“VATAN HAİNLERİ EMELLERİNE ASLA ULAŞAMAYACAK”
Başkan Vekili Tavlaşoğlu, İslam âleminin sıkıntılı günler yaşadığını ifade etti. Tavlaşoğlu, şunları kaydetti: “Bu mübarek günlerde Müslümanların daha fazla ibadetle uğraşması gereken bugünlerde İslam âlemi en sıkıntılı zamanlarını yaşıyor. Önceki gün İstanbul’da, dün de Mardin’de ve İslam coğrafyasının her bölgesinde insanlar kan ağlıyor. İslam coğrafyası en karanlık günlerinden birini yaşıyor. Bu mübarek günlerde oruçlu asker, polis, sivil, çocuk, yaşlı insanlarımızı kalleşçe, haince pusu kurarak şehit eden terör odaklarını, iç ve dış düşmanları bir kere daha buradan lanetliyoruz. Çat da bu sıkıntıyı yaşayan ilçelerimizden birisidir. Burada da terör örgütü çok sayıda çocuğu yetim bıraktı. Elbette ki bu vatan hainleri emellerine ulaşamayacaklar. Türkiye, İslam âlemine sancaktarlık yapmış bir ülkedir. Elbette ki o terör örgütlerinin de sonu gelecek. Ülkemize, bayrağımıza, camimize, dinimize haince bakanlar elbette ki cezalarını göreceklerdir. Bu cennet vatanımızda birlik ve beraberlik içerisinde yaşamamıza kasteden vatan hainlerini bu mübarek günlerde Allah’a havale ediyoruz. Birlik, beraberlik ve huzur içerisinde daha nice Ramazanlara kavuşturmasını Allah’tan niyaz ediyoruz. Kardeşlik iftarımıza teşrif ettiğiniz için hepinize teşekkür ediyoruz.”
PROF. DR. ALYILMAZ, RAMAZAN MÜZAKERELERİ’NE KONUK OLDU
Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Ramazan İkliminde Müzakereler” adlı programın konuğu Prof. Dr. Cengiz Alyılmaz oldu. Teravih namazı sonrası Yakutiye Medresesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte Prof. Dr. Alyılmaz, “Eski Türklerde inanç sistemi”ni görsel sunum eşliğinde anlattı. Prof. Dr. Alyılmaz, konuşmasında, “Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin girişimleriyle bu medreselerin, bu güzel mekânların asıl fonksiyonuyla, işleviyle Erzurum kültür dünyasının hizmetinde olduğunu görmekten çok büyük bir mutluluk duyduk” dedi. “Türkler Asya coğrafyasında yaşıyorlardı. Avrupa’ya kutlu sefer için geldiler” diyen Prof. Dr. Alyılmaz, şöyle devam etti: “Türkler Avrupa’ya geldiklerinde bir inançları vardı. Avrupa’dakilerin de bir inançları vardı. Çünkü yaradan birdi, dizayn eden birdi. İnsanoğlu bu dizayn edene bağlılığını bildirmek istedi. Muhteşem eserler ortaya koydu ama o inancın boşluğunu hiçbir şey dolduramadı. Biz Asya’dakiler bu bağlamda Türkler, O Yaratan’a bağlılığı, O’na şükrü, O’na yakarışı bir şekilde ifade etmeyi hedeflemişiz. Bunun içinde bu eserleri kayalara kazımışız. Kaya üstü tasvirler, ait oldukları dönemlerin iletişim aracı aynı zamanda da grafiksel dil öğeleridir.”