Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu Toplantısı ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Arınç'ın açıklamalarından satır başları:
"BAŞBAKAN ERDOĞAN'LA HİÇBİR ANLAŞMAZLIĞIMIZ YOK"
Ben görevimin başındayım. Açıklamalar kamuoyunun malumudur. Şu anda bir Bakan olarak Ak Parti'nin bir milletvekili olarak hiçbir sözüm hükümetime, Başbakanıma zarar vermemeli. Konuşmalarım hükümete zarar vermesini, Başbakan'ı zor durumda bırakacak bir hale gelmemeli. Gereken her şeyi konuştuk. Biz aramızda her sorunu çözen, bu yola böyle devam eden insanlarız. Bu noktada hiçbir anlaşmazlığımız olmadı. bu konuyu kendi aramızda konuşup halletik.
"I have a dream" sözünü bilirsiniz. Benim bir rüyam var demek... Bizim de yeni Türkiye için güzel rüyalarımız var." Genel af gelecek mi" diye değil, büyük tabloya, geldiğimiz noktaya bakın. 37 sene sonra "ben bu topraklara geri döndüm" diyen insanlara bakın. Barış olsun diye haykıran insanlara bakın.
''DERSHANE KONUSU TEKRAR ELE ALINACAK''
Dershanelerle ilgili konu gündeme geldi. Dershaneler konusunda halka yanlış akseden konuların ele alınması ile birlikte paydaşlarla birlikte bu konunun tekrar ele alınmasının yerinde olacağı konusunda görüş birliğine vardık.
Türkiyede özel teşebbüs hürriyeti varken dershaneler neden kapatılmaya çalışılıyor? Sizin şahsi düşünceleriniz nedir?
İş bütün boyutlarıyla birlikte tartışıldı. Dershane gerçeğini biliyoruz. Eğitime bir katkı olsun diye düşünülmüş ve iyi düşünülmüş, kanun içerisinde de yeri var. Ancak dershanelerin süreç içinde özel okullara dönüştürülmesi 7., 8., 9. Kalkınma Planlarında da bu var. Bu hükümet 11 yıl içerisinde eğitime öylesine güçlü bir eğtiim verdi ki. Sadece Bursada hayırseverlerin eğitime kazandırdığı okulların maliyeti 325 milyon lira. Eğitim öncesinden liseye kadar 16 milyon öğrencimiz var. 800 binden fazla öğretmenle bu öğrencilere hizmet veriyoruz. Sadece hükümetimiz döneminde işe başlayan öğretmen sayısı 400 binden fazla. Eskiden dershanelere duyulan ihtiyaç eğitim sistemimizdeki eksiklikle sebebiyle çocuklarımızın başarılı olamamasıydı. Artık nitelikli eğitimi okullarımız vermeli, ilave bir tedbiri başkaları vermemeli. Aileler bu külfetten kurtulmalı. 4+4+4 sistemi ciddi bir şekilde uygulanırsa yeni seçmeli dersler, yeni ders programlarıyla ve kat sayı engelinin kaldırılmasıyla dershaneler bir ihtiyaç olmaktan çıktı diye düşünüyoruz. Dolayısıyla bu dershaneler ellerindeki birikimlerini bir okula dönüştürmek suretiyle devletin desteklediği bir alanda eğitim yapabilirler. Ama bunu yaparken dershanelere zarar vermemeliyiz, öğrencileri ve dershane çalışanlarını mağdur etmemeliyiz. Arsa teşvikinden kontenjanları boş kalırsa destek verilmesine kadar çalışmalar yapılmalıdır. Bugün açık yürekli olalım bir kısım endişeli, bir kısım da art niyetli. Ben de çocuklarımı özel ders aldırırken hatta adını da vereyim Maltepe Dershaneleri diye bir kuruma gönderdim. Çok da memnun kaldım. Eğitim devletin birinci işidir. Bugün çok güzel bir görüşme yaptık. Sayın bakanımızın önerisi üzerine sayın başbakanımız talimat verdi. Kim ne söylüyorsa görüşeceksiniz, neler karşılanabilir bakacaksınız sonra da halkımızın karşısına net olarak çıkacaksınız dedi. Eleştirilerde bulunan herkesin eleştirilerine saygı duyuyorum. Biz hükümetimiz ile öğrencilerimiz ve velilerimiz arasında başka bir yapıyı gerekli duymuyoruz.