Türk Enerji-Sen Orta Karadeniz Şube Başkanı Şuayip Deniz Demir, yazılı bir açıklama yaptı. Demir açıklamasında şu ifadelere yer verdi,
"Kamu çalışanları 2010 senesinde yapılan referandumda araya şıkıştırılan bir madde ile kağıt üzerinde toplu sözleşme hakkına sahip olmuştur. Aradan iki sene geçtikten sonra da yetersiz haliyle Toplu Sözleşme Yasası ilk ham meyvesini vermiştir.
2012 yılında yapılan Toplu Sözleşmede özellikle emekli maaşları konusunda gelişme bekleyen memur arkadaşlarımızı hayal kırıklığına uğratmıştır. % 3lük % 4lük zamlarla beraber, özlük hakları ile sosyal haklar anlamında elle tutulabilir bir kazanım elde edilememiş; Toplu Sözleşme Masasında memuru çoğunluk üye sayısıyla temsil eden Memursenin Hakem Heyetine getirdiği üyesi bile, Hükümetin teklifleri lehinde oy kullanmıştır.
Kamuda 950 bin memur emekli olmak istemekte, bir o kadar üniversiteli işsiz kapıda beklemekte iken; emekli maaşı, fiili maaşının yarısına düştüğünden emekli olamamaktadır.
Biz yaptığımız çalışmalarla, hazırladığımız argümanlarla emekliliği dolmuş arkadaşlarımızın emekli ikramiyelerinin ve emeklilik maaşlarının mücadelesini verirken görüyoruz ki asıl bu işi dile getirmesi gereken sözde yetkili sendika ise sendikacılığı, memurun maddi ve sosyal haklarını bir kenara koymuş, Demokrasi Havarisi olarak anayasayla hak ve özgürlüklerle uğraşmaya başlamış, kamuda çalışanların kılık kıyafetiyle, saçıyla sakalıyla ilgili çalışmayı ön plana almıştır.Halbuki kılık kıyafet serbestliği olacaksa, tek başına iktidar olan bir siyasi parti vardır ve bu konuda destek olacak muhalefetle beraber istediği özgürlükçü yasayı, istediği zaman çıkaracak güce sahiptir.
Dün Siyasi İktidara Memurun İş Güvencesi Elinden Alınsın diye teklif verenler, bugün özgürlükten serbestlikten dem vurarak hak arama mücadelesi görüntüsünde vitrin yapma peşindedir.
Memur hakları yerlerdeyken, memurun emekli olabilme özgürlüğü elinden alınmışken kimse çıkıp da çalışanlara özgürlükçü rolü oynamasın"