Birol Yelekin dernek binasında yaptığı açıklamalarda şu ifadelere yer verdi,
"31 Ocak 1990 da hain bir suikast sonucu öldürülen, Kurucu Genel Başkanımız Muammer Aksoy'u, 23. ölüm yıldönümünde saygı ve rahmetle anıyoruz. Karanlık odakların düşmanı, yürekli gazeteci Uğur Mumcu ile, büyük hukukçu ve siyaset adamı Prof. Dr. Muammer Aksoyun ölüm günlerini belirleyen 24 ocak ve 31 ocak tarihleri arasındaki hafta, onları sevenlerin ve örnek alanların isteğiyle, Adalet ve Demokrasi Haftası oldu.
Bu yıl 20. Adalet ve Demokrasi Haftasında yine yitirdiğimiz tüm yurtsever aydınlarımızı özlemle ve sevgiyle bir kez daha andık. Yaşadığımız bu sıkıntılı günlerde yitirdiğimiz aydınlarımızı anmak Kemalist ilke ve devrimlere sahip çıkmaktır. Tam bağımsızlığa sarılıp, emperyalizme karşı direnmektir. Aydınlanma karşıtı hareketlere isyan etmektir. Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletine sahip çıkmaktır. Atatürk Türkiyesini ve ulusal bütünlüğümüzü korumaktır.
Yapılan bu anma toplantılarında amaç sadece aydınlarımızı anmak değil , anlamak da olmalıdır. Onları
anladığımız zaman, ülkemiz üzerinde oynanan emperyalist oyunları da görmek mümkün olacaktır. Böylece bizi mahvetmek isteyen emperyalizme karşı ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı daha bilinçli olarak mücadele ederek, aydınlanma yolunda ilerlemeler sağlanacaktır.
Toplum olarak Onları yeterince anlayabilseydik.Uğur Mumcunun Unutmayalım ki bazı insanlar cinayetlere, haksızlıklara ve yolsuzluklara susarak da katılmış olurlar sözleri karşısında, bugünkü suskunluğumuzu bozardık. Uğur Mumcu'yu ve öldürülen tüm yurtsever aydınlarımızı anmanın ötesinde anlamak için, uğruna canlarını verdikleri değerler adına mücadeleyi daha da ileri götürmek zorundayız. Eğer bu mücadelede, söylemleri yaşama geçiremezsek, her yıl anmanın ötesine gidemeyiz"