Ankara'da, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Merkezi tarafından düzenlenen iftar programına katılan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, iftar sonrasında açıklamalarda bulundu. Türk milletine düşmanlıkta birleşenlerin sonunun hep hezimet, hep bozgun ve hep de acı olduğunu söyleyen Bahçeli, "Irkçılığın her tonunu reddeden bir kavrayışla, tahammülsüzlüğün, kavganın, çatışmanın, cepheleşmenin her türünü göz ardı eden bir derinlikle doğudan-batıya, kuzeyden güneye bir olmak, iri olmak ve diri olmak bizim varmak istediğimiz seviyedir. Demokrasiyi gerçek anlamda sahiplenmiş, ilerisi veya gerisi diye sıfatlandırmamış, ama yüksek standartlara eriştirmeyi de kafasına koymuş bir huzur iklimini tesis etmek niyet ve temennimizdir. Ülkemizi mutlu, müreffeh hale getirmek; bağımsız, özgür, kendi haklarına sahip bir duruma kavuşturmak amaçlarımız arasındadır" diye konuştu.
"GEZİ PARKI OLAYLARI KUYTUDAKİ SORUNLARI AÇIĞA ÇIKARDI"
Gezi Parkı olaylarına da değinen Bahçeli, "Bu olaylar Türkiye'de birçok şeyin üzerini açtı, kuytuda kalan sorunların kapağını araladı. İç politikada baş gösteren otoriter hevesler, dış politikada vasat bulan hayal kırıklıkları, zayıflıklar ve stratejik darboğazlar üst üste birikmiş, bir yolla da açığa çıkmıştır. Siyasetin doğasına ve yapısal çerçevesine müzahir olmayan kaba ve yaralayıcı üslup ve ötekileştirici dil tepkisellikleri kışkırtmış, toplumsal tansiyonu yükseltmiştir. Buna bir de siyasi sorumluluk sahiplerinin alttan alta olayları provoke edici kurnazlığını, cepheleşmeyi özendirici yöntemlerini ilave ettiğimiz takdirde çok ciddi sosyal ve siyasal bir maliyetle karşılaşılacağı ayan beyan ortadadır. Nitekim olmuş olan da budur. Hükümet Gezi Parkı'nı okuyamadı. Tepkilerin mihverini, itirazların menşeini, şikayetlerin merkezini kavrayamadı. Anlaşılan Gezi Parkı gerilimi sürekli canlı tutulmak istenmektedir. Bu vasıtayla toplumsal bloklaşma zinde ve diri tutulacak, böylelikle siyasi konsolide sağlanacaktır" şeklinde konuştu.
"SOKAK ARALARINA JURNAL KUTULARI KOYMAK DEMOKRASİYLE BAĞDAŞMIYOR"
Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Yapılanlar, siyasi kaygılarla birlik ve beraberlik hukukuna darbe vurmak, sakatlamak, acımasız ve ilkel bir tercih olmanın ötesinde, öngörülmesi mümkün olmayan sapmalara ve kaoslara da çanak tutacak. Sertleşen her iktidar, ceberut kesilen, dikta merakına düşen her siyasi yönetim ya toplumsal yapıyı mahvederek demokrasiyi esasta dinamitleyecek ya da sonunu hazırlayacak. Demokratik nitelikli yasal protestolara katılan gençlerin burslarını kesme hazırlığı yapmak, sokak aralarına jurnal kutuları koymak, stadyumlardaki protestolara yasaklar getirmek ne demokrasiyle ne de insanlığın bu çağdaki kazanımlarıyla bağdaşmamaktadır. Küçümsenen, hafife alınan, hor görülen Türk gençliği, sokaklarda TOMA'yla, biber gazıyla cebelleşmeden, Eylül'de olay bekleyen, provakasyon uman hükümetin tazyiklerine aldanmadan sandıkta hükümeti al aşağı etmelidir."
"SİZİN YERİNİZ SOKAKLAR DEĞİL"
Konuşmasının son kısmında ülkücü gençlere seslenen Bahçeli, "Türkiye'de istenen ve mayalanan kardeş kavgasıdır. Bunun alt yapısı da hızla olgunlaştırılmakta. Sizin yeriniz sokaklar değil; kütüphaneler, laboratuarlar, dost ve arkadaş ortamları olmalıdır. İnsani ilişkilerinizi daha çok geliştirmelisiniz ve sosyal yönünüzü dengeli bir şekilde kuvvetlendirmelisiniz. Başarıya inanınız ve bunu elde etmek için cüret ediniz, kendinizi aşmanın yollarını açınız" diye konuştu.