2020 için elimiz çok güçlü SPOR
Paylaş

2020 için elimiz çok güçlü

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, iş dünyasından gelen maddi ve manevi desteğin ardından 2020 Yaz Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları'nın İstanbul a kazandırılması noktasında ellerinin bir hayli güçlendiğini söyledi.

HABER MERKEZİ İçerik Sağlayıcı Tarih: 23.01.2013 14:34

NTV ve NTVSpor ‘da ortak yayınlanan Murat Kosova’nın sorularını yanıtlayan Bakan Kılıç,  bundan önce 4 kez aday olunan olimpiyatların hükümet, iş dünyası ve halk desteği sacayaklarının kurulamadığı için kazanılamadığını ifade etti. Beşinci başvurunun hiçbir eksik ayağının kalmadığını anlatan Bakan Kılıç, "Ekonomik istikrarsızlık dönemlerinde hükümetler olimpiyat gibi ağır yükün altına girmek istemediler, o nedenle olimpiyat başvuruları Başbakan imzası taşımadığı gibi Türkiye Büyük Millet Meclisi gibi ülkemizin Cumhurbaşkanın, ülkemizin Bakanlarının, Hükümet'in bütün garantilerin alındığı süreçleri Türkiye yaşayamadı. Deyim yerindeyse sacayağı oluşturamayan Türkiye önceki dönemlerde şansını yokladı. Şimdi şansımızı yoklamıyoruz, imkânlarımızı zorluyoruz" dedi.

Roma Ekonomik Kriz Nedeniyle Adaylıktan Çekildi

13 Ağustos 2011 tarihinde başvuru dilekçesinin altına ilk imzayı Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın imza koyduğuna dikkat çeken Bakan Kılıç, "İlk imzayı Sayın Başbakanın attı. O gün 6 aday adayı ülke vardı. Ülkemiz ve İstanbul, Sayın Başbakanımızın imzasıyla psikolojik olarak algı olarak birinci sıraya yükseldi. Malumunuz Türkiye’yi etkilemiyor olsa da Avrupa ekonomilerini sarsan bir ekonomik kriz döneminden geçiyoruz. Ve kabul edelim etmeyelim olimpiyat ülke ekonomilerine kazanımlarıyla birlikte yapıldığı yıl itibarıyla ciddi yükler, devam eden yıllar itibarıyla da ciddi kazanımlar getiriyor. Ama yapıldığı yıl ve öncesindeki yıllar itibarıyla olimpiyatın ülke ekonomilerine ve ekonomik dengelerine yük getirdiğini kabul etmek lazım. Roma bildiğiniz gibi adaylıktan çekildi. Kendi iradesiyle çekildi. Ulusal hükümetin desteğini alamadığından dolayı çekildi. Ya da ekonomik kriz İtalya ekonomisini ciddi şekilde etkilediği için çekildi" şeklinde konuştu.

Olimpiyat Adaylığı Bulunan Ülkelere Karşı Karalama Yapmadık

15 Mayıs’ta Cantona  Kanada'da ilk elemelerin yapıldığını belirten Bakan Suat Kılıç, orada Katar ve Bakü’nün yola devam imkânını yakalayamadığını dile getirdi. Bugüne kadar rakiplerimizle alakalı kötü bir dil kullanmadıklarını ifade eden Bakan Kılıç, "Sportmen bir ruhla centilmen bir anlayışla yaklaştık. Olimpiyata giden yolda bir ülkeyi ya da kenti karalamanın pek de ahlaklı olmayacağını düşündük, o nedenle rakiplerimizle alakalı hiçbir negatif yorum yapmadık. Ama bugüne kadar 6 adaydan sadece üçü yola devam etme imkânı buldu: Madrid, Tokyo ve İstanbul" diye konuştu.

Devlet Olarak Olimpiyat Başvuru Dosyasını Eksiksiz Bir Şekilde Hazırladık

İstanbul’un çok önemli bir avantajı olduğunu beyan eden Bakan Kılıç, "İstanbul, Türkiye’nin en büyük kenti. Türk ekonomisi dünya ekonomileri içinde en hızlı büyüyen 3 ekonomiden bir tanesi. Siyasal istikrar, Allah nazardan saklasın, başka ülkelerle kıyaslanamayacak kadar iyi bir durumda son yıllarda. Sayın Başbakanımızın 13 Ağustos 2011’deki imzası orada kalmadı. Geçen ay Sayın Başbakan IOC’ ye teslim edilen adaylık kitabımıza hem Başbakan olarak imzasını koydu, ayrıca AK PARTi Genel Başkanı olarak siyasi lider kimliğiyle  olimpiyat sürecine yönelik garanti mektubu sundu Uluslararası Olimpiyat Komitesi'ne. Bununla birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cemil Çiçek ihtiyaç duyulacak olan yasaların çıkarılmasına öncülük edeceğine dair bir mektup imzaladı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı sıfatıyla Türkiye’nin bu süreçte üstlenmesi gereken yükümlülüklere gereken katkıyı vereceğine dair imzasını sundu. Bizim imzamız zaten Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak olması gereken bir imzaydı. Bu yönüyle bakıldığı zaman devlet ayağında eksik olmayan bir başvuru dosyasını biz hazırladık" ifadelerini kullandı.

İş Adamlarımız Sürece Destek Verecekler

Türkiye’yi bir adım öne çıkarması gereken bir hamle yapılması gerektiğini dile getiren Bakan Kılıç,  uluslararası olimpiyat komitesini ilgilendiren en önemli konunun, olimpiyat bir ülkeye verilsin; ama olimpiyat verildikten sonra o ülkenin sivil toplum kuruluşları, sermaye toplulukları, sanayi kuruluşları olimpiyat adaylık sürecinde ve sonrasında inşa ve organizasyon aşamasına gereken desteği verip vermeyecekleri olduğunu belirtti. Bakan Kılıç, "Ben iş adamlarımızın her birine gerçekten yürekten teşekkür ediyorum. İlk görüşmeyi Doğuş grubundan Sayın Ferit Şahenk’le yaptık.  Ondan gelen olumlu mesaj ve hatta 'Esas görev bize düşüyor' şeklindeki sıcak yaklaşımdan sonra diğer görüşmeleri gerçekleştirdik. Ve Türkiye’de özel sektörün bu işe sahip çıkması ve 
inanmasıyla birlikte aday diğer kentler Tokyo ve Madrid önünde çok ciddi bir psikolojik avantaj yakaladı. Ferit Şahenk’le yaptığımız tek görüşmede, 'Yüküm neyse ben o yükümlülüğü yerine getirmeye hazırım' dedi. Bu enerji daha sonra sinerjiye dönüşecek birtakım görüşmeleri beraberinde getirdi. Koç grubundan Sayın Ali Koç ve Sayın Mustafa Koç’la temas kurduk, onlar da göreve canla başla hazırız mesajını ilettiler. Sabancı grubundan Sayın Güler Sabancı’yla temas kuruduk. O da sadece nakit olarak değil insan kaynağı olarak da görev almak istediğini beyan etti. Yıldız Holding Ülker grubundan sayın Murat Ülker’le temas sağladık, onlar da yine yurt dışında temas halinde olduklarını ve Türkiye’nin adaylığına çok güçlü gözle bakıldığını ifade etti. Turkcell 
grubundan Süreyya Ciliv’le bir görüşmemiz oldu ve yine Dijitürk’ten Ertem Özertem’le bir görüşmemiz oldu. 6 grupla biz ilk aşamada bu işi sınırlandırdık. Türk Hava Yolları'nın ulaşım sponsoru olarak sürecin içerisindeki ekonomik katkısı diğerleriyle kıyaslandığında daha büyük olacak. Türk Telekom, yönetim kuruluna konuyu götürdü, kararı bildirecek. Oradan olumlu bir görüş beyan edildiğinde 8 grup, ben her birine teşekkür ediyorum, hiçbiri ikinci kez görüşmek zorunda bizi bırakmadı. Her biri daha ilk görüşmemizde göreve hazırız dedi. İkinci buluşmamızda imzalarını koyarak bu yüke ortak oldular" dedi.

"Özel Sektör Desteği Uluslararası Camiada Elimizi Güçlendiriyor"

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, "Devletin parası olmadığından dolayı mı bu adaylık sürecinde sponsorluk ihtiyacı doğdu?‘’ Ben kendi kendime bir soru sordum kusura bakmayın. Kesinlikle bir kaynak sorunu yok. İstanbul Olimpiyat Oyunları Hazırlık ve Düzenleme Kurulu ki başkanlığını bizzat yürütüyorum. Bütçemiz bu organizasyonun tanıtım ayağını yürütmeye müsait. Devletin kaynaklarıyla bu iş çok rahat yürütüle bilir. Sayın Başbakanımızın başlangıçtaki imzası çok kuvvetli bir destek olarak bu sürecin arkasında. Özel sektörün bu sürece biz de varız katkısını koyması Türkiye’nin uluslararası camiada elini güçlendiren en önemli kozu haline geldi. Dün ve önceki gün yabancı medyada baktık, orada da gerçekten Türk sermayesinin, yerli sermayemizin bu süreci sahiplenmesi çok büyük övgülerle anlatılıyor. Ondan dolayı ben tekrar her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.

Sponsorluk Anlaşmaları İmzalanmadan Önce İçimde Yalnızlık Hissi Vardı

Sermaye sahipleri, özel sektör sponsorluk imzalarını atana kadar içinde bir yalnızlık duygusu olduğunu dile getiren Bakan Kılıç, "Hükümet olarak biz, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi ve Türkiye Milli Paralimpik Komitesi ile İstanbul’u olimpiyat kenti yapmak arzusundayız. Ama yapayalnız kaldık hissi vardı içimde. Bu işin kamuoyuna ve Türkiye’nin sivil toplum kuruluşları ve sermaye dinamiklerine sahiplendirilememesinden dolayı bu adımı atmamız ve bu adıma özel sektör sermaye birikimlerinin bizden daha hevesli kabul imzalarını atmaları gerçekten bu yalnızlık duygusunu ortadan kaldırdı. Şimdi bambaşka bir psikoloji, inanç ve motivasyon var" diye konuştu.

"Olimpiyatlarda milli bayrak ile yarışacak gençlerin yetişmesiyle ve eğitimiyle ilgili önemli adımlar atıyorsunuz değil mi?" sorusuna Bakan Kılıç, "2020’yi aldık diyelim, 2020’de Türk sporcuları hangi sayıyla İstanbul Olimpiyatları'na katılacak ve paralimpik branşlarda aynı şekilde ne kadar madalya alacaklar bunu da burada hesaplamak lazım. Biz Londra 2012 Olimpiyatları'ndan dönüşte arka arkaya çalıştaylar düzenledik. Sporculardan spor adamlarına, BESYO’lardan olimpiyat spor yazarlarına, sporun sivil toplum kuruluşlarından bu konuda söyleyecek sözüm var diyen herkese hocalarımızdan kulüplerimize varıncaya kadar herkesi dinledik . 
Sonun da bir yol haritası ortaya çıkardık. Bu yol haritasını yakında kamuoyuyla paylaşacağız.  Yol haritasının en önemli enstrümanlarından bir tanesi Türkiye'de olimpiyatlara sporcu hazırlama merkezlerini kurma kararlılığımız. Bu noktada da inşaatlarla yılları geçirmeyeceğiz" dedi.

Bazı İllerimizi Olimpiyatlara Sporcu Hazırlama Merkezi Haline Dünüştürdük Türkiye'de önceki yıllarda yine AK PARTi hükümetlerinde dizayn edilen uluslararası çok büyük organizasyonların yapıldığını hatırlatan Bakan Suat Kılıç, "Uluslararası organizasyonlar için Türkiye'nin değişik bölgelerine kazandırılan spor tesislerinin hızla 
eksikliklerini tamamlayarak, yataklı ünitelerini hızla takviye ederek olimpiyatlara sporcu hazırlama merkezlerine dönüştürüyoruz.  Bu illerimizden biri Erzurum.  Erzurum'da Universiade 2011 Kış Oyunları yapıldı. Erzurum'da kış olimpiyatlarına yönelik hazırlıkları yapacağız. Trabzon'da 2011 Avrupa Gençlik Olimpiyatları düzenlendi. İzmir'de Üniversitelerarası Gençlik Oyunları yapıldı. Bütün buralar olimpiyatlara sporcu hazırlama merkezi olacak.  Ayrıca sporda altyapısını tamamlayan iller de kullanılacak. Hangileri bu iller Kayseri, Samsun, Mersin Akdeniz Oyunlarından dolayı, Antalya aynı şekilde, Diyarbakır'ı da bu kapsamda değerlendiriyoruz. Türkiye'nin değişik bölgelerinde 10 ilimizi olimpiyatlara sporcu hazırlama merkezine dönüştürüyoruz." diye konuştu.

Yakında Çok Sayıda Antrenör Alımı Gerçekleştireceğiz Sporda 2020 Olimpiyatları'na yönelik neler yapıyorsunuz yönündeki soruya Bakan Suat Kılıç,  "Federasyonlarla bu anlamda görüşmelerimiz tamamlandı. Yakında çok sayıda antrenör alımı gerçekleştireceğiz. Bu antrenörler tüm illerimize gönderilecek; ama ağırlıklı olarak olimpiyatlara sporcu hazırlama merkezi yapacağımız illerde bu antrenörleri istihdam edeceğiz" dedi.

Yabancı Teknik Direktör  ve Sporcuların Deneyimlerinden Faydalanmak Gerek Program sunucusu Murat Kosova'nın, "Olimpiyatlar için sporcu veya eğitmen ithal etmeyi düşünüyor musunuz?" sorusuna Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç şöyle cevap verdi:"İthal etme kavramı Türkiye'de soğuk karşılanan bir kavram.  Eğitmen konusunu Londra Olimpiyat Oyunları döneminde federasyon başkanlarıyla konuştum ve onlara şunu söyledim. Dünyanın en iyi hocalarını Türkiye'ye getirmek için gereken kaynak bizde var.  Hazır Londra'dayken bu konudaki çalışmalarınızı hızlandırın.  Türk teknik adamlarına da ben güveniyorum.  Son yıllarda Türkiye'de 
gerçekten çok kaliteli teknik direktörler ve antrenörler yetişti.  Onların becerilerine ve öz güvenlerine de itibar etmek lazım. Kendi insanımızı da hor görmemek lazım; ama yeri gelir yurt dışındaki bir tecrübe kendi ülkenizde devrimler meydana getirebilir.  O şansı ve fırsatı da kaçırmamak lazım.  Hem sporcuların yetişmesi için hem kendi antrenörlerimizin bilgi birikimi ve deneyimlerini artırmak için bu konuda federasyonlarımızın uluslararası bağlantılarıyla tespit edecekleri isimlerin gerek duyacağı bütün kaynağı hazırlamaya biz hazırız.  Ve belli isimlerle şu aşamada zaten temasa geçilmiş durumda.  Bazı isimler yakın zamanda Türkiye'ye gelecek. "

Bakan Suat Kılıç, antrenörlere ilaveten genç yaşta 17-18-20 yaşında performansıyla Türk sporunda belli açılımları destekleyebilecek bazı sporcuların da Türk vatandaşlığına geçirilmesi söz konusu olabileceğini; fakat bu mayalanma açısından ihtiyaç duyulacak miktarın ötesine geçmemesi gerektiğini belirterek şunları kaydetti:
"Kendi gençlerimizin önünü açmalıyız.  Nur Tatar spor hayatına Van'da başladı.  Taekwandoda gümüş madalya kazandı. Başka bir milletin mensubu değil. Bir Aslı Çakır Alptekin bu toprağın insanı, Antalyalı; Gamze Bulut Eskişehirli, Antrenmanlarını Kayseri'de yaptı, bizim kızımız, bizim toprağımızın insanı. Yine aynı şekilde Rıza Yozgatlı. Diğer taraftan Servet Tazegül taekwandoda altın madalya kazandı. Servet Almanya'da doğdu; ama Karslı bir babanın evladı, Karslı bir gencimiz. Diğer yandan bakıldığında diğer sporcularımız da bu coğrafyanın insanı."

Kaliteli Sporcular Yetiştirmek İçin Bazı Kurumlarla Ortak ÇalışıyoruzSporcu yetiştirme konusunda Milli Eğitim Bakanlığıyla birlikte çalışmalar yürütüldüğünü söyleyen Bakan Suat Kılıç, "Gençlik ve Spor Bakanlığı bu hadiseye bir kurum taassubu içerisinde bakmadığı gibi Milli Eğitim Bakanlığımız da gençlerin ve öğrencilerin spor süreçlerine dahil edilmesi gibi konulara bir kurumsal taassup içinde yaklaşmadı. Kurumlar kapılarını birbirlerine ardına kadar açtı. Şu an Milli Eğitim Bakanlığının bünyesindeki bütün öğrencilerimizi kapsayan okul sporlarını Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak tamamen biz yürütüyoruz. Planlamaları yaptık. 18 milyon gencimizi Milli Eğitim Bakanlığımızla anlaşmalı olarak motor testi olarak tabir edilen tüm sportif branşlara yönelik eğilimlerini belirlemeye yönelik testlerden geçireceğiz.  Yani Murat Kosova'yı ilkokul üçte bir atlet adayı olarak tespit etmemiz mümkün olabilecek. Belki de adale yapısının güreşe uygun olduğunu tespit edeceğiz, belki de 
başka bir branşa. Gerek fiziksel, gerek bedensel, gerekse mevcut performans olarak genç yetenek adaylarını bulup ilgili kulüp ve federasyon süreçlerini ve bizim kamp eğitim merkezlerimizle irtibatlarını sağladıktan sonra zaten işler biraz daha  kolaylaşmış olacak" şeklinde konuştu.

Bakan Kılıç 2020'de olimpiyatları İstanbul'da yapmanın yeterli olmadığını, madalya sayısı bakımından da dünyanın en iyi üç ülkesi arasında da yer almanın gerektiğinin altını çizerek geçmişte olimpiyatlara ev sahipliği yapan ülkelerin hepsinin olimpiyatları sporda bir devrim, sporda bir diriliş olarak değerlendirdiğini söyledi.  Bakan Suat Kılıç, ülke olarak bizim olimpiyatı burada bir sektör ve faktör olarak kullanacağımızı fakat olimpiyata giden yolda sporla ilgili bütün engelleri bertaraf edip gençlerin sporla buluşmasının önünü açtığımız andan itibaren zaten yeni ve genç neslin sağlıklı yaşaması gibi bir sıra dışı olayı başarmış olacağımızı belirtti.

Kliple Dostluk ve Beraberliği Anlatmak İstedik

Ünlü sporcuların katıldığı "Gelin Spor Yapalım" klibinin hatırlatılarak bu fikrin nasıl çıktığını ve bu sempatik klip konusunda düşünceleri sorulan Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, "Bu klipteki müzik, güftesi ve bestesiyle bizim özel kalemimizde çalışan İlke Ulaş adında sosyolog bir arkadaşımızın. Koreografi konusunda da fikri, Tülay adında eski atlet olan sporcu bir arkadaşımız, bakanlık çalışanımız ortaya attı.  Twitter'da da paylaştım, sesler amatör, beste ve güfte amatör, isimler profesyonel; ama sesler amatör, müzikte amatörler; ama buna rağmen çok sıcak karşılandı.  Bizim orada vermek istediğimiz şu mesaj vardı. Hepimiz bu gibi kliplerde, ortamlarda, atmosferlerde tribünlerde, salonlarda bir araya gelmeyi, kaynaşmayı öğrenmeliyiz. Evet, rekabet bir taraftan devam etsin; ama kazanan spor olsun. Kazanan dostluk olsun, centilmenlik olsun. Geçmişte paylaştığımda çok katılanlar oldu.  Cephede beraberiz. Ticarette beraberiz. Siyasette beraberiz. Birbirimizin çekine, senedine kefiliz. Ama aynı tribünleri paylaşmakta maalesef son yıllarda özellikle çok olumsuz birtakım görüntüler verdik.  Bu anlamda ben deplasman yasağını da onaylamadığımı ifade ettim. Hele ki olimpiyat adayı olan bir ülkede spor severlerin aynı tribünleri paylaşamaması gibi bir şeyi kabullenmemiz mümkün değil.  Bu klip de birlik ve beraberlik mesajı vermek için hazırlandı" diye konuştu.

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.