AK Parti İlkadım İlçe Başkanlığı 3. Olağan Kongresine katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Beşir Atalay, burada bir konuşma yaptı. Kongreye Beşir Atalayın yanı sıra AK Parti MYKY Üyesi Ahmet Demircan, Samsun Milletvekilleri Tülay Bakır, Mustafa Demir ve Ahmet Yeni, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanvekili Turan Çakır, AK Parti İl Başkanı Fuat Köktaş, ilçe belediye başkanları ve partililer katıldı.
Kongrede İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok, AK Parti İl Başkanı Fuat Köktaş, Samsun Milletvekilleri Ahmet Yeni, Tülay Bakır ve Mustafa Demir, MKYK Üyesi Ahmet Demircan birer konuşma yaptılar.
SAMSUN KARADENİZİN BAŞKENTİDİR
Konuşmasına Samsuna övgüler yağdırarak başlayan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Beşir Atalay konuşmasında, Samsun Türkiyede devamlı bir ayrıcalığa sahiptir. Partimiz açısından da bizim en güçlü olduğumuz en fazla desteğini aldığımız illerimizden birisidir. Daima Büyükşehir Belediyesi bizim olmuştur. Partimizin tarihi açısından Samsun özel bir değere sahiptir. Samsun Karadenizin başkentidir. Samsun bütün yolların kavşak noktasıdır görüşlerine yer verdi
GENEL SEÇİMLER 7 HAZİRAN 2015 TARİHİNDE YAPILACAK
Genel seçimlerin erken bir tarihe alınması gibi bir durumun gündemlerinde olmadığını belirten Atalay, Her ne kadar hepimiz çok seçimli bir yıl yasadıysak da seçimlerin olmadığı bir döneme geçerken, haziran ayının ilk haftasında son bir genel seçim yapacağız. Seçim erkene alınacak mı? Öyle bir ihtimal var mı? diye konuşuluyor. Öyle bir ihtimal yok. Biz AK Parti olarak daima seçimlerin zamanında yapılmasını tercih ettik. Genel seçimlerin bir iki zaruret dışında birisi 2007 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçiminin krize girmesidir. Mecburen bir erken seçim yapmış olduk ama biz genelde seçimleri zamanında yaparız. Son MYKmızda da seçimlerin tarihi ile ilgili görüşmelerimiz oldu ve biz seçimleri 7 Haziran 2015 günü genel seçim yapılacak. Seçimlerin erkene alınması diye şunda gündemimizde bir konu yoktur diye konuştu.
TÜRKİYE ESKİDEN ACILARIN YAŞANDIĞI BİR ÜLKEYDİ
Eskiden Türkiyede vatandaşların devletine güveni olmadığının altını çizen Atalay, AK Partinin temel 2 ekseni var: Birincisi Türkiyeyi daha fazla demokratikleştirmek, ikincisi Türkiyeyi daha fazla kalkındırmaktır. Bu ikisi bizim ana eksenimizdir. Yani birisi adalet partimizin ismi, birisi de kalkınmadır. Bu ikisi bizim temel politikamız olmuştur. Biz bu 12 yılda bu iki alanda da çok büyük gelişmeler sağladık. Türkiyede demokrasinin, millet iradesinin, seçilmiş meclisin ve hükümetin üzerindeki vesayet mekanizmalarını kaldırdık. En önemlisi budur. Türkiyede milletin iradesi hedefine ulaşmıyordu. Millet seçiyordu, meclis toplanıyordu, hükümet kuruluyordu ama birileri geri planda kontrol edici, gözetleyici, uyarıcı, gerekirse hizaya getirici bir rol oynuyordu. Siyasete çeki düzen veriyorlardı. Milletin iradesi havada kalıyordu. AK Parti bu dönemi sona erdirdi. Gerçek demokrasiyi bu manada Türkiyeye biz getirdik. Gerçek demokrasi şekli olarak sandıklarda oy kullanılması değil, kullanılan oyların hedefine varması ve o iradenin ülkeyi yönetmesidir. Demokratikleşme tasnifi içerisinde özgürlük alanlarını genişlettik. Her alanda Türkiyede her vatandaş kesiminin devletle bir sorunu vardı. Vatandaşlar devletle kavgalıydı. Kimi inancını özgürce yaşayamadığı için, kimi kıyafetini özgürce giyemediği için, kimi ana dilini konuşamadığı için, kimi inandığı mezhebi yaşayamadığı için, kimi kendi kültürünü yaşayamadığı için hatta kimi kendi şarkısını söyleyemediği için her kesimin devletle sorunları vardı ve kavgalıydı. Benim de devletle sorunum vardı. Güvenim yoktu devlete, kimsenin güveni yoktu. Devlet bir bürokratik kesimin elinde baskı unsuruydu. Ülkemizde yasaklar vardı. Tabular vardı, baskılar vardı, zulümler vardı, işkenceler vardı. 28 Şubat gibi süreçlerde 10 binlerce kızımız okullarından ayrılmak zorunda kaldı. Acıların yaşandığı bir ülkeydi. Tabi ki vatandaşın devlete güveni yoktu. Vatandaş ile devlet arasında sağlam bir bağ yoktu. AK Parti bunu en önemli sorun olarak gördü. Biz her alanda bu sorunları çözeceğiz dedik. Devlet ile vatandaş arasındaki sorunları çözeceğiz. Çünkü AK Parti önce insan dedi. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. Devlet insana hizmet için vardır. Devlet esas değildir. Esas olan insandır. AK Parti böyle yola çıktı. Onun içinde kim ana dilini konuşamıyorsa konuşacak bu ülkede. Kim dini eğitimini alamıyorsa alacak, kim kıyafetini özgürce giyemiyorsa giyecek, kim kültürünü yaşayamıyorsa yaşayacak. Biz bunların büyük bir kısmını gerçekleştirdik. Vatandaşın Türkiyede devletle ilişkisi bizim dönemimizde tekrar rayına oturuyor. Vatandaş kendi devletine daha fazla güvenmeye başladı. Bu köprüyü kurmak bu devlete de büyük bir hizmettir şeklinde konuştu.
2023 HEDEFİMİZ İŞSİZLİĞİ YÜZDE 5LERE DÜŞÜRMEK
İşsizliği 2023 hedefleri içersinde yüzde 5lere kadar düşürmek olduğunu belirten Atalay, şöyle konuştu: Bir iki gündür işsizliğin yükseldiğini söylüyorlar. Bilenler bunu biliyor. İşsizlik Türkiyede yükselmiyor. 1 yılda 2013 yılı Ağustos ayından 2014 yılı Ağustos ayına Türkiyede istihdam edilen sayısı yani üretilen iş alanı 1 milyon 300 bin kişidir. Üniversite mezunumuz yılda 2002 yılındakinin iki mislisine çıkıyor. Biz kızların eğitimine özel bir önem verdik. İşgücüne giriş dediğimiz yani iş arayanların sayısı çok yükseliyor. O yıllara göre 2 milyon daha fazla. Üniversite mezunu çoğalıyor ve herkes iş buluyor. Önceden kadınlarda iş bulmak ve iş aramak için başvuranların sayısı düşüktü. Şimdi bizim getirdiğimiz sistem sayesinde hepsi okuyor, üniversite mezunu oluyor ve işe girmek istiyor. Bu oranlar tamamen onlarla ilgilidir. Tabi ki bunlara da iş bulmak durumundayız. İnşallah Türkiye geliştikçe onlarda olacaktır. Bizim 2023 hedefimiz işsizliği yüzde 5lere kadar düşürmektir. Bu konuları değerlendirirken bütün bu rakamlara ve verilere bakmak gerekir.
ANAYASA DEĞİŞMEDİKÇE TÜRKİYEDE İLERİ DEMOKRASİYİ KURAMAYIZ
Genel seçimlerden sonra ilk işlerinin anayasayı değiştirmek olduğunu ifade eden Atalay, konuşmasını şöyle sürdürdü: Bu genel seçim 2023 hedeflerimiz için önemlidir. Bu anayasa rafa kalkmadıkça, yeni anayasa yapılmadıkça Türkiyede ileri demokrasiyi kuramazsınız. İçinde pek çok değişiklik yaptık ama halen anayasanın omurgası duruyor ve bir ihtilal yönetiminin yaptığı bir anayasadır. Dolayısıyla 2015 seçimin sonrası bizim önümüzdeki en önemli ajanda bu yeni anayasadır. İnşallah milletimiz bize o imkanı ve yetkiyi verir. Ama biz bunun için çok çalışacağız. Burada belki geçmiş dönemlerde yaptığımız değişiklikler var ama bunu anlatmamız gerekir. Tek başımıza iktidar oluruz inşallah anayasayı değiştiririz. Ya da bu dönem olduğu gibi meclisteki diğer partilerle de mutabakatlar arayarak bu konuda elimizden geleni yapacağız. Ama 2015 seçimi bizim bir anlamda yeni anayasaya çok kısa sürede kavuşma dileğimizin olduğu bir seçim olacaktır.

CHP İKTİDAR OLSA YİNE MUHALEFET YAPAR
Konuşmasında CHP ve MHPye yüklenen Atalay, Diğer partilerle ilgili Türkiyede milletin bir beklentisi yok. Teşkilatlarımız bunu kendi illerinde de görüyorlar. Burada CHP müzmin bir muhalefet, zaten iktidar olsa da herhalde muhalefet yaparlar. Çünkü genlerine işledi. CHP demek muhalefet demek. Kendi içinde büyük sorunlar yaşıyor. Doğrusu dışarıdan bir şeyler arıyorlar. Kılıçdaroğlu ortaya bir şey attı. İstihbarat teşkilatı bizimle ilgili içimize dönük çalışmalar yapıyor diye ama bu cümlenin ötesinde bir tane bilgi yok. Kim ne yaptı, neyi yaptı, hangi çalışma? Bir tespit ve gerekçe olur ki bunu söylersiniz. Bunların hepsi seçime giden yolda bir anlamda kendi içinde çok yorgun, zor günler yaşayan bir partinin bu tür haberlerle güya güç kazanmasıdır. Bunlar çok ucuz politikalar. Kılıçdaroğlunun bir huyu vardır. Önüne bir dosya getirirler içi boştur aslında. O çok heveslidir ve hemen üzerine atılır bundan büyük şeyler çıkaracağım diye ama sonunda elinde hiçbir şey kalmaz. MHP marjinal bir partidir. Bir defa iktidar oldu ve onda da Türkiye ne duruma düştüğünü herkes biliyor. Şu anda da milletin umudu olmaya biz devam ediyoruz. Her kamuoyu yoklaması bizim yüzde 50 bandında olduğumuzu gösteriyor ifadelerini kullandı.
G-20NİN DÖNEM BAŞKANI TÜRKİYE
G-20 zirvesinin dönem başkanlığında Türkiyenin seçildiğini belirten Atalay konuşmasını şöyle tamamladı: Başbakanımız bakanlarımız ile Avustralyaya gitti ve G-20nin dönem başkanlığını alarak geldi. 1 Aralık tarafından itibaren Türkiye G-20nin dönem başkanıdır. G-20 demek dünyanın en zengin ülkelerinin oluşturduğu platform demektir. 19 ülke ve Avrupa Birliğidir. Bunun içinde Amerika, Rusya, Hindistan, Çin gibi nüfusu ve ekonomisi büyük ülkeler var. 2008 krizinden sonra G-20 platformu liderler zirvesi olarak toplanıyor ve küresel sorunların hepsini gündemine alıyor. G-20 ülkeleri dünya gayri safi milli hasılasının yüzde 85ini oluşturuyor. Türkiye dünyanın 16ncı büyük ekonomisi olarak buranın üyesidir. Biz iktidar olduğumuzda sıralamada yüzde 20nin üzerindeydi. Şimdi bu zirveye daha aktif olarak katılıyoruz. G-20 dönem başkanlığı sırayla olmuyor, seçilerek oluyor. Aralık ayından itibaren Türkiyede çok toplantılar yapılacak. 1 yıl boyunca dünya ekonomisi Türkiyede tartışılacak. Önümüzdeki 15 - 16 Kasım 2015 yılında Antalyada liderler zirvesi olacak. Türkiye dünyada bu işlerle uğraşıyor.