SAMSUN HABER - Diyetisyen Beyza Ünlü, hazımsızlık ve glutensiz beslenme hakkında bilgi verdi. Ünlü konuyla ilgili şu bilgileri paylaştı:
Pek çoğumuzun günlük yaşantısında yakındığı bir sorun ‘hazımsızlık’... Hazımsızlığa nasıl bir çözüm getirebiliriz? Bu sorunun cevabını glutensiz beslenmeyi anlatarak açıklayalım.
Gluten Nedir?
Gluten buğdayın içerisindeki protein yapısıdır. Buğday, bulgur, çavdar, arpa ve bunlardan elde edilmiş her besinde mevcuttur. Glutenin fazla tüketimi bağırsak florasının bozulmasına ve bununla birlikte hazımsızlık probleminin ve birçok farklı rahatsızlığın ortaya çıkmasına sebep olur.
Buğday toplumuzda yıllardır tüketiliyor fakat yıllar önce atalarımızın tükettiği buğday ve günümüzde bizim tükettiğimiz buğdayın genetiği maalesef aynı değil. Buğdayın genetiğinin değiştirilmesi 1940’lı yılların sonunda oluyor. Buğdayın arazi verimini arttırmak isteyen bir biliminsanı buğdayın genetiğini değiştiriyor ve genetiği bozulmuş buğdayın gluteni o günlerden itibaren birçok insanın bağırsak florasına zarar veriyor. Genetiği bozulmuş glutenin haricinde, o yıllardan sonra beslenmeye çok fazla şeker girmesi de kronik rahatsızlıkların artmasına sebep oluyor.
Bağırsak floramızı düzenlemek, bağışıklığı yükseltmek için en etkili yöntem beslenme alışkanlıklarımızı iyileştirmekten geçiyor. Bağırsak floramızı düzenlemek içinse bağırsaktaki iyi bakterileri beslemek ilk adımımız olmalıdır. Türk halkı olarak hamur işi, börek, poğaça vb. besinlere oldukça düşkünüz. Glutensiz beslenmede ilk hedefimiz diyetimizde hamur işinden ziyade rengarenk sebze ve meyveleri, proteini, iyi kuru baklagil ve yağları tüketmek olmalıdır. Vücudumuzun ihtiyacı olan enerjiyi bu besinlerden sağlamak olmalıdır. Glutensiz beslenme; kek, börek, poğaça gibi toplumun düşkün olduğu besinlerin hayatımızdan tamamen çıkması anlamına gelmiyor tabii. Ancak buğday türevlerini glutensiz beslenmede kullanmadığımız için yazı sonunda glutensiz beslenmede hazırlayabileceğimiz 2 tarif paylaşacağım. Beslenmede en önemli faktör sıklık ve porsiyon kontrolü olduğu için bu besinler de sıklıkları ve porsiyonları kontrol edilerek beslenmemize eklenebilir.
Glutensiz beslenme tedavi edici bir beslenme yöntemidir ve ömür boyu sürdürülebilir bir beslenme modeli değildir. ( çölyak hastaları hariç) Kişi belli bir süre glutensiz beslenmeyi uyguladıktan sonra artık gluten içeren bir besini ne miktarda tüketmesi gerektiğini öğrenecektir. Miktarı kontrol etmeyi öğrendikten sonra da gluten içeren besinler belirli porsiyonlarda beslenmeye eklenebilir. Glutensiz beslenmeyi vücudumuza öğrettikten sonra artık arada bir yediğimiz simit ya da bir dilim böreği bağırsaklarımız tolere etmeyi öğrenecektir . Yine en önemli nokta sıklık ve porsiyon oluyor. Her sabah rutinimizde simit, poğaça vb. yer vermek yerine yumurta, peynir, mevsim yeşillikleri ve meyveleri ile yapılmış kahvaltı tercih etmek bağırsak sağlığımızı düzenlememizde bize yardımcı olacaktır. Örneğin böyle bir kahvaltı düzenini hayatımıza adapte ettikten sonra pazar kahvaltısında yediğimiz bir simidi bağırsak tolere etmeyi öğrenecektir ve hazımsızlık sorunu ortadan kalkmış olacaktır. Eğer buğday tüketmemiz gerekiyorsa ve tercih yapmak lazımsa mümkün olduğunca genetiği bozulmamış buğdaylar tercih etmekte fayda var. Siyez, karakılçık, kavulca gibi...
Gluten hassasiyeti olan ve hazımsızlık problemi yaşayanlar için alternatif glutensiz un örnekleri vermek istiyorum. Kuru baklagil unları (nohut unu, kuru fasulye unu, mercimek unu gibi), yulaf ezmesi veya unu, kinoa unu, karabuğday unu, badem unu ve hindistan cevizi unu...
GLUTENSİZ MUZLU KEK
8 yemek kaşığı yulaf ezmesi
1 yumurta
2 yemek kaşığı tahin
2 adet ezilmiş büyük muz
1 çay kaşığı tarçın ya da kakao
Malzemelerin hepsi karıştırılıp 175 derecede yaklaşık 30-35 dakika pişirilir. Kekin daha tatlı olması isteniyorsa içerisine 1-2 avuç kuru üzüm ya da küçük doğranmış gülkurusu eklenebilir. Afiyet olsun :)
GLUTENSİZ LOR PEYNİRLİ POĞAÇA
1/2 su bardağı kinoa
200 gram lor peyniri (lor peyniri tuzsuz ise 1 çimdik tuz eklenebilir.)
1 tutam ince kıyılmış dereotu
1 dal yeşil soğan
1/2 su bardağı su
Kinoa biraz diri kalacak şekilde haşlanır. (1’e 1 su ile pişirilebilir.) Kalan malzemeler kinoa içerisine eklenir. Eller biraz ıslatılıp top halinde şekil verilebilir. Önceden ısıtılmış 175 derece fırında 25-30 dakika pişirilir. Kızardığında hazır olmuş demektir.
Pek çoğumuzun günlük yaşantısında yakındığı bir sorun ‘hazımsızlık’... Hazımsızlığa nasıl bir çözüm getirebiliriz? Bu sorunun cevabını glutensiz beslenmeyi anlatarak açıklayalım.
Gluten Nedir?
Gluten buğdayın içerisindeki protein yapısıdır. Buğday, bulgur, çavdar, arpa ve bunlardan elde edilmiş her besinde mevcuttur. Glutenin fazla tüketimi bağırsak florasının bozulmasına ve bununla birlikte hazımsızlık probleminin ve birçok farklı rahatsızlığın ortaya çıkmasına sebep olur.
Buğday toplumuzda yıllardır tüketiliyor fakat yıllar önce atalarımızın tükettiği buğday ve günümüzde bizim tükettiğimiz buğdayın genetiği maalesef aynı değil. Buğdayın genetiğinin değiştirilmesi 1940’lı yılların sonunda oluyor. Buğdayın arazi verimini arttırmak isteyen bir biliminsanı buğdayın genetiğini değiştiriyor ve genetiği bozulmuş buğdayın gluteni o günlerden itibaren birçok insanın bağırsak florasına zarar veriyor. Genetiği bozulmuş glutenin haricinde, o yıllardan sonra beslenmeye çok fazla şeker girmesi de kronik rahatsızlıkların artmasına sebep oluyor.
Bağırsak floramızı düzenlemek, bağışıklığı yükseltmek için en etkili yöntem beslenme alışkanlıklarımızı iyileştirmekten geçiyor. Bağırsak floramızı düzenlemek içinse bağırsaktaki iyi bakterileri beslemek ilk adımımız olmalıdır. Türk halkı olarak hamur işi, börek, poğaça vb. besinlere oldukça düşkünüz. Glutensiz beslenmede ilk hedefimiz diyetimizde hamur işinden ziyade rengarenk sebze ve meyveleri, proteini, iyi kuru baklagil ve yağları tüketmek olmalıdır. Vücudumuzun ihtiyacı olan enerjiyi bu besinlerden sağlamak olmalıdır. Glutensiz beslenme; kek, börek, poğaça gibi toplumun düşkün olduğu besinlerin hayatımızdan tamamen çıkması anlamına gelmiyor tabii. Ancak buğday türevlerini glutensiz beslenmede kullanmadığımız için yazı sonunda glutensiz beslenmede hazırlayabileceğimiz 2 tarif paylaşacağım. Beslenmede en önemli faktör sıklık ve porsiyon kontrolü olduğu için bu besinler de sıklıkları ve porsiyonları kontrol edilerek beslenmemize eklenebilir.
Glutensiz beslenme tedavi edici bir beslenme yöntemidir ve ömür boyu sürdürülebilir bir beslenme modeli değildir. ( çölyak hastaları hariç) Kişi belli bir süre glutensiz beslenmeyi uyguladıktan sonra artık gluten içeren bir besini ne miktarda tüketmesi gerektiğini öğrenecektir. Miktarı kontrol etmeyi öğrendikten sonra da gluten içeren besinler belirli porsiyonlarda beslenmeye eklenebilir. Glutensiz beslenmeyi vücudumuza öğrettikten sonra artık arada bir yediğimiz simit ya da bir dilim böreği bağırsaklarımız tolere etmeyi öğrenecektir . Yine en önemli nokta sıklık ve porsiyon oluyor. Her sabah rutinimizde simit, poğaça vb. yer vermek yerine yumurta, peynir, mevsim yeşillikleri ve meyveleri ile yapılmış kahvaltı tercih etmek bağırsak sağlığımızı düzenlememizde bize yardımcı olacaktır. Örneğin böyle bir kahvaltı düzenini hayatımıza adapte ettikten sonra pazar kahvaltısında yediğimiz bir simidi bağırsak tolere etmeyi öğrenecektir ve hazımsızlık sorunu ortadan kalkmış olacaktır. Eğer buğday tüketmemiz gerekiyorsa ve tercih yapmak lazımsa mümkün olduğunca genetiği bozulmamış buğdaylar tercih etmekte fayda var. Siyez, karakılçık, kavulca gibi...
Gluten hassasiyeti olan ve hazımsızlık problemi yaşayanlar için alternatif glutensiz un örnekleri vermek istiyorum. Kuru baklagil unları (nohut unu, kuru fasulye unu, mercimek unu gibi), yulaf ezmesi veya unu, kinoa unu, karabuğday unu, badem unu ve hindistan cevizi unu...
GLUTENSİZ MUZLU KEK
8 yemek kaşığı yulaf ezmesi
1 yumurta
2 yemek kaşığı tahin
2 adet ezilmiş büyük muz
1 çay kaşığı tarçın ya da kakao
Malzemelerin hepsi karıştırılıp 175 derecede yaklaşık 30-35 dakika pişirilir. Kekin daha tatlı olması isteniyorsa içerisine 1-2 avuç kuru üzüm ya da küçük doğranmış gülkurusu eklenebilir. Afiyet olsun :)
GLUTENSİZ LOR PEYNİRLİ POĞAÇA
1/2 su bardağı kinoa
200 gram lor peyniri (lor peyniri tuzsuz ise 1 çimdik tuz eklenebilir.)
1 tutam ince kıyılmış dereotu
1 dal yeşil soğan
1/2 su bardağı su
Kinoa biraz diri kalacak şekilde haşlanır. (1’e 1 su ile pişirilebilir.) Kalan malzemeler kinoa içerisine eklenir. Eller biraz ıslatılıp top halinde şekil verilebilir. Önceden ısıtılmış 175 derece fırında 25-30 dakika pişirilir. Kızardığında hazır olmuş demektir.











