ZAFER GÜLER kimdir?
1951 Terme doğumlu olan Zafer Güler, ilkokulu Terme'de orta okulu Samsun Ticaret Lisesi'nin oırta bölümünde okudu. Genç yaşta okuldan ayrılan Zafer Güler, 15 yaşında ciklet satmaya başlayarak ticaret hayatına başladı. 1986'ya kadar gıda, otomotiz, konfeksiyon işleriyle uğraşan Zafer Güler, bu tarihten itibaren akaryakıt sektöründe hizmet vermekte. Bir dönem Terme TSO başkanlığı yapan Zafer Güler son üç yıldır PÜİS Samsun Şube Başkanlığı görevini yürütmekte.

47 YILDIR TİCARETİN İÇİNDE
Zafer Güler ile sohbetimize ticaret hayatına giriş hikayesi ile başladık. Samsun Ticaret Lisesi Orta bölümüğnde okurken orta 2'nci sınıftan ayrıldığını belirten Güler, ''Ailemizin belediyenin karşısında hırdavat dükkanı vardı. Askere gidene kadar burada tezgahtarlık yaptım. !973'te askerden geldikten sonra, 4 yıl oto yedek parça işi yaptım. Yedek parça işinin ardından konfeksiyon işine girdim. Bu arada Terme'de un, tuz, nişasta, karbonat imalatımız devam ediyordu. Bu işimiz 1986'ya kadar sürdü. 1986 yılında bir komşumuzun akaryakıt istasyonunu satışa çıkarmasıyla akaryakıt işine girdim. O dönem 2 bin metre kare alan üzerinde iki adet koldan çevirmeli pompa ile işe başlamıştık. Sektöre girdiğimizde kardenizde ilk elektronik pompayı koyanlardanız. Çünkü yeniliklere açık olunması gerektiğine inanıyoruz. 2004 yılına bu işi ortak yürüttük. 2004 yılından itibaren tek başıma yapıyorum. Bu işi yapmaya başladıktan sonra STK'larda görev almaya başladım. Terme'de 8 yıl Ticaret ve Sanayi Odası başkanlığı yaptım. Daha sonra görevimiz bitince sendikacılıkla ilgilenmeye başladım. 90'lı yıllarda Genel Başkanımız İsmail Aytemiz PÜİS Genel Balkanı olmasıyla birlikte Samsun şubede görev aldım yaklaşık. 22 yıldır sendikada görev yapmaktayım. Mesleğimi severek yapıyorum. 62 yaşındayım pazar günleri dahi ticaretten uzak kalmadım'' dedi.
İSTASYONLAR AVRUPA'NIN ÖNÜNDE
Akaryakıt sektörünü değerlendiren Zafer Güler, Samsun'da 60'a yakın akaryakıt istasyonu olduğunu belirterek, ''Bugün Türkiye'deki akaryakıt istasyonları Avrupa'daki istasyonların her anlamda önünde. Modern olması, verilen hizmetin kalitesi gibi her açıdan Avrupa'dan önde. 2005 yılındaki özelleştirmesiyle, EPDK'nın akaryakıt istasyonlarını disipline etmesinin ardından, ciddi anlamda istasyonlara denetim geldi. Bu denetimlerin tüketici açısından bir çok faydası oldu'' dedi.
DEVLET KAÇAĞIN PEŞİNE DÜŞMELİ
Sektörün en büyük sıkıntısı akaryakıt fiyatlarının yüksekliği olduğunu belirten Zafer Güler, ''Sektörün ikinci bir sıkıntı ise illegal çalışma. Biz tüketiciye kendimizi anlatmakta sıkıntı çekiyoruz. Tüketici ucuz ürüne ulaşıyor. Tüketici ucuz ürünün ne için ucuz olduğunu bilmiyor. Bunu da bilme şansı da yok. İllegal çalışmanın önüne geçilirse bugün yapılan zamlara gerek kalmaz. Devlet önce kaçağın peşine düşmeli. Kaçak önlenirse sektör üyük bir rahatlık yaşar'' dedi.

22 YILLIK SENDİKACI
Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası'nda 1990 yılından itibaren çeşitli garevler yaptığını belirten Zafer Güler, ''Sendikacılık hayatında ciddi işler yaptık. Bugün PÜİS Samsun Şube Başkanlığı yapıyorum. Eski başkanımız Ahmet Özmen'den görevi devraldım. Üç yıldır devam ediyoruz. Sektördeki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Arkadaşlarımıza nasıl en iyi hizmeti veririz, bunun için çalışıyoruz. Türkiye ve dünyada sektör nereye gidiyor. İstasyondan beklentiler nelerdir bunlarla ilgili uğraş veriyoruz'' dedi.
YATIRIMCIYA DEVLET DESTEĞİ ŞART
Samsun ekonomisi hakkında fikirlerini ifade den Zafer Güler, ''Samsunekonomisi son 20 yıldır ivme kazanarak büyüyor. Nüfus artıyor, dışarıdan gelenler Samsun'u hareketlendiriyor. Gelenler kültürü ile geliyor. Cumhuriyet tarihinde Samsun tam anlamıyla bir ticaret şehri idi. Konsoloslukların olduğunu biliyoruz. Yakın bir tarihe kadar Samsun'da onlarca fabrika vardı. Samsun Karadeniz'in İstanbul'u idi. Bundan sonra olmaması için hiçbir neden yok. Ancak yatırım gelmesi için yatırımcıya karşı devlet desteği çok önemli. Devlet desteği yatırımları çekecektir.
DOLAYLI VERGİLER KALDIRILMALI
Ülke ekonomisini de değerlendiren Zafer Güler, ''Ekonomi sayfalarına baktığımızda ödenmeyen çek ve senetler sayısı artmış durumda. Geçmişte inanlar kestiğim çeki ödemezsem cezaevine girerim korkusunu yaşıyordu. Şimdi ise çek yazmanın bir anlamı kalmadı. Çekle alışveriş yapmaktan imtina ediyoruz. Bunlar ticarette güven kaybına yol açan durumlar oldu. Son dönemde ülkede para sirkülasyonu sıkıntısı var. Devletin aldığı dolaylı vergiler piyasalara büyük sıkıntı veriyor. Dolaylı vergiler kaldırılmalı. Başka kaynaklar bulunmalı. Devlet halka entegre olmalı. Alınan vergilerin oranı düşürülse, yatırım artar. Yatırımın artması istihdam demek. Ülkenin en büyük sorunu işsizliktir. Bu sorunu özel sektör ile aşabiliriz. Devlet bu anlamda üstüne düşeni yapmalı'' dedi.

KLASİK OTOMOBİL VE TÜRK SANAT MÜZİĞİ
Sanat müziği ve klasik otomobil merakı olduğunu da ifade eden Güler, ''Her insanın hobisi olduğu gibi hobilerim var. Eski otomobillerle uğraşıyorum. Onları alıp revize ediyorum. Her zaman böyle bir aracım oldu. 65- 70 model otomobilleri alıp modifiye etmek benim için büyük bir zevk. Öte yandan sanat müziği ile uğraşıyorum. 7 yıldır DSİ TSM korosunda korist ve solist olarak görev alıyorum. Sanat çok önemli, sanata yönelmek lazım'' diye konuştu.