Başbakan ve Cumhurbaşkanı Adayı Recep Tayyip Erdoğan, Mustafa Kemal Atatürkün 19 Mayıs 1919 tarihinde Kurtuluş Mücadelesinin başlatmak için Samsuna ayak bastığı Tütün İskelesindeki Kurtuluş Yolunda yaklaşık 30 bin kişiyle birlikte iftar açtı.
Samsun Cumhuriyet Meydanındaki mitingin ardından Samsun Valisi Hüseyin Aksoyu ziyaret eden Başbakan Erdoğan, daha sonra iftara kadar dinlenmek için DSİ 7. Bölge Müdürlüğüne geçti. Top patladıktan yaklaşık 3-4 dakikada sonra Kurtuluş Yoluna gelen Başbakan Erdoğanı vatandaşlar ayakta alkışladı.

İftar yemeğini yedikten sonra Samsunlulara hitap eden Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi bu kucaklaşma da sizlerle bir arada olduk. Şimdi iftar sofrasında sizlerle birlikteyiz. Farklı bir yolculuğun içersindeyiz. Bu yolculuk ilk defa milletin kendi başını seçeceği, cumhurun kendi başını seçeceği bir seçim yolculuğundayız. Bu seçim yolculuğunda inanıyorum ki Samsun o kurtuluş mücadelesinde nasıl bir ilk adım olduysa bunda da yine bir ilk adım olacaktır ve farklılığını ortaya koyacaktır. Siz 30 Martta zaten farklılığınızı ortaya koydunuz. İnşallah bu sadece 30 Martın devamı değil, 2015in bir işaret fişeği olacaktır. Sizler bu noktada iradenizi ortaya bir güç olarak koyacaksınız dedi.42 yıl halka efendilik için değil, hizmet için çalıştıklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, Bizi zayıf düşürmek isteyenlere karşı, siyaset dışı manevralara girenlere karşı biz bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, beraber olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Hamdolsun eğitimde, ekonomide, sağlıkta, ulaşımda, adalette, emniyette nereden nerelere geldiğimiz ortada. Temel hak ve özgürlüklerde Türkiye nereden nerelere geldiği ortadadır. Unutmayın bu ülkede imam hatip okulları dahi, kızlarımızın başörtüsüyle okullara gidemediği yerler var. Üniversiteler öyleydi. Şimdi böyle bir şey kaldı mı? 4+4+4 ile bir değişim ve dönüşümü gerçekleştirdik. Artık başörtülü başı açık tüm eğitim haklarından istifade ediyorlar. Bu ülkede bu özgürlüklerin önündeki engeller kalktı mı? Kalktı. Burada iktidarımızın mahareti sizlerin desteği ile oldu. Sizler bize yetki verdiniz, bizde bu yetkiyi sabırla ve metanetle yerine getirdik. Bu ayrımcılığı yapanlar kimdi acaba? Bunları sizler çok iyi biliyorsunuz. Bu ayrımcılığı yapanlar utanmadan sıkılmadan bize ayrımcılık yaftası yakıştırmaya çalışıyorlar. Bunu zaten özellikle milletim, vatandaşlarım, kardeşlerim yutmadığı için bu oyunlar milletime sökmediği için 30 Martta da siz onlara en güzel cevabı verdiniz. Paralel yapısıyla, Pensilvanyasıyla CHPsi, MHPsi hepsi bir araya geldiler. Topu topu ne olduğu belli. Ne dediler, efendim siyaset dışı. Ondan sonra siyaset dışından birilerini bulmamız lazım dediler. Buldular hayırlı olsun. Ama şunu bilmemiz lazım, siyaset insan yönetme sanatının adıdır. İnsan yönetme adına biz bu yoldayız. Onun için ömrümüzün kahiekseniyeti bu yolda geçti. Yaş 18, yaş 60. Hep 42 yıl halka efendilik için çalışmadık, halka hizmet için çalıştık. Hamdolsun halka hizmet bizim gücümüz oldu. Çünkü biz biliyorduk ki, halka hizmet hakka hizmettir. Bununda bereketini gördük. Çok iftiralar attılar. Bundan sonra da atacaklar. Çünkü meyvesi yenen ağaç taşlanır. Bunlar yetişemedikleri üzüme koruk dediler, diyecekler. Çok hakaretler edecekler ama şunu bilmelerini istiyorum ki, biz o hakaretlere o dille cevap vermeyeceğiz. Onlara o dilden cevap verecek olanlar çıkar diye konuştu.
Başbakan konuşmasından sonra iftara gelen down sendromlu bir çocuğu yanına çağırdı. Bir süre onunla sohbet eden Başbakan Erdoğan, Ben seni seviyorum biliyor musun? Sen ne kadar seviyorsun? Bir göster bakalım dedi. Down sendromlu çocuk da mikrofonu eline alarak, Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan ile yola devam şeklinde konuştu.
Daha sonra Başbakan Erdoğan ve beraberindekiler Kurtuluş Yolu'ndan ayrıldılar.