Reklam
Zirveye uzanan bir azmin öyküsü: Ulusoy Gıda
Reklam

Zirveye uzanan bir azmin öyküsü: Ulusoy Gıda

Henüz 19 yaşında zahirecilikle başladığı ticaret hayatında 30 yaşına bile basmadan un fabrikası kurarak daha o yıllarda başarılı bir girişimci olacağını çevresine gösteren Ulusoy Gıda Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkanı Fahrettin Ulusoy, un sektöründe Türkiye’nin en önde, en bilinilir markasını yaratmayı başardı. Gençlik yıllarında ihracat yapabilmek için üzerindeki parkayla dağılan Sovyetler Birliği’nde dolaşan Ulusoy, bugün Samsun ve Tekirdağ tesislerinde günlük toplam 900 ton öğütme kapasitesiyle, 24 ülkeye yaklaşık 60 milyon doları aşkın ihracat gerçekleştiriyor.

14 Eylül 2013 - 14:41

Girişimciliğiyle, çalışkanlığıyla, bitmek bilmez enerjisiyle ve her zaman yol gösterici kimliğiyle öne çıkarak Türkiye’nin lokomotif şirketlerinden birini yaratmayı başaran Fahrettin Ulusoy, her yıl ödediği vergiyle yaptığı ihracatla, Türkiye ekonomisine güç veriyor

İş hayatına 1963 yılı mayıs ayında ortaokulu bitirme sınavından sonra tam gün babasının Şubaşı muhitindeki Zahireci dükkanında başlayan Fahrettin Ulusoy’ un babası ile çalışması 1968 yılı sonuna kadar devam eder. 1968 yılı kasım ayında bugün Samsun Ticaret ve Sanayi Odası hizmet binasının bitişiğinde çifte hamam sokakta önünde Bafra ve Engiz minibüs durağının bulunduğu Taşan ambarı olarak hizmet veren dükkan sahibinin bir köşeyi kullanabilirsin bu şekilde dükkan kira ve masrafını da üstlenirsin anlaşmasıyla Zahire ticaretine başlayan iki –üç ay maliye kayıtsız alım-satım yapan  Ulusoy, 25 Şubat 1969 tarihinde Maliye’ye Gaziler Vergi Dairesi Ga-3213 sicil numarası ile mükellef olarak kayıt olur. Aynı yılın Kasım ayı sonunda askerlik görevine Erzincan 59 Topçu Tugayı’nda başlayan Fahrettin Ulusoy, 20 aylık askerlik görevi sonrasında Samsun’a geri döner.

Ulusoy o yılları ise, ”1970’li yıllarda Samsun, ticaret merkeziydi. Gıda ve ihtiyaç maddeleri, inşaat ve yapı malzemeleri, mobilya ve ev eşyaları, kuyumculuğun ve benzeri birçok sektörün bölgesel merkezi  Samsun’du. Demiryolu, karayolu, denizyolu ulaşımı avantajıyla Samsun’da ticaret son derece hareketliydi” diye anlatıyor. Gözlemler neticesinde, bu pastadan pay alabilmek için Şubaşı’nda sadece kırsala perakende ürün satabilen muhitten toptancı muhitine geçmek gerektiğine karar veren Ulusoy, 1972 yılı sonunda Buğday Pazarı İskele Caddesi’nde 45 metrekarelik bir dükkan kiralayarak yeni iş yerinde çalışmaya başladı. Kendisine o günlerde 1980’li yıllarda bölgenin en büyük toptancısı, 1985’li yıllarda mesleğinde zirve olarak gördüğü un fabrikası hedefine ulaşmayı hayal eden Ulusoy, emeğinin karşılığını 1980’li yıllarda bölgenin gıda ve temizlik maddeleri pazarlama ve dağıtım da en büyük firmalarından biri olmak suretiyle almıştır.

1983 yılında Anavatan Partisi iktidar olmasıyla hayallerin gerçeğe dönüşmesinin yakınlaştığını hisseden Fahrettin Ulusoy, bugün Ulusoy Grup’un yönetim merkezi olan Kutlukent’teki arsayı 1985 yılı Ağustos ayında satın alır. Ancak hayallerin gerçeğe dönüşmesi sadece tesisi yapmakla bitmediğinden iyi yetişmiş eleman ve kadro olmadan başarılı olmasının zor olacağını bilen Ulusoy’un karşısına 1988 yılı 23 mayısında 1950 yıllarında kurulan Hasanusta Un fabrikasının üçüncü jenerasyon yöneticilerinden, “Ortak olalım” teklifi gelir. Bu teklif, iyi yetişmiş eleman ve kadro sıkıntısı çeken Ulusoy için bulunmaz bir nimettir. Bu ortaklık 7 Temmuz 1989‘da Ulusoy Un Sanayi A.Ş.’nin temellerini atması ve 8 ocak 1991 yılında üretime geçmesinin başlangıcı oldu.

Bugünün başarılı iş adamı Fahrettin Ulusoy, şimdi ise üretimiyle, istihdamıyla, yaptığı ihracatla, Türkiye’nin ve Samsun’un ekonomisine önemli katkı sağlıyor. Ulusoy, “Bugün Ulusoy Gıda Grubu olarak Samsun, Çorlu ve Alaca‘da tesislerimizden,  Pazar-(Rize) ve Sürmene de çay üretiyoruz, Samsun ve İzmit'te akaryakıt perakendeciliği yapıyoruz. 300 kişinin üzerinde direkt istihdam sağlıyoruz.1990’lı yıllarda Sovyetler Birliği’nin dağılması ile birlikte doğu komşularımızla (Gürcistan,  Azerbaycan, Ermenistan)  iş yapma,ihracat yapma umuduyla seyahatlerimiz oldu. O yıllarda unutmadığım Batum‘daki dostumuz Cemal Malakmadze ile unutamadığım bir anım var. Bana bir gün, “Fahrettin bey çok güzel giyiniyorsun, takım elbise, kravat güzelde, burada tehlikeli cebinde. Birkaç bin dolar olduğunu herkes tahmin edebilir, buradaki gibi giyinmelisin” tavsiyesinde bulundu. Onun tavsiyesinden sonra kauçuk ayakkabı, boğazlı kazak, kabanlarla orada 2001 yılına kadar güzel işler yaptık, tabi risk aldık para da batırdık, parada kazandık. Bugüne bakınca çok fark var, biz o dönemde yol lokantalarında Türk kamyonlarının yanında arabayı park eder 1-2 saat uyurduk. Paraları yanımızda taşırdık çok şükür kazasız belasız o günler geçti. 2000’li yıllarda yerel firmalar üretime geçip bizim ürünlere yüksek gümrük vergisi koyulunca pazarlar bizim için kapandı” dedi.

Ulusoy Gıda Grubu’nun kurumsallaşmasında ikinci jenerasyonun katkılarına değinen Ulusoy, “Büyük oğlum Erhan şirkete 1996 yılında katıldı. 2003 yılında da küçük oğlum Günhan göreve başladı. Eğitimli ikinci jenerasyonun gelmesi kurumsallaşmamızın da başlangıcı oldu. Kapanan ihracat pazarlarının yerine arayışlarımız bizi Uzakdoğu pazarı ile tanıştırdı. Çalışmalarımızla Uzakdoğu’da (Endonezya,Filipinler, Tayland) başarılı neticeler aldık. Bu durum Endonezya’da ortaklarımızla günlük 600 ton buğday öğütme kapasiteli bir fabrikayı 2011 yılında üretime geçirmemize vesile oldu. Türkiye’nin itibarı yükseliyor. Yeni jenerasyon benim ve eşimin en büyük gururu evlatlarımızın, eğitimlerini tamamlayarak gelip ailenin işini sahiplenmeleri ve bizim temelini attığımız mütevazi işletmeleri bugün sektörlerinde itibarlı noktalara taşıma heyecanları 45 yıllık emeğimizin karşılığının emin ellerde olduğunu bilmekte bizim ödülümüz” diye konuştu.

Ulusoy Gıda Grubu’nun başarısının aldığı ödüllerle taçlandığını kaydeden Ulusoy, “1980 yılından bu yana Samsun’da açıklanan vergi sıralamasında (bir- iki yıl hariç) ilk 10’dayız.Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Türkiye’nin En Büyük 500 İhracatçısı anketlerinde sürekli yer alıyoruz, Samsun sıralamasında ilk sıralarda bulunuyoruz. İstanbul Sanayi Odası (İSO) anketlerinde de 1997 yılından bu yana İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşları içinde, 2009 yılından bu yana Birinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşları içinde yer alıyoruz. İşimiz yanında sosyal faaliyetlerinde gerekli olduğu inancımızla 1979 yılında Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Meclis üyeliği, 1983-1985 yıllarında merhum Mehmet Çebi başkanlığında yönetim kurulu üyeliği,1993-1995 yıllarında Samsun TSO Meclis Başkanlığı görevlerinde bulundum.

Gençlere fırsat tanımak için son meclis seçimine katılmadım. Samsunspor’da merhum Ender Cengiz‘in başkanlığında 1979-1983 yönetim kurulu üyeliği, 1992-1994 yıllarında İsmail Uyanık başkanlığında Asbaşkanlık görevim oldu. 1983 yılında ANAVATAN Partisi’nin Samsun teşkilatı kurulmasında kurucu yönetim kurulu üyesi olarak görev aldım. O dönemde ‘’Meslek kuruluşlarının yönetim ve denetim kurulunda görev alanlar siyasi partilerin yönetim ve denetim kurullarında görev alamazlar’’ yasası nedeniyle  SamsunTSO yönetim kurulu görevini tercih ederek istifa ettim. 1992 ve 1995 yıllarında atama ile Anavatan Partisi Samsun İl Başkanlığı yaptım. 1984 yılında üyesi olduğum Samsun Rotary Kulübü’nde 1995-1996 yıllarında başkanlık görevinde bulundu. Samsun Sanayici İş Adamları Derneği (SAMSİAD) 1992-1994 yıllarında başkanlığını üstlendim. 2008 yılından bu yana damesleki kuruluşumuz olan Karadeniz Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçılar Birliği’nin Yönetim Kurulu Başkanlığını sürdürmekteyim.

Her zaman mütevazılığı, çalışkanlığı, ileri görüşü ile çevresine örnek olmaya büyük gayret gösteren Ulusoy, “Hayata mütevazi şartlarda başlayan bir insan olarak azmimiz, ilkelerimiz, dürüstlüğümüzün getirdiği itibar sermayesi ile, alın terimizle meydana gelen işletmelerimiz bize emanettir. Gerçek sahibi çalışanlarımız ve müşterilerimiz, tedarikçilerimizdir. Buradaki başarılar ailelerimizin geleceğini belirleyecektir. Bize bunun övüncü ve gururu yeterlidir. Gelecek nesile çok güveniyorum. Gençlere tavsiyem çok çalışsınlar, kazandıkları ile orantılı harcama yapsınlar, uzun vadeli düşünsünler, söz verirken çok düşünsünler ve sözlerinin arkasında dursunlar. Dilerim 2023 yılı hedefi gerçekleşir ve bugünün gençlerine, o günlerin dünyasında itibarı çok daha yükselmiş Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmanın onurunu yaşamak nasip olur. 
Ulusoy, oldukça keyifli geçen sohbetimizde firma olarak hedeflerini ise şöyle sıraladı: “Hedefimiz tüketicilerimize en kaliteli ürünü en uygun fiyat ve şartlarda sunmak, üreticimizin ürününü değerinde almak ve zamanında ödemek, çalışanlarımızın sosyal haklarını gözeterek üretim, satış ve ihracat grafiğimizi bir öncesinden yukarı çıkarmak daha çok insanımıza iş imkanı sağlamak, her yıl olduğu gibi en çok vergi verenler ve en çok ihracat gerçekleştiren kurumlar sıralamasında en üstlerde yer almaktır. Bu hedefleri gerçekleştirmek için yöneticilerimize, çalışanlarımıza ve en önemlisi Türkiye’ye inanıyor ve güveniyoruz.”

Kaynak: Açılım Dergisi

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • targan tolga
    1 ay önce
    Aynanın karşısına geçildiğinde gördüğümüz yüzü kendimiz sanırız ne aynadaki yüz sensindir ne aynaya bakan sen bilinmelidirki aynanın ön yüzü parlak yüzü değildir oraya tecelli eden birde hiç görünmeyen karanlık tarafı vardır ki işte o tarafada vicdan denir kim ne yazarsa yazsın kim etrafında pervane olursa olsun ve yandaşların yalakaların kanaati ne olursa olsun kanaat başkadır hakikat başka o yüzden anlayamana bütün dünyadaki satırları verseler ne anlayana tek bir harfin gereği yoktur
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
SASKİ’den ‘sorun yok ‘ açıklaması
SASKİ’den ‘sorun yok ‘ açıklaması
CHP’de yarışı Fatih Türkel kazandı
CHP’de yarışı Fatih Türkel kazandı