da aynı şekilde olduğuna işaret eden Erdoğan, "Yolsuzluk ve rüşvet iftirası altında, bizden ziyade Türkiye'ye, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne, milli güvenliğimize ağır bir saldırı düzenlediler, planlı" değerlendirmesinde bulundu. 
Erdoğan, şöyle devam etti: 
"Bu saldırılarda en küçük bir mertlik yok. Bu saldırılarda dürüstlük yok, bu saldırılarda ahlakın kırıntısı yok. Önlerine ne gelirse ahlaksızca, hayasızca, namertçe, alçakça, haince ona saldırıyorlar. Kutsal değerlere saldırıyorlar, milletin iradesine saldırıyorlar, kardeşliğimize, çözüm sürecine saldırıyorlar, birliğimize saldırıyorlar. Ekonomiye, emeğe, sofradaki ekmeğe saldırıyorlar. Evlerinde, yurtlarında, Pensilvanya gece seansları yapıyor, beddua seansları yapıyor. Bu beddua seanslarında, bana beddua ediyorlar. Varsınlar, etsinler hiç önemli değil. Kötü söz sahibinindir. Bitmedi. Geçenlerde baktım bir şey daha düşmüş. Ne diyor, 'O uzun bize çok hainlik etti' diyor. Şu hale bak. Ya sen biçim hoca efendisin ya?
Eğer dürüstsen, 99'da bu ülkeden niye kaçıp gittin? 15 yıldır kaçaksın, uydurma bir pasaportla kaçtın, gittin. İlkokul mezunu ve öbür taraftan da maalesef hak etmediği bir pasaportla kaçış...

TWITTER'IN KAPATILMASI

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Twitter'a tedbir amaçlı erişim engeline değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü: 
"Twitter, yargının aldığı kararlar nedeniyle Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) tarafından erişime kapatıldı. Yargının aldığı kararlar nedir? Bir vatandaşımız, bir hanım kardeşimizle ilgili Twitter'da son derece alçakça twetler atılıyor. Son derece alçakça, son derece hayasızca ve edepsizce twetler atılıyor. Onun dışında, sahte hesaplar üzerinden bazı şahısların kişilik haklarına çok yoğun saldırılar oluyor. Yani özel hayatın korunması diye bir olay var. Bunlarda böyle bir şey yok. Bu şahıslar, mahkemeye başvuruyor. Bu hakaretlerin, bu rencide edici, aile düzenini sarsıcı içeriklerin kaldırılmasını istiyor. Mahkeme bunların kaldırılması hakkında hüküm veriyor. Bu hükmü, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'na bildiriyor. TİB ne yapıyor? Twitter'a diyor ki; 'Bak böyle mahkeme kararları var, şikayet var, bundan mağdur olan insanlar var, bu içeriği kaldır' diyor.

"MEDYA, BUNU İYİ DİNLE"

Medya, bunu iyi dinle. Günlerdir köşelerinizde, televizyonlarda yalan, yanlış yorumlar yapıyorsunuz.

"KONU BANA GELDİ 'NE GEREKİYORSA YAPIN' DEDİM"

Ama Twitter bunu umursamıyor ve olay bana geliyor. Ben de diyorum ki kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. 'Ne gerekiyorsa bunu yapın' diyorum. Bir defa bütün dünyanın bilmesini istiyorum. Twitter, ABD anayasasına, yasalarına uyuyor. İngiltere'nin kurallarına uyuyor, Almanya'nın, Rusya'nın, Çin'in, Hindistan'ın diğer birçok devletin kurallarına uyuyor, bu ülkelerle iş birliği yapıyor. Ama mesele Ukrayna olunca, Mısır olunca, Türkiye olunca, diğer devletler olunca Twitter çıkıyor, özgürlükten bahsediyor.

"FACEBOOK AHLAKSIZLIKLARINDAN VAZGEÇERSE..."

Twitter dürüst davranacaksa her türlü desteği vereceklerini belirten Erdoğan, "Youtube dürüst davranacaksa her türlü desteği veririz. Facebook, ahlaksızlıklarından vazgeçerse destek alır ama aileleri bozacaksa, aileleri ifsad edecekse karşısında Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni bulur.

"25 MART'TA NE ÇIKARIRSANIZ ÇIKARIN"

Ah kardeşlerim ah, bunlarda neler var neler. Şimdi ne diyorlar? '25 Mart'ta şu çıkacak, 30 Mart'ta şu çıkacak'. 29 Mart olur, 30 olmaz tabi. Ne çıkarırsanız çıkarın. Hangi montajı, hangi dublajı çıkarırsanız çıkarın. Hangi yalanı söylerseniz söyleyin, hangi iftirayı atarsanız atın, bu tehditlerin, bu şantajların, bu montajların, bu alçaklığınızın ve ahlaksızlığınızın altında ezilip gideceksiniz" diye konuştu.
Erdoğan, birilerinin daha şimdiden 30 Mart akşamı hangi yalanları söyleyeceklerini, hangi bahanelerin arkasına sığınacaklarını konuştuklarını kaydetti.
Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

"ÇAMUR ATMANIN PROVASINI YAPIYORLAR"

"Çünkü neticeyi görüyorlar. 'Acaba' diyorlar, 'böyle başarısız bir netice için ne söyleyeceğiz?' Şimdi onu düşünüyorlar ve prova içindeler. Çamur atmanın provasını yapıyorlar. Kardeşlerim, senaryolar yazıyorlar, tabi büyük senaristleri var. Büyük senaristleri var Pensilvanya'da. Bunlar kendilerini ne zannediyor ya. Bize iftira, çamur atınca milletin bunlara oy vereceğini mi zannediyorlar? Kardeşlerim, bu oyunu 30 Mart akşamı bozuyoruz. Bunların ablaları varmış. Size geldiler mi? Ne yaptınız? Gönderdiniz. Bir de şunu söyleseydiniz. 'Partinizi kurun da öyle gelin' deseydiniz. Dediniz, güzel. Bizim ablalarımız da burada. Ablalar 6 gün var. Ama çok çalışacağız. Kapı kapı dolaşacağız. Durmak yok, ona göre.

"30 MART AKŞAMI GÜLEN BİZ OLACAĞIZ"

İnşallah 30 Mart akşamı gülen biz olacağız. Abiler size de geldiler mi? Bunların abileri varmış. Ne dediniz? 'Partinizi kurun da gelin' dediniz mi?  Abiler 6 gün, kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Durmak yok ve sandıklara da sahip çıkacağız. Kuş uçurtmayacağız kuş, ona göre."

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.